Makama Mahsus

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un piyasa değeri üç milyon liraya yakın olan makam aracı olduğuna ilişkin haberleri okurken, bizim bürokratlarımız takıntılı diye düşündüm…  Makam aracı, makam odası, makam tuvaleti, makam asansörü… Tüm bunlar özel ve ayrıcalıklı olmak isteğinin bir tezahürü…

Bu düşünce beni yıllar öncesine götürdü…

Yıl 1994 PTT Müfettişiyim. Bir müfettiş arkadaşımla birlikte bir PTT Başmüdürlüğünde soruşturma yapıyoruz… Başmüdürlükteki ikinci günümüzün sabahı,  mesai başlangıcında asansöre yöneldiğimizde, bizi tanıyan güvenlik görevlisi kuyrukta bekleyenlerden izin alarak bizi asansöre bindirdi. Asansörde 3-4 kişilik yer olmasına rağmen kimse yanımıza gelmedi… Israrcı olmamız durumu değiştirmedi… Ertesi gün de aynı durum tekrarlayınca, İdari İşler Müdürünü çağırdık; personelin niye bizimle asansöre binmediğini sorduk. Bize; başmüdürün, kendisi asansöre bindiğinde kimsenin asansöre binmemesi talimatı verdiğini, personelin de, müfettişlerin bindiği asansöre de binilmez düşüncesiyle böyle hareket ettiklerini söyledi…. Yani başmüdür bindiğinde asansör “makama mahsus” hale geliyordu… Birkaç gün sonra Başmüdürü, “ifade verecek personele baskı uygulayarak, soruşturmayı güçleştirdiği” gerekçesiyle görevden uzaklaştırdığımızda o talimat da yürürlükten kalkmış oldu…“Makama mahsus” asansör “umuma mahsus” hale dönüştü…

Ama zamanla gördük ki, “makama mahsus” asansör uygulaması her kurumda var… Ve gittikçe yaygınlaşıyor…

Yöneticilerin ihtiyacı için “Makama Mahsus” asansör ayırma geleneği o kadar yaygınlaştı ve kraldan fazla kralcılar bu işi o kadar abarttılar ki; bazı kurumlarda, 3 asansörün 2’sinin MAKAM için tahsis edilmesi, dolayısıyla personelin dakikalarca asansör kuyruğunda beklemesi olağan hale geldi… Üst amir bir saniye bile beklemesin diye, memurlar dakikalarca asansör kuyruğunda bekletilmesi, bugün sık gördüğümüz olaylardandır…  İfrat o boyuta varmaktadır ki, üst amirin şehir dışında, hatta yurt dışında olduğu dönemlerde bile “Makama Mahsus” asansör ayrılmaya devam ediyor…

Resmi Dairelerde “Makama Mahsus”  olan yalnızca asansör mü?  Binek araçları… Koridorlar… Dinlenme- Çalışma odaları… Otoparklar… Yemekhaneler… Misafirhaneler…  Ve hatta “makama mahsus”  tuvaletler… Tabii ki her şeyin temeli “makama mahsus koltuk”

Taşıt Kanunu, ülkemizin en fazla ihlal edilen kanunudur… Kamu kurumlarında, Taşıt Kanununa göre “makam aracı” verilmeyecek pek çok kişiye araç ve şoför tahsis edildiği bilinen bir gerçektir…

Sadece makam aracı mı, araçta arka sağ koltuğa oturma hevesi… Aynı unvan ve kıdemdekilerin arka şağ koltuğa oturmak için, nasıl koşturduklarına, hatta nasıl birbirlerini yittiklerine defalarca şahit oldum…

Bazı kamu kuruluşlarında , “bu koridora girmek yasaktır.” yazar… Bu koridorlar genelde en üst amirin odasının bulunduğu koridorlardır. Aslında demek istedikleri “bu koridor makama mahsustur”. Makam sahiplerinin koskoca makam odaları dışında “makama mahsus” dinlenme-çalışma odaları vardır… Buraya kimse giremez, makamın dinlenmesi için çoğuna bir kanepe de konulmuştur… Bir kısmında banyo da vardır… Muhteremler burada kimseye görünmeden çalışırlar, dinlenirler ve de abdestlerini alırlar... Kurumların yemekhanelerinde, yararlananların bir kısmı rejimde olduğu için, bir kısmı da lüks lokantaları tercih ettiği için çoğu zaman hiç kullanılmayan “makama mahsus” yemek odaları vardır. Otoparklar da bile “makama mahsus” bölmeler vardır.

