Can bizim canımız

Uzunca bir ara vermek durumunda kaldım yazılarıma. Geçen bu sürede, kaleme duyduğum özlemi kelimelerle ifade etmek çok zor.

                Bu anlamda, yeniden Yenihaber Ailesi ile birlikte olmaktan son derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. Sağlanan bu imkanda emeği geçen herkese de teşekkürü borç bilirim.

                Kanayan bir yaramıza değinmek isterim bu hafta, izninizle.

                Geçtiğimiz günlerde Hendek’te bir fabrikada maalesef acı bir iş kazası meydana geldi. Gencecik, 22 yaşında bir kardeşimizi kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet yakınlarına da sabır ve başsağlığı diliyorum.

                Yine çok olmadı, Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda yaşanan acı patlamayla ilgili de hafızalarımız da hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerinin, fiziksel ve psikolojik hasar gören işçilerimizin yaraları da hala taze.

                Buradan bir yere geleceğim elbette.

                Yaklaşık 12 yıldır inşaat sektöründe, mühendis olarak hizmet verdim, vermekteyim. Birçok şantiyede bulundum ve bu kazaların yaşandığı tesislere benzer birçok tesiste iş yaptım.

                Bir şantiyemde ustabaşım gözümün önünde iş kazası geçirdi, günlerce yoğun bakımda kaldı. Çok şükür ki iyileşti, sağlığına kavuştu ancak o günlerdeki hissiyatımı betimlemek inanın çok zor.

                Bahsettiğim, şahsen şahit olduğum sadece bir örnek.

Aslında gerek bizim sektörde gerekse ülkemizdeki hemen her sektörde benzer durum söz konusu, şöyle ki;

                Altını çizerek, üzülerek ve hatta utançla söylüyorum; yaşanan kazaların büyük çoğunluğu maalesef yetersiz tedbirlerden kaynaklanıyor. İşçilerimizi kendi elimizde, göz göre göre ölüme sürüklüyoruz.

                Maaşını firma sahiplerinin ödediği iş güvenlik uzmanlarının eli kolu bağlı. Çoğu işini kaybetme kaygısıyla sesini dahi çıkaramıyor.

                Yeterli eğitimi almadan, riski alanlarda, tedbirsizce ve uzun saatler çalıştırılan işçilerimiz hayatlarını kaybediyor.

2020 yılında 2.427 işçimiz hayatını kaybetti ve Türkiye açık ara, Avrupa’da en çok iş kazası yaşanan ülke konumunda.

Soma’da 301 vatandaşımızı kaybettik, dile kolay.

Ders almak için daha ne olması gerekiyor inanın anlamak çok güç.

                Çözüm mü? Elbette çokça adım var atılması gereken ancak en önemlisi: Bu tedbirler ve kontrolleri, asla ve asla işverenlerin inisiyatifine ve kontrolüne bırakılmamalı.

İş güvenlik uzmanlarımız kamu görevlisi olmalı ve ilgili bakanlık tarafından atanmalı.

En basit ve net ifadeyle; devlet İSG uzmanlarının arkasında durmalı.

Sonrası çalışanların eğitilmesi, bilinç seviyelerinin arttırılması, çalışma saatlerinin ve şartlarının düzenlenmesi gibi ikincil adımlar.

Ülkenin refah seviyesi dahi çalışan psikolojisi üzerindeki etkisiyle iş kazası sebebi kapsamında esasen.

Konuşulacak çok şey var elbette ancak özetle;

İnsan hayatı bu kadar ucuz, bu kadar basit olmamalı.

Ucuz işçilik, enflasyon ve yaşam pahalılığı, ekonomik zorluklar zaten işçilerimizin sırtında koca bir kambur. Bir de onların canlarını koruyamazsak vay halimize.

Acilen harekete geçilmeli, yarından tezi yok, kaybolan bizim canımız; daha ötesi yok…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Gündüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.