İsrail zulmünün şifreleri ve ebabil kuşları

Büyük Türk Milletinin ve İslam aleminin geçmiş Mübarek Ramazan Bayramı kutlu olsun.

Pandemi nedeniyle eski bayramlar gibi bir araya gelemesek de gönüllerimizin bir olması tek tesellimiz.

     Ülkemizin her yanında ve İslam ülkelerinde insanlar sevinç ve mutlulukla Ramazan Bayramı kutladılar.

Ama İslam aleminin her yerinde manzara böyle değildi.

     İsrail zulmü altında inleyen Filistinli kardeşlerimiz ve çocuklarının kanları İsrail devlet terörü tarafından oluk, oluk akıtılmakta ve dünya bunu seyretmektedir. Niye seyrettikleri de zaten hepimizin malumudur.

     Sosyal medyada gezinirken doğru olup olmadığını bilmediğim ama cuk oturmuş diyebileceğim, Necmettin ERBAKAN hocaya atfedilen bir söze rastladım. Şöyle diyor hoca ’’8 Milyonluk İsrail için 1,5 milyar Müslüman ebabil kuşlarını bekliyorsa; Ebabiller gelse, İsrail’i değil bizi taşlar.’’

   Bu sözün bilerek ve düşünülerek söylenmiş ve derinlemesine analiz edilecek bir durumu ortaya koyan bir tespit olduğunu düşünüyorum.

     Açmak gerekirse din kardeşlerimizin uğradığı zulmü sadece İsrail’e bağlamak üç maymunu oynamaktan başka bir şey değildir.

    Batı siyasi, ekonomik, finansal, askeri alanda bu kadar güç biriktirirken ve bunun finansmanının büyük bir bölümünü Ortadoğu’dan sağlarken İslam aleminin içine düştüğü durum derinden sorgulanması gereken bir olgudur. Bunu atlarsak bir yere varamayız.

    Beş yüzyıl boyunca farklı din ve millete sahip toplulukların Osmanlı yönetimi altında barış içinde yaşadığını tarih yazar. Lübnan iç savaşından kaçarak Fransa’ya yerleşen Lübnan asıllı ve Hristiyan Fransız yazar Amin Maalouf’un Doğu'dan Uzakta adlı eserinde o yılları anlatır. Lübnan iç savaşının getirdiği yıkımlara ve Ortadoğu coğrafyasının yaşadığı kültürel, tarihsel ve toplumsal sorunlara dair çok çarpıcı gözlemlere de yer verir ve bu eserinde. Osmanlı dönemi için  ‘’Asrı Saadet’’ deyimini kullanması boşuna değildir.

     Birinci dünya savaşı ve Osmanlı’nın yıkılışından itibaren son yüzyıldır Ortadoğu coğrafyasında akan kanın sebebini sorgulamadan da bir yere varamayız. Ortadoğu’da petrolün zengin ettiği Osmanlı’ya isyan eden batı işbirlikçisi kabile ağası ve kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve Amerika ve İngiltere’ye göbekten bağlı ülkelerinin diktatörlerinin çözeceği bir sorun değildir bu. Ortadoğu halkları özgürlüğüne kavuşmadıkça ve kendi kendini yönetme kabiliyeti kazanmadıkça durum değişmeyecektir.

     Batının sahip olduğu zenginliğin büyük bir kısmını bu diktatörler vasıtasıyla Ortadoğu’dan sağlıyor olması ve bu zenginliğin İslam coğrafyasına silah ve zulüm olarak yansıyor olması da ayrıca sorgulanması gereken bir ironidir.

     Herkes hamasetle bir yere varılamayacağını öğrenene kadar bu zulüm devam edecektir.

     Suudi Arabistan, Ürdün,

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.