“Makama mahsus” misafirhaneler ve “Makama Mahsus” tuvaletler ise tam anlamıyla akıl dışıdır.  Hemen hemen taşradaki her kamu kurumu misafirhanesinde , “Bakana mahsus” bir oda mutlaka bulunur.  O kurum müstakil genel müdürlükse hem “bakana mahsus” hem de “genel müdüre mahsus” iki oda bulunur bazen… Çoğu yıllar öncesinde oluşturulmuştur… Ama yıllardır bir gün bile kimse kullanmamıştır… Çoğu zaman havalandırılması da unutulduğu için, girmek gerektiğinde küf kokusundan girilemez… Aynı Bakanlığa bağlı 4-5 farklı kurumun tamamında “Bakan Odası” olmasını nedense kimse garipsemez… Yıllardır bir bakanın bir genel müdürün uğramadığı ilçelerdeki kamu misafirhanelerinde “bakana mahsus” ve “genel müdüre mahsus” odalar bulunmasının gereğini kimse düşünmeye kalkmaz…

 “Makama mahsus” tuvaletler kamu kurumlarında yaygınlaştı… Anahtarlarının yalnızca makam sahibinde olduğu “makama mahsus” tuvaletler neden yapılır, hiç anlamadım… Aslında tuvaletler o amaçla yapılmasa da yöneticiler fiili durum yaratarak, kendilerine özel tuvalet oluşturuyorlar. İki kalçası da protezli olan eşimin tedavisi için sık gittiğimiz bir hastanede, zaman zaman kullandığı özürlü tuvaletinin kapalı olduğunu görünce danışmadaki personele nedenini sorduk. Görevli “orası sık kullanılmadığı için, başhekim makam tuvaleti olarak kullanıyor. Anahtarı başhekimde”. Neyse gittim durumu izah ederek istedim. Suratını ekşitse de anahtarı “ama geri getirin” tembihi ile verdi.  Başhekimin bu tavrı Kemal Sunal ve Şener Şen’in başrolde oynadığı yönetmenliğini büyük usta Atıf Yılmaz’ın yaptığı Kibar Feyzo’yu hatırlattı. Bizim ağamız da bürokratımız da aynı. Hepsi “Pohumun üstüne, poh gondurmam” takıntısında…

O bürokratlar, gerçek itibarın, “makama mahsus” asansörle, odalarla, misafirhanelerle, tuvaletlerle ve de “makama mahsus” koltuklarla olamadığını, olamayacağını anlasa... Gerçek itibarın ancak, çalışmayla, empatiyle, adaletle, insanca yönetimle ve bunların sonucu gelecek başarıyla elde edilebileceğini fark etse, pek çok sorunumuz kendiliğinden çözülür…

Pekiyi “makama mahsus” seçkinciliğinin egemen olduğu bir toplum, demokratik bir topluma dönüşebilir mi?

Zor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fazlı Köksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

13

Yıldırım DAĞDAŞ - Anlatılanların tamamı doğru. Hatta Lokalin Makama mahsus odasının içindeki koltuğun biri de Makam sahibinin eşine ait olduğu için toplantılarda oraya diğerleri oturamaz. Hatta makamdan alınan bazıları kızak göreve atanınca bu uygulamalardan dert yanar, aynı kişi tekrar makama atanınca yine makam sevdası alışkanlıklarına devam eder. Ancak kalıtsal gibi görünen bu uygulamayı kimse kaldıramayacak sanıyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Mayıs 21:14
12

