2050 yılı, marsa yolculuk!

Bu haftaki yazımı, düşünce kuruluşu mantığı ile okuyucularımı yazının içine katarak düşüncelerini öğrenmek ve gelecek günlerin tedbirlerini birlikte almak amacıyla yazıyorum.

O yüzden her okuyucu lütfen düşüncelerini kısaca yazarsa, hep beraber ortak akıl ve istişare ile ders niteliğinde çok başarılı bir çalışmaya imza atmış olacağız.

Sizin yorumlarınızı tek tek okuduktan sonra bir sonraki yazımda ortak analiz ve kendi tespitlerimi aktaracağım...

- 2050 yılı insanlık için pek de rahat bir sene olarak görülmemekte, önceden yapılan tahminlere göre dünya nüfusunun 10 milyar olacağı öngörülmektedir.

Şehirlerde yaşayan insan sayısı ise üçe katlanacaktır...

- 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlası, içilebilir su kaynaklarına yeterli derecede ulaşamayacak ve büyük bir susuzluk yaşanacaktır...

- 2050 yılında yağmur ormanları yarı yarıya azalacak, ağaçlar, hayvanlar ve doğal yaşam alanları kaybolacaktır...

- İklim değişikliği nedeniyle dünya topraklarının %40’ında ciddi kuraklık görüleceği tahmin edilmektedir...

- Bugün yediğimiz birçok balık türünün nesli tükenecektir...

- Birleşmiş Milletler’in yaptığı açıklamada 2050 yıllarında dünyada açlık çeken insanların sayısı yeryüzü nüfusunun yüzde 15 civarında, yani yaklaşık 1,5 milyar kişi olacağı tahmin edilmektedir...

- Mevcut tüketim alışkanlıkları ve atık yönetimi uygulamalarının devam etmesi hâlinde, bazı kaynaklara göre 2050 yılına kadar doğada ve katı atık sahalarında 12 milyar ton plastik atık bulunması beklenmektedir...

- WHO'ya göre 2050 yılında, 4.6 milyar insan Dang virüsünün neden olacağı Sarı Humma hastalığının riski altında olacaktır...

- 2050 yılından sonra yeni virüs ve bakteri enfeksiyonları nedeniyle her sene 15-20 milyon insanın öleceği düşünülmektedir...

- Bugün dünyada beslenme eksikliğine bağlı büyüme bozukluğu ve zafiyet yaşayan 5 yaşın altındaki çocukların sayısı yaklaşık 200 milyon kişidir...

2050 yılında bu rakamların nüfusa oranının çok daha fazla olacağı düşünülmektedir...

Böylesi rakamlarla İnsanlığı nelerin beklediğini ve çözüm önerilerinizi ifade etmeniz için kalemi sizlere bırakıyorum…

Saygılarımla, hepimize sıhhat, afiyet bol bereketli günler diliyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Kolip - Mesaj Gönder

# virüs

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

17

Ayhan Koçak - Sayın Uzm.Dr.Cihan Kolip katılımcı ve vizyon hedefli makaleniz için teşekkür ediyoruz. Hipokrat'ın söylediği kabul edilen ve hekimlerin yemininde geçen "Önce zarar verme (primum non nocore)"sözü ile büyük şehir belediye seçimlerinde Sakarya ilimizi benzetmiş olduğunuz insan bedeni hatırlara geliyor. Buradan hareket ile bedenimiz ve çevre Yaradan'ın bize vermiş olduğu birer emaneti! Çevrenin tahribatı, çağdaş insanın İlahi çevreden koparılması anlamına gelir.Tabiat ve onun içindekiler, insana her yönüyle Allah’ı hatırlatan kendisi gibi Allah’ın bir mahluku olan ve yaratıcısına ibadet eden, rızkını temin ettiği, kendisinin de içinde yaşadığı ve israf edilmesi haram olan bir varlıklar alemidir. Bu bağlamda emanete ihanet etmeyen, tabiatı koruyan ve öncelikle zarar vermekten kaçınan anlayış ile tabiat emanetini gelecek nesillere bırakmalıyız. Ancak yurdumuza baktığımızda RANT ekonomisine teslim edilmiş topraklarımız vatandaşlarda hayal kırıklığına neden olmakta. Sayın Cihan Kolip milletimiz Meral Akşener ile birlikte sizleri çağırıyor. Saygılarımla

