Neden hamaset

Amerikan başkanı ne demiş, Fransa parlamentosundan ne karar çıkacakmış, Avrupa Birliği parlamentosunda hangi kararlar alınacak sorularını bir kenara bırakalım, kim ne söylerse söylesin hangi kararı alırsa alsın önemli olan bu alınan kararlara ve bu konu hakkında sarf edilen sözlere karşı biz hangi yaptırımları uygulayacağız. Biden’a Türkiye’ye karşı açıkça nefret suçu işlemekten mahkemeye müracaat edecek miyiz? ABD üslerinin kapatılmasını sağlayak mıyız? Geçmişte sözde soykırım kararı diyen ülkelere hangi yaptırımları uyguladık?

24 Nisan 1915 olayları hakkında Türkiye aleyhine karar veren ülkeler hakkında yapılması gereken uygulamalar için, konusunda uzman Prof. Dr. Yusuf Hallaçoğlu 24.04.2021 tarihinde Habertürk TV’de çok net şekilde açıklıyor. Merak edenler

https://www.youtube.com/watch?v=hzvoELO5RJA linkinden izleyebilir.

Hainlere ortalığı dar ederiz ezanı susturmayız Vatanı böldürmeyiz hamasetiyle atılan nutuklarla bu tür meseleler çözülebilir mi?

Ne zaman ülkeyi yönetenler hamaset nutukları atıp ve ülke bekasından söz etmeye başlarlarsa mutlaka rayında gitmeyen işler veya kamuoyundan gizlenmesi gereken konular vardır. Bunun için dikkatler başka yerlere çekilmesi gerekir.

Mesela Merkez Bankası’nın eriyen 128 milyar doları hakkında hamaset yapacağımıza hesap verebilir ve şeffaf olabilirdik.

İktisatçılar, kuru baskılamak için Merkez Bankası’nın 2019 yılı başından beri usulüne uygun olmayan döviz satışlarının yapıldığını söylüyorlardı.

İktisat kurallarıyla çelişen bu politika neden uygulandı? Dövizi Merkez Bankası kendisi değil de neden kamu bankaları sattı? Bu işlemlerin bu şekilde uygulanmasından ne fayda sağlandı?

Rezervler, Merkez Bankası yerine kamu bankaları tarafından satıldığından, satış işlemlerine ilişkin bilgiler resmi verilerde neden görülmüyor?

Eski Başkan Naci Ağbal, 2020 Aralık ayında TBMM’de yaptığı sunum sırasında, Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın kendisine bu konuda yönelttiği soruları neden cevapsız bıraktı? Gibi sorular insanın aklına gelmiyor değil.

Muhalefet  “128 milyar nerede” diye başlattığı kampanya sonuncunda, Merkez Bankası Başkanı, Hazine ve Maliye Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve nihayet Cumhurbaşkanı konuya ilişkin açıklamalar yaptı.

Açıklamalarda satışların amacı ve miktarı açısından aralarında çelişkiler bulunsa da yapılan satış işlemi doğrulandı. Ancak, yukarıdaki soruların cevaplarını hala vermediler.

Merkez Bankası Kanununa göre, MB’nin yılda iki defa TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi gerekiyor.

Yine kanuna göre banka faaliyetleri ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında her yıl nisan ve ekim aylarında Cumhurbaşkanına rapor sunması gerekir.

Bu süreçte acaba MB TBMM Bütçe komisyonuna bilgi, Cumhurbaşkanına rapor sundu mu?

Mevzuatımızda Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun hesap verme sorumluluğu maddesine göre “her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, … raporlanmasından, sorumludur, … ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır” der.

MB Yeni Başkanı, döviz rezervlerini neden sattıklarını şöyle açıklıyor.

“Diğer merkez bankaları yapınca TCMB hiçbir şey yapmadan mı duracaktı? Öyle yapıldı, böyle yapıldı; sonucuna bakalım. Sonucunda Türkiye vatandaşı, reel sektör, kimsenin burnu kanamadan, pandemi krizi atlatılmıştır…”  Acaba kimsenin burnu kanamadan pandemi krizini atlatan var mı?