Mehtap ( Miaji ) - Değerli üstadımız, kıymetli bir yazı ile makam olayını anlatmışsınız. Park yerleri, tuvaletler, odalar, koridorlar hususi ama ne hikmetse onlar hata yapınca ya da bunları söyleyince kesilen ceza personele...Bu kadar hususi adamın çök özel olmaları gerektiğini sanırdım. İşin şöyle de bir tarafı var. Bazı makamların bu kadar hususi olduklarından haberleri de yoktur. Düzeni onlar öyle sanır. Alışmış personeli vazgeçiremezler kulluktan.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 31 Mayıs 12:14
11

Suzan Güleyüpoğlu - Yine kanayan yaralara parmak basan bir yazı ,kalemine sağlık Fazlı ağbicim?.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Mayıs 11:31
10

M.esen - Yüreğine sağlık,bileğinin gücü kalemiyin mürekkebi tükenmesin.M.Esen.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 30 Mayıs 11:23
09

Ayhan Turhal - Yaziniz her zamanki gibi çok güzel Insanlar layık oldukları gibi yönetilirler diye bir laf vardır işte tam bu durum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 21:34
08

Fahri - Rüzgarlı sokakta PTT Genel Müdürlüğüne İstanbul da çalışırken bir iş için gelmiştim. Zamanın Genel Müdür Yardımcılarından Osman Yılmaz Gözüm sabah personel ile birlikte asansor beklediğine şahit oldum. Şimdiki Üst Düzey yöneticiler için yazdıklarınıza şahit oluyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 19:08
06

Musa Can - Güzel bir yaraya parmak basmışsın Başkanım bunu sizin kaleminizden görmek elbetteki okuyucuya daha gerçekçi gelecek bizzat içinde olduğunuz için söyledim teşekkür ediyorum. Devamını bekliyorum.Saygılar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 16:31
05

Dr.nua - Daha da ilginci bir süre sonra çalışanların makam sahibini makama mahsus davranmaya zorlaması, böyle davranmayınca onu demokratik ve insancıl bulmak yerine "liderlik kumaşı taşımıyor " deyip "...aşındırması" . Yani sadece yöneticiler değil yönetilenler de buna teşnedir. Tıpkı Hegel'in "Efendi ve Uşağı diyalektiği" gibi. Efendinin varlığı için uşaklığı kabul edecek biri, uşaklığın varlığı için tahakküm edecek efendi olması gerektiği.

Çok güzel ve tecrübeyle pekiştirilmiş öğretici bir analiz.

Zihninize sağlık

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 13:31
04

Muharrem Beşir - Mükemmel bir yazı idareciler bunu görmeli uzağa gitmeye gerek yok basit ama önemli ve düşündürücü olan olayları bürokrasi çözdüğü an önemli işlere yönelirler saygılar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 13:16
03

Mehmet Deni̇z - Harika tespitlerinizden acı bir örnek daha. Yüreğinize reğinize sağlık. Siz zor diyorsunuz, ben imkansız diyorum dostum.Zira bu zihniyet, alınan görev ve iş ahlakı ile ilgili. Bizde de A.S isimli meslektaşımız tadilat ile personel çıkış merdivenleri yaptırmıştı.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 12:56
02

Şahin Karadağ - Evet başkanım. Makama mahsus daha neler var neler. Kamu kurumlarının birçok taşra teşkilatında; çalıştırmaya memur bulunamazken, iki memurun il müdürüne, birer memurun da üç adet il müdür yardımcısına sekreter olarak tahsis edilmesi, o amirlerin yıllık izinde oldukları dönemlerde de sekreterlerini boş oturtup herhange bir işte çalıştırtmamaları, il müdürlerinin emir verip imza vermemeleri; bilhassa parasal yetkilerini yardımcılarına devredip imza sorumluluğundan kurtulmaları ancak emirleri yine kendilerinin vermeleri, daha neler neler.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 12:48
01

Necdet - Bizde daha alası vardı, genel müdürümüz Ahmet bey asansöre kilit takmıştı, sadece kendisi kullanıyordu. Bir genel müdürümüz de odasına duşa kabin yaptırmıştı. Şimdi vali.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 11:52
07

Fikreth - @Necdet 01 nolu yoruma cevabı: Başkanım bu davranışın altındaki psikoloji nedir acaba? Çok merak ederim. Güvenlik mi? Kendini beğenmişlik mi? Dalkavukların icadı mı?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mayıs 16:50