Karakoç'la "Mihriban" üzerine

Rahmetli Üstat Abdurrahim Karakoç’u Akçakoca’da görevli olduğum sırada misafir ettik. Aşağıdakilerin aynısını bana da anlattı:

-Mihriban yaşıyor mu şimdi?
-Bilmiyorum. 
-Tüm Türkiye Mihriban'ı merak ediyor. Diğer şiirlerinizi muhayyel bir kişilik üstüne yazıyorsunuz ama Mihriban diye biri var değil mi?
-Adı Mihriban değil ama var. Geçenlerde biri diyor ki ya abi geçenlerde biri hikayesini anlatıyordu senin Mihriban'ın diyor. Yok, hepsi yalan söylüyor dedim. Tabii, benden çıkmadığına göre, herkes farklı farklı anlatacaktır. Ben de kimseye anlatmadım, daha da anlatmam. Yaşayıp, yaşamadığını da bilmiyorum. Yani başımızdan geçmiş, bir macera gibi bir şey; fakat vuslat olmamış, o kendi yoluna gitmiş, ben kendi yoluma. Ben onun ismini verirsem, ayıp olmaz mı bu?
-Sezai Karakoç'un Monaroza şiiri vardı, Monaroza'yı buldular. Kendisine şiir yazıldığından bile habersizmiş, Siyasal'da sınıf arkadaşı imişler?
-Ha benimki bilirdi canım.
-Üçünü de mi?
-İkisini bilirdi. Ben dedim artık unutalım bunları filan. Unutmak kolay mı? Diye bir mektup geldi. Ben de "Unutmak kolay mı deme unutursun Mihriban'ım" diye yazdım. O belki de unutmamıştır da, ateş kalmamıştır. Ateşin, harlı zamanı ayrı, korlu zamanı ayrı, küllü zamanı ayrıdır.
-Ama gözleriniz hala parlıyor?
-Yok canım, geç bunları. Öyle anlar, öyle simalar var ki unutmak istesen aklına düşer, uzağa atarsın, yakına düşer diyorum. Bu böyledir, uzağa atarsın yakına düşer, unutmak istersin aklına düşer. Yani bunu da reddedemezsin. Ha niye yazdım bunu? O şeye karşı yazdım fakat tam unutmayı değil de, esas şey kalmasın diye. Bu şiir çıktı, hangi dergide bilmiyorum, bizim Maraşlı gençler İstanbul'da fakültede almışlar Mahir İz Hoca'yı yolda çeviriyorlar. Şiir okuyalım diye etrafını çevirince, mecbur kaldı diyorlar, birisi okumuş baştan sona, son kıtayı okuyunca dur bakalım demiş. Bundan sonrası var mı demiş. Yok deyince Allah'a şükür demiş. Ya benim 500'e yakın Arapça ve Farsça, Fransızca ve İngilizceden unutmak üstüne aklımda şiir var. Hepsi oldu da insana kendi kendini unutturan bundan başka şiir yok dedi. Son kıtada bunu yapmış bu şair demiş. Eğer o kıtadan sonra bir kıta daha yazsaydı, getirir gözünü oyardım onun demiş. Yaşıyor o değil mi demiş, yaşıyor demişler. Tamam demiş, ellerinden şiiri almış, bir hafta bütün sınıflarda okumuş, dersi bu şiir üzerine işlemiş. İşte edebiyat budur.
-Unutmak ve unutulmamak o kadar derin bir ateş ki bu, şaire öyle bir şey yazdırıyor. Günümüzdeki gençlerin aşklarını, aşk için söylemlerini ve şiirden uzaklaşmalarını neye yormak lazım? Gerçekten aşk yok mudur?
-Nadir olarak var da, şu magazinlere televizyonlara bakınca insan aşk mı kaldı diyor. Üniversitelere filan git gör, günde üç tane aşk mı değiştirilir? Namussuzların aşktan anladığı cinsellik.. Aşk hafife alınacak bir şey değildir. Unutulacak bir şey de değildir, elinde olmayan, ta ruhuna işleyen, ebediyete kadar. Bir tane olur, iki değil. Bir insana yıldırım bir defa düşer, iki defa düştüğü görülmemiştir. Aşk da budur, bir defa düşen yıldırım; ikincisi yok. 
-Mihriban nerede yayımlandı ilk olarak?
-Hatırımda değil, verdim eline kendi okudu, ilk defa okuyan o oldu. Ben verdim gitti, ondan sonra da tavrı değişti. 
-Tavrı değişti?
-İyice yakınlık oldu. Şiir zevkli bir iştir, yazmasını, okumasını bilince. Tabii o zaman daha talebeydi.
-Siz çalışıyor muydunuz?
-Ben memurdum. O başka vilayetteydi.
-Gider miydiniz?
-Gitmem mi hiç?
-Kaç defa gittiniz?
-Bilmiyorum.

…Kendisiyle ilgili anılarımıza devam edeceğiz. Beğendiğinizi bileyim yeter..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.