Kulp takmak

Kalite yükseldikçe her şey yoluna giriyor.

İnsanlar birbirini daha iyi anlıyor. Daha kolay uzlaşabiliyor..  Uzlaşmalar beraberinde hoşgörüyü de getiriyor.

Eeee.. Ne mi oluyor yani?

İzah edelim.. 

Farkındaysanız çabuk sinirlenen bir toplumuz. Sinirlenince ne hatır dinliyoruz, ne de gönül. O zaman da kırmadık kalp, yarmadık baş bırakmıyoruz.

Saçlarımızın erken kırarma sebeplerinden biri de bu mudur bilmem.

‘Saçların kırarması’ deyince aklıma ne geldi bakın.

15. yüzyıl şairlerinden Çâkeri’yi duymuşsunuzdur...

Çâkeri aynı zamanda Sultan Bayezit’in Sancak Beylerindendir. Geçirdiği bir hastalıktan dolayı sakalları bembeyaz olmuştu. O da bu durum karşısında sakalını boyuyordu.

Bir gün Padişah bunun sebebini sorunca şöyle cevap verdi;

“Devletli Padişahım, biliyorsunuz ki fazla yaşlı biri değilim. Fakat sakalım yalan söylüyor. Ben de bu yüzden sakalıma kara çalıp ondan intikam alıyorum”

Hoşluğa bakar mısınız?

BÂKİ

Bâki de 15. Yüzyıl Divan Şairlerindendir.

Onun için de bir söylenti çıkmış; Bâki, içki içmemeye and içti…

Durur mu şair:

“Bâki mey içmemeye and içti, demişler. Divane midir, bade dururken içe and!”

HAŞMET

18. yüzyıl şairlerinden Haşmet, Sadrazam Koca Ragıp Paşanın huzuruna çağırılır. Haşmet aynı zamanda devlet memurudur. Kendisi gibi başka devlet memurları da vardır huzurda.

Koca Ragıp Paşa hepsine birden sorar; Rüşvet almadığınıza dair yemin edebilir misiniz? Hepsi yemin eder ama Haşmet ağzını açmaz.

Paşa Haşmet’e bakar ve sorar:

“Ne o Haşmet, sen ağzını niye açmıyorsun?

Haşmet hafif bir tebessümle cevap verir; “Paşa hazretleri, yalan yere yemin edenler çatlar derler. Bakıyorum… Eğer çatlamazlarsa ben de yemin edeceğim.

NÜZHET

Bir de 18. Yüzyıl Şairlerinden Nüzhet’i dinleyelim mi?

Nüzhet’in adı İstanbul’da her nedense Deli’ye çıkmıştı.

Şair Sivas’tan geçerken uğradığı  bir kahvehanede kendisine kulpu kırık bir fincanla kahve ikram edildi. Kahveden çıkarken kahveciye dönüp fincanı göstererek; “Bunu İstanbul’a gönder, orada her şeye bir kulp takarlar, Senin bu fincana da bir kulp takan bulunur, merak etme!”

Hoşgörü sahiplerine selam olsun. Bilhassa bu süreçte…

NOT: Sevgili kardeşim Suat UÇAR babası Yusuf Abimizi Hakk’a uğurladı. Rahmet, başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Kabri nur dolsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.