“Faiz sebep, Enflasyon sonuçtur”

Enflasyonu yükselten şey faiz değil, tam tersine faizi yükselten şey enflasyondur diye tartışıp duralım faiz ve enflasyon yükseldiği zaman değişmeyen tek şey milletin soyulması.

1980 yılında 24 Ocak kararları sonrası büyük bir devalüasyonun yanı sıra faizler de serbest bırakılmıştı. Binlerce “Banker” türeyiverdi.  Ankara’da 870, İstanbul’da, İzmir’de ise binin üzerinde banker ortaya çıkmıştı

Bir çay ocağı işleten 20 yaşında bile olmayan Banker Yalçın vardı, Çalıntı mallar satan banker vardı, Beklediğimden daha fazla para topladım, yatırım yapacak yer bulamıyorum” diyerek dert yanan banker vardı.

Piyasanın en büyüklerinden Banker Kastelli, elinde milyarlarca liralık tahvilleri paraya çeviremediği için battı ve Tunus’a kaçtı, yakalanıp getirildi. Banker Kastelli, serbest kaldıktan sonra ofisinde intihar etmişti.

Bu ülke insanına yeşil sermaye diye Kombassanlar, Yimpaşlar, Jet Fadıllar ve daha niceleri soyup soğana cevirdiler. Yurt dışında yaşayıp, yemeden içmeden biriktirdikleri üç kuruşa göz dikip Allah’la aldatıp milyarlarca dövizlerini iç ettiler.

Boşluk bir süre sonra tosuncukla dolduruldu. Çiftlik Bank kuruldu.  Kurucusu 20’li yaşlardaki Mehmet Aydın isimli tosuncuktu. İnternet sitesinde inekler vardı. Üstüne tıklayarak istediğiniz sayıda inek alıyordunuz, tosuncuk sizler için bu inekler sağıyordu, size de kâr payı veriyordu.

Kısa yoldan para kazanma hırsı olan herkes tosuncuğun çiftliğinden inek tavuk koyun satın aldı. Tosuncuk kısa sürede milyarlar topladı, sonra ne oldu?  Doğru Uruguay’a.

Ahali yine kazığı yemiş, heyecanla sıradaki dolandırıcıyı beklemeye başlamıştı. Çok sürmedi bilinmeyen görülmeyen sanal para piyasaya çıktı.

Adı Faruk Fatih Özer, Şaka gibi gelecek ama bilinen yalnızca bu mu diyecekken haber Muğla’dan geldi. Vebitcoin CEO’su İlker Baş polisteki ifadesinde aylık gelirinin 1 milyon 500 bin lira, üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı olmadığını beyan eden fukara adam yaklaşık piyasayı 500 milyon lira dolandırdığı tahmin ediliyor. Faruk Fatih Özer 27 yaşında, eğer doğru ise 13 yaşında genel müdür yardımcısıymış, hadi oradan demeyin Linkedin profilinde 2007 yılında bir şirkette genel müdür yardımcısı olduğunu yazıyor.

Bu tosuncukta 2 milyar doları cebe indirdikten sonra 20 Nisan saat 17.55’te Arnavutluk Tiran’a uçtu. Hadi, bir, iki kişiyi anlarım da, 400 bine yakın kişi böyle bir tuzağa nasıl düşer?

İçişleri Bakanı Soylu’nun Pudracıdan sonra 2 Milyar dolar dolandıran Faruk Fatih Özer ile de yan yana fotoğrafı çıktı.

Soylu yine itiraz etti…

“Tanımam, bilmem, etmem” dedi…

Bu, ünlü ve önemli kişilerle fotoğraf çektirme hastalığına yakalanmış hırsızlar nedense hep Soylu’ya denk geliyor? diye sormak istiyor insan.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

La Edri - Sayın yazar çatlasanızda patlasanızda Cumhur ittifakı 10 sene daha Türkiye Osmanlı coğrafyasında yönetmeye devam edicek

Bence siz yanlış gazetede yazıyorsunuz...

Yeniçap gazetesinin kelebek ekinde falan yazın tencere - kapak misali çok iyi uyum sağlarsınız orada..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 19:06
01

Alisakin Kutlu - bu 128 milyar doların üzerine gidilmeli..birde soylu ile resim çektirenlerden uzak durulmalı mükünse soylu danda. )).. emeklerine sağlık abi

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Nisan 15:52