Öncelikli olan “Can“dır

Salgının - korkunun - stresin tavan yaptığı, doğanın - yeşilin, doğal olan ne varsa yok edilmeye çalışıldığı bir zaman diliminde yaşamaya(!) çalışıyoruz..!

Sevgili Okurlarım; ben de isterdim sizlere mutluluğun resmini çizen cümleler ile güzel şeyler yazmayı. Güllük gülistanlık bir dünyadan bahsetmeyi... Ve dilerim ki, o günler çok yakındır...

Ancak gelin görün ki; Korona’dan dolayı 81 ilde, 29 Nisan 2021 perşembe günü başlayan, “ Tam Kapanma“ ve kapanışla birlikte hafta içi - hafta sonu ayrımı yapılmadan, her gün yapılan anonslarla adeta, umutsuzluk - karamsarlık - korku aşılanmakta...

Korona ile birlikte zaten kabusa dönmüş insan hayatını, değer mi daha da zorlaştırmaya.?! Allah aşkına, zaten daralacağı kadar daralmış, bunalmış, korkmuş herkes...

İnsanlara umudu aşılamak varken, ne gerek var hâlâ felaket tellallığı yapar gibi, insanları umutsuzluğa - karamsarlığa sürükleyen söylemlerde, anonslarda bulunmaya..!

Anonslarla her gün; “Korona’nın alınan tedbirlere rağmen hâlâ hızla yayılmaya devam ettiği“ vurgulanmaktadır..!

Oysa umutsuzluktan ziyade, umut aşılayacak cümlelerle, maddi ve manevi destek sağlanarak, görsel ve işitsel bilgilendirerek, en önemlisi de sevgiyle yaklaşarak aşabiliriz, başarabiliriz bu tam kapanma günlerini...

Çünkü umudu olanın her şeyi, umudu olmayanın hiçbir şeyi olmaz..!

UMUT YAŞAMA SEBEBİDİR..!

1945 Yılının şubat ayında, Nazi toplama kampındaki esirlerden birisi bir rüya görür. Rüyasında bir ses, ona kendisinden bir şey istemesini söyler. Adam, bu işkencenin ne zaman biteceğini, ne zaman huzura kavuşacağını sorar. O ses ona " 30 Mart " diye cevap verir. Adam ümitlenir ama 30 Mart yaklaştıkça, durumda bir değişiklik olmadığını gören adam, ruhsal (zihinsel) bir çöküş yaşayarak, depresyona girer, hastalanır ve ölür!

Umut ve cesaretin birdenbire yitirilmesi bağışıklık sistemini zayıflatır ve böylelikle öldürücü bir etki yaratır..!

Adamın ölüm nedeni; korkuya- kaygıya - strese - hayal kırıklığına bağlı olarak ruhun ve bedenin güçsüzleşerek, bağışıklık sisteminin çökmesidir.

Geleceğe olan inancı ve yaşama isteği tükenince, bedeni ölüme yenik düşmüş ve rüyasındaki sesi haklı çıkarmıştır..!

İnsan çaresiz ve umutsuz bırakılınca ve bir de buna yalnızlık, huzursuzluk, kaygı, korku, sevgisizlik, yapay hayatlar da eklenince... Elbette ki, kötü son - ölümler kaçınılmaz olur..! Umudunuzun hiç tükenmediği, hep yeşerdiği, sağlıklı - sevgi dolu günlere kavuşmak dileğiyle...

Sevgiler, selamlar ayrı ayrı her birinize.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.