Ezik Müslümanlar

Aklımda, deli sorular var yine. Yüreğim, Kudüs’te, Filistin’te atıyor iken, yaşanan olaylara dair, ne şekilde yorum yapacağımı, inanın ki çözemiyorum. Evet, İsrail’e öfkem ve saldırılar başladığı ilk andan itibaren, attığım tepki twitlerim var elbette. Ancak bilgisayarı kapatıp, kişisel hayatıma döndüğüm zaman gülüyorsam, ben samimi miyim sizce? Ya da öfkem, İsrail’in canını yakacak kadar şiddetli mi?

                Son günlerde, Türk milletinin tamamı, İsrail’e isyan ediyor. Bu isyanın içinde, ama yok. Fakat yok.

En ufak sahte bir duygu, sahte bir his yok. Ya da ben, böyle düşünmek istiyorum. İsrail zulmüne karşı isyan etmek, elbette çok değerli.  “Rabbim, Filistin’e yardım et” cümlesi, İsrail’in bin tane bombasından, bin kat daha güçlü. Attığımız iki yüz seksen karakterli, İsrail’e öfke kusan twitler, elbette çok kıymetli. Hatta sadece gündem olduğu zaman değil, her zaman Filistin’in yanında olup, İsrail’e beddua twitleri atılmalı.

                Evet, bunlar olması gereken, çok değerli şeyler. Şahsen ben, her yazımı, her twitimi, karınca mantığı ile yazıyorum. Kendini düzeltemeyen ben, yazarak dünyayı mı düzelteceğim? Elbette hayır. Ama eğer, inandığım dava için, yazı yazdığım için yoruluyorsam ya da ölüm, bu yolda yürüyor iken beni bulursa, ne mutlu bana.

                Ben bunları, hiç kimse için değil, sadece kendim için yapıyorum. Sadece dinim, ülkem, bayrağım ve ezanım için yapıyorum. Çok ta zevk alıyor, çok ta onur ve gurur duyuyorum. Lakin, ben lal olmuş bu kadar çok konuşuyor iken, çoğu Müslüman, neden susup oturuyor, inanın çözemiyorum. Namazsız, oruçsuz, elbette Müslüman olmaz. Fakat Müslümanlık, sadece namaz kılmak, oruç tutmakla da olmaz. Örneğin Kudüs yanıyor iken, Müslümanın yüreği de yanacak. Sekiz milyonluk İsrail, bir buçuk Müslüman’a, nasıl kafa tuttuğunu, hiç düşündük mü?

Kafa tutar, çünkü biz Müslüman insanlar, her zaman ezik bir şekilde hareket ediyoruz. “Camii’de siyaset olmaz, din alimleri siyaset yapmaz” gibi, içi boş cümleler kuruyoruz. Örneğin İslam’a aykırı olan, eşcinsel ilişkiyi meşru kılan İstanbul sözleşmesine, hocalarımız karşı çıkmayacaksa, kim karşı çıkacak? Ya da İsrail’e lanet okumak, hem eylem, hem de sözel olarak, İsrail’e kin kusmak, bugün her Müslümanın görevi değil mi? Ya da “benim dedem de, hafızdı” diyen bizler, Namazsız, oruçsuz ve tesettürsüz yaşıyorsak, bu sefer, büyük öfke ve cesaret ile “kahrolsun İsrail” diye twiti atmak ta yetmez.

Müslümanın alnı secdede iken, aklı Kudüs’te olacak. Müslüman, elbette hoşgörülü, saygılı, sevecen ve güler yüzlü olacak. Ama Müslüman, hilale taş atana, kılıç çekmeyi bilecek. Müslüman cesur olacak. Müslüman aydın olacak. Haç sevdalılarına saygı duyarken, hilale uzanan elleri kırmaktan, asla ama asla çekinmeyecek. Yani Müslüman ve Türk milleti, ezik olmadan ve Osmanlı ruhu ile, dünyaya İslam adaletini yaymak çaba sarf edecek. Bunu başardığımız an, dünya, yaşanılacak bir yer olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Savaş Armağan - Eyvallah güzel kardeşim eline sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 23:06
02

Yakup G. - Allah razı olsun kardeşim. Rabbim kalemine kuvvet, feraset ve basiret versin.

Yeni yazılarında buluşmak ümidiyle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 23:05