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 13:50
16

Ayhan Koçak - Sayın Uzm.Dr.Cihan Kolip katılımcı ve vizyon hedefli makaleniz için teşekkür ediyoruz. Hipokrat'ın söylediği kabul edilen ve hekimlerin yemininde geçen "Önce zarar verme (primum non nocore)"sözü ile büyük şehir belediye seçimlerinde Sakarya ilimizi benzetmiş olduğunuz insan bedeni hatırlara geliyor. Buradan hareket ile bedenimiz ve çevre Yaradan'ın bize vermiş olduğu birer emaneti! Çevrenin tahribatı, çağdaş insanın İlahi çevreden koparılması anlamına gelir.Tabiat ve onun içindekiler, insana her yönüyle Allah’ı hatırlatan kendisi gibi Allah’ın bir mahluku olan ve yaratıcısına ibadet eden, rızkını temin ettiği, kendisinin de içinde yaşadığı ve israf edilmesi haram olan bir varlıklar alemidir. Bu bağlamda emanete ihanet etmeyen, tabiatı koruyan ve öncelikle zarar vermekten kaçınan anlayış ile tabiat emanetini gelecek nesillere bırakmalıyız. Ancak yurdumuza baktığımızda RANT ekonomisine teslim edilmiş topraklarımız vatandaşlarda hayal kırıklığına neden olmakta. Sayın Cihan Kolip milletimiz Meral Akşener ile birlikte sizleri çağırıyor. Saygılarımla.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 13:49
15

B. Gündoğdu - Sayın Doktorum,

Bu haftaki yazınızda okuyucularınızında düşüncelerini öğrenerek, tedbirlerimizin ve önlemlerimizin geleceğe ışık tutacağımız bir nesil ve gelecek yetiştirmiş olacağız. Aslında gelecek yaşanılması düşünülen tüm sorunların alt yapısı bugünden izlenmektedir, susuzluk, iklim değişikliği, bölgesel kuraklık, bilinçsiz aile planlamaları vb. birçok sıkıntılar. Bunların nasıl önüne geçilebilir, kendimce nacizane düşüncem , ilk önce toplum bilinçlenmesi yaratılmalıdır. Kültürlü, ülkesine ve Atatürk düşüncelerine sahip birer birey yetiştirilmelidir. İklim değişikliklerinin bir çoğu atıklar oluşmaktadır, atıkların tekrar ülkemize yarayacak elektrik vb. şeyler üretmek için kullanılmalı ve bu tesislerin sayıları artırılmalıdır. Ülkemizin konumu, yeraltı - yerüstü kaynakları değerlendirip programlanmalıdır.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Mayıs 17:28
14

Gerçek Ülkücü - Bugün Doktorumuz siyasetten uzak durmuş ama bizi yine karamsarlığa götürdü. Hep negatif hep negatif doktorsunuz biraz pozitif olun yalan da olsa pozitif söz edin biraz..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Mayıs 17:28
13

Tayyar Uzun - Hocam o gunleri buyuk ihtimal hayatta olmayarak ben gormeyecegim ALLAH Cocuklarimizin yardimcisi olsun tahmin ediyorum 2040 li yillarda dunyada buyuk su savaslari cikar ulkemiz eger planlamasi iyi yapilip ona gore simdiden tedbir alinirsa su kaynaklarinda sikinti yasamayabilir ama melasef sun andaki iktidarin ormanlari kesnme ihtiraslari gelecek iktidarlarda devam ederse bu sikintilari 2050 yilina gelmeden yasar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Mayıs 17:26
11

Yusuf - Hayatı, yaşamayı, doğayı, çevreyi, diğer canlıları insanlığı kisaca ekosistemi düşünenlerin sayısının artması ve gelecek yıllara nasıl bir dünya tasavvur edilmesi gerektiğini nesnel olarak irdelenmesı gerekir.

