Müsilaj ve kolibasili

30 yıldan fazla olmuştur.

Almanya’dan, Akçakoca Turizm Derneğine resmi bir yazı geldi.

Bir soru ya cevap istiyorlardı.

Soru şuydu: Akçakoca deniz sahilindeki Kolibasili oranı nedir?

Kendi kendime sormadan edemedim: Allah- Allah, Akçakoca Kaymakamlığı dururken bunlar neden bizdeki bir Sivil Toplum Kuruluşunu muhatap alıyorlar ki?

Soluğu o zaman Akçakoca Sağlık Grup Başkanı olan sevgili Dr. Engin Mutlu Beyin yanında aldım. Konuyu ona açtığımda: “Kaymakamlık bu konuyu incelemek üzere araştırma görevini muhtemelen bize verecek. Kolibasili yüksek çıksa bile binlerce turisti kaçırmamak ve yukarılardan da fırça yememek adına, ‘Düşük Oranda’ diye bir cevap verebilme ihtimalimiz var. Ama Sivil Toplum Kuruluşlarında gönüllülük esas olduğundan ve onların ‘Üstlerimiz ne der?’ korkusu olmadığından doğru cevabı hiç tereddüt etmeden verirler”

Vay be! Demekten kendimi alamadım. Bereket Kolibasili oranı da çok düşüktü.

Son aylarda Marmara Denizi'nde Deniz Salyası olarak da anılan Müsilaj tabakasında artış varmış.

Deniz altındaki tüm canlı yaşamı tehdit eden Müsilaj tabakası, denizdeki biyolojik sürecin bir sonucuymuş.

Bazı grup ve mikroskobik bitkiciklerin aşırı çoğalması sonucunda ortaya çıkan Müsilaj, deniz yüzeyinde sümüksü bir yapıda görülüyor.

Müsilaj, deniz suyuyla atmosferin bağlantısını keserek su altındaki oksijenin azalmasına neden oluyor ve deniz canlılarının hayatını tehdit ediyor.

Balıklar gibi hareket halindeki deniz canlıları Müsilaj tabakasından sıyrılmayı başarsa da, deniz altında hareketsiz olan Sünger, Deniz Patlıcanı, Midye gibi canlılar Müsilaj’dan olumsuz etkileniyor ve ölüyormuş.

Diğer yandan organik bir madde olan Müsilajın varlığı, Marmara Denizi'nden çıkan deniz ürünlerinin tüketilmesini olumsuz etkilemiyormuş ama yine de uzmanlar, vatandaşları Müsilaj ile temas ederken dikkatli olmaları konusunda uyarıyormuş.

Buraya kadar anlaşıldı değil mi?

Çare ne midir?

Önce Müsilaj’a sebep olan ne ise onu yazalım da çaresine ondan sonra gelelim.

Atıklar var ya! Onlar arıtılmadan denize veriliyormuş. İşte Müsilaj’ın en büyük sebebi bu imiş.

‘O halde, Müsilaj sorununun ortadan kalkması için atıkların tamamen arıtılarak denize verilmesi gerekir…!’ Desem, Vay be Filozof gibi adamsın, diyerek, bıyık altından da gülersiniz, değil mi?

Gülmeyin..

Bir seçenek daha sunacağım.

Fitoterapist bir kardeşim var.

Adı Taner Yıldız..

Bilgisine de adamlığına da güvenirim.

Demiş ki; “Klor dioksit ve sitrik asidi karıştırarak Müsilaj üzerine atarsanız kendiliğinden yok olacaktır.”

Ve eklemiş ”İnşallah yetkