Yerli ve milli eşitsizlik

Covid-19 salgınını önlemek amacıyla tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli önlemler alınıyor ve bu sebeple Anayasal temel hak ve özgürlüklerimizin sınırlandığına şahit oluyoruz. Örneğin sokağa çıkma yasağı, “kişi hürriyeti ve güvenliği” özgürlüğünü, şehirler arası seyahat yasağı “yerleşme ve seyahat hürriyeti”ni sınırlandırmakta. Bu ve diğer kısıtlamaların Anayasa’nın 10. Maddesi olan “kanun önünde eşitlik” ilkesi çerçevesinde incelemek istiyorum.

 Zira uzun zamandır halk olarak eşitlik ilkesine aykırı bir sistemin kıskacında olduğumuzu gözlemliyorum. Hele ki bu salgın döneminde en çok zedelenen Anayasal kavramın “eşitlik” olduğu ve halkın adalet duygusunun yavaş yavaş eritildiği talihsiz birer gerçek.

 Vatandaş sokağa çıkamazken, dünyanın dört bir yanından gelen turistler korona virüs testi (PCR) şartı olmadan ülkemize giriş yapabiliyor ve bizim tabi olduğumuz kısıtlamalardan muaf biçimde serbestçe vakit geçirebiliyor. Ekonomimizin bir nebze rahatlaması için buna mecburuz, diyebilen yönetime soruyorum: Türk vatandaşını belli haklardan yoksun tutarken, turistlere bu cazip özgürlüğü sunmayı hangi hukuk nosyonu ile açıklıyorsunuz? Hele ki yerli ve milli olma kelimelerinin çok üzerinde duran bir iktidar için daha da ironik bir adaletsizlik bu gerçekten…

 Bir Türk vatandaşının bira satın almasının yasak(!) olduğu bu kısıtlamada bir yabancı pekâlâ şampanya patlatabiliyor ve onun alkol servisini de tüm tedbirlere uyan maskeli bir Türk garson yapıyor. Eşitlik bunun neresinde?

 17 günlük tatil yapabilecek parası olan vatandaşın kısıtlamayı güneyde bir otelde özgürce geçirmesine izin verilirken, tüm geçimi günlük kazancı üzerine kurulu esnaflara hiçbir maddi destek vermeden dükkanlarını kapatması emrediliyor. Gelir seviyesi arasındaki fark uçurum olmuş vatandaşlar arasında da eşitlikten bahsedemiyoruz aynı şekilde…

 İnsanlar annelerini, babalarını toprağa tek başlarına verirken, iktidara yakın olan herhangi bir kişiyse ölen, binlerce kişilik cenazeler yapılabiliyor. Üstelik gizli saklı da değil, bizzat ülkenin Cumhurbaşkanı ve bakanları da orda iken…İngiltere kraliçesinin eşinin cenazesi aile arasında sınırlı katılımla gerçekleşmiş yahu! Prens Philip şanlı bir cenazeyi hak etmediğinden değil elbette, yönetimin “eşitlik” anlayışından…

 Kendi arabasında maske takmayan adama polis ceza yazıyor ama iktidar partisi binlerce kişilik kongreler yaparken kimse kimseye ceza yazamıyor. Genel başkan özür dilemiyor, kimse bu vaziyet için utanç duymuyor. Hatta hepimize örnek olmasını beklediğimiz Cumhurbaşkanımız “Lebalep (tıklım tıklım)” kelimesine memnuniyetle vurgu yapma cüretinde bulunuyor…

 Futbol sezonunun başından beri taraftarlar tribünlere alınmazken Adana Demirspor’un taraftarlarının girebilmesi üzerine Samsunspor başkanı haklı bir sitemle “Ben de taraftarımı almak istiyorum, ama kim bilir nasıl bir cezaya maruz kalırım, ama Adana göstermelik ceza alıyor, Süleyman Soylu’nun oğlu diyorlar, emniyettekiler seslerini çıkaramıyor.” açıklaması da eşitsizliğin başka sektördeki yansıması…Tabii Süleyman Soylu bağlantısını işaret etmesi üzerine başkan hakkında soruşturma başlatıldığını da ek olarak söyleyeyim…

 Neresinden tutsanız elinizde kalıyor vaziyet maalesef…

 Pandeminin ilk zamanlarının iyi idare edildiğini düşünen biri olarak, yönetim süreçlerinde “eşitlik”ten ödün verildiği zaman başarısızlığın kaçınılmaz sonuç olduğunun herkesçe fark edildiğini düşünüyorum. Tüm dünya maskeleri çıkarıp normale dönmeye başlamışken bizim hâlâ daha “ tam kapanma” yapmak durumunda kalıyor olmamızın sorumlusu -artık- yalnızca koronavirüs değil bence… Sizce?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Gobbels - Hayret.. Ramazan Bayramı yazısı yazmamışsınız.. Ha pardon siz bu bayrama çokomel bayramı diyordunuz.... Belki de bakkal'a çokomel almaya gittiniz ondan yazamadınız.. Neyse iyi bayramlar Türkiye her nerede yaşanıyorsa

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Mayıs 19:15
04

Nietsche - Buram buram laikçilik kokan bir yazı.

Kısır muhalefet, depresif postalcılık ve evrenvari darbe özlemi.. Hepsi bu yazı da var..

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 08 Mayıs 12:45
02

Ridaniyeli - Dandanakan sen çok güzel yerinden tutmuşsun sakın bırakma

Reisine söyle sanada yalakalık bakanlığı versin

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 06 Mayıs 00:55
03

Dandanakan - @Ridaniyeli 02 nolu yoruma cevabı: Ridaniyeli senin ne kadar kötü kalbin var ya.

Basit bir yoruma bile tahammül edemiyorsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Mayıs 22:51
01

Dandanakan - En iyisi ortasından tutun sayın Yazar.

Size Adalet bakanlığı yakışır

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 05 Mayıs 11:28