Elimizdeki sonlu ve kıt kaynaklar atalarimizdan gelecek nesillerin hakkı rak emanet edilmiştir.

Bunları nesrettiginiz için elinize kaleminize sağlık diyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Mayıs 00:30
10

Nimet Ağırbaş - Dr.Cihan bey,çok üzücü gerçekler artık çözüm üretmek zamanı çok geç kalmadan, kanal İstanbul’un Marmara denizini kaybettirecek boyutta zararlarını dinlediğimde düşmana ihtiyacımız olmadığını düşündüm.Denizlerimizi ,tabiatı ,su ,tarım ve hayvancılığı koruma altına almak ilk görevimiz olmalı!!25litre belgeselini herkesim dikkatlice izlemeli tüketim çılgınlığından ve müstüflükten vazgeçilmeli ..saygılarımla

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 23:38
12

Mühendis Tarik - @Nimet Ağırbaş 10 nolu yoruma cevabı: Yine ülkenin güzel bi icraatına hayır demişsiniz diyorumki artık gozluklerinizi çıkarsanız her büyük yatırıma hayır demeseniz heykel yapalım mı ona evet dersiniz yada çekirdek disleyen bir eşşek heykeli yazık ülkemin Allah yardımcısı olsun

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 25 Mayıs 10:21
09

World - Başkanım yazınız çok güzel gelecek günler bıçak gibi keskin ve kesin ... Düşünmeye üşendiğimiz hep ötelediğimiz şu zaman da yazılması gereken bi konuyu ele almışsınız dünyamız evrende küçük bir ev o evi temiz tutamıyor ve tüm çöplerimizi odalara dolduruyoruz ve taşmaya başlıyor ev kirlendi şimdi başka eve taşınmak istiyoruz bana bu durum dönüşüm lerin gerekliliğine inandırdı su tasarrufu atık yönetimi insanlığın duyarlılığı ile Mars’a taşınmadan dünyamızı kurtarabiliriz teşekkür ediyorum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 23:24
08

Çağlar - Sayın hocam,bütün insanlık dünyanın sonunu getirmek için uğraşıyor sanki.hastalık açlık susuzluk hergeçen gün artarken yakın zamanda nefes almaya hava bulamayacağız.30-40 yıl sonra çocuklarımız ve onların çocukları dünyadamı yaşar mars tamı yaşar bilmiyorum ama çok kötü şartlarda yaşayacaklar buna eminim.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 21:55
07

Güvenlik - Ağacı ormanı köyü ve köylüyü korumalı her boş bulduğumuz metrekareye ağaç dikerek yağmurların yağmasını sağlamak fakat bu gün olduğu gibi ranta çıkar sağlama amaçlı yerleşim alani acmamami şehir içi nüfusu diyordunuz artık köyde geçim çok zorlaştığı için gençler asgari ücret le yaşamaya mahkum ediliyor çünkü çiftçinin girdi maliyetleri hasatta köylüyü yarı yolda bıraktı çoğu tarlasını traktör ünü satıp gübre ve mazot paralarını ödemeye çalışıyor hatta iki katı icralık olduğu için BU HAFTAKİ YAZİNİZ VE HATİRLATMANİZ TAM İSABET KALEMİNİZE SAĞLIK HOCAM

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 21:10
06

Mühendis Tarik - Sayın doktorum bu hafta neden böyle bi yazı yazma gereği duydunuz bilmiyorum ama biraz siyasetten uzaklaşmanız güzel olmuş çünkü partiniz ve ortaklariniz her geçen gün ülkeyi kaosa nasıl sürükleriz onun peşindeler siyasette ahlak diye bisey kalmamış ağzına laf alan herkes saldırmak icin bekliyo .asıl konunuza gelince tüm siyasi partilerin önceliği bencede bu konu olmalı su yaşam hayat demek kuraklığa çareler ararken su kaynaklarımızı da nasıl koruruz iyi bi analiz yapmak lazım yoksa herkes için çok geç olacak.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 24 Mayıs 20:33
05

Tyazıcı - Zamanla kullanıp tükettiğimiz kaynaklar olacak. kendi kendini yenilemeyen ve doğanında bize yardımcı olamadığı. Toplumun bilinçli tüketici olup, bu anlamda Dünya'ya fayda sağlamalı. Çoğu kez bu konuda toplum bilinçlendirilmeye çalışıldı ancak yinede yenilenemeyen kaynakların yokuluş süresi var bu süreyi uzatmak için elimizden geleni yapsakta bi sonu olacağını biliyoruz. bunun için bilim insanlarının araştırmaları benim dikkatimi çekiyor. Marsta yaşamın olacağına inançları ve bu inançlarını destekleyen çalışmaları var. Evet zamanla bir şeyler tükenecek ve Dünya zannettiğimiz kadar insan canlısı bir yer olmayacak. ama güzel kokmak için deodorant sıkmaktanda vazgeçmeyeceğiz, kendi elimizle yarattığımız cehennemden kaçmak için yine kendi ellerimizle cennet yapmayı deneyeceğiz ne kadar başarılı oluruz bilmiyorum ama ne paranın ne de soluduğumuz güzel kokuların anlamı olmayacağına eminim.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 20:21
04

Mehmet Tunca - Sayın hocam öncelikle yönetici kadroların eğitimli,bilgili,donanımĺı bıranşında uzman kişilerin iş başına getirmeliyiz.yatırım ların doğaya saygı gösterip kırsaldan başlanması gerekir...selamlar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 19:50
03

Mimar Yusuf - Bir mimar olarak öncelikle barınma ihtiyacına sözü getirmek istiyorum. Artan nüfus sebebi ile akıllı binalara hatta akıllı şehirlere ihtiyaç vardır. Ekolojik binalar Türkiye de elle gösterilemeyecek kadar az. Kendi enerjisini üretebilen ekolojik tasarımlara ihtiyaç vardır. Bunları yapabilmek için liyakatli insanlar tarafından projelendirilmeli ve hayata geçirilmelidir. Müteahhit mantığından vazgeçip mimar ve mühendislerin ellerine bırakılmalıdır.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 18:43
02

Paşalı - Microsoft’un sahibi Bill Gates ülkemizde toplam 56 bin dönüm tarım arazisi satın aldı, israil neredeyse ığdır ovasının yarıdanfazlasını satın aldı, son 5.5 yılda yabancılar 73 74 milyon metre kare toprak satın almışlardır,bunu önümüzdeki 20 yıl içerisinde küresel ısınmanın etkilerini ön görerek yapmışlardır, toprağı sadece toprak olarak değil aynı zamanda ekmek ve su olarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum, hastalıklar için ilaç , aşı üretilmesi mümkün olabilir günümüzde olduğu gibi, ama açlık ve susuzluğa faydası olur mu ? Zannetmiyorum ,o yüzden toprak ve su olmazsa olmazımız olmalı diye düşünüyorum

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 16:11
01

B.şahi̇n - Sayın Başkanım,

Çok güzel özetlemişsiniz.

Kısmi olarak bugünde gelecekten farksız olduğunu düşünüyorum.Bu durumda olmamızın nedeni yine bizleriz ve farkındalık oluşturulmadığı sürece bu durumun çözümü bulunmayacaktır. Aksi halde dünyamızın sonu bahsettiğiniz felaketlerin en ağırını yaşayacaktır. Biz gençler olarak daha da bilinçli hareket etmeliyiz ki dünyanın ve ülkemizin şuan ki ve geçmiş konumuna bağlı olarak baktığımızda gelecek bizim için zorlu bir süreç olmaktan çıksın.Aynı zamanda gelecek nesli tehlike altına atmaktan kaçınmış olalım.Bilinçli tüketim, doğru bir aile planlaması ve en önemlisi bilinçli bireyler olmalıyız.

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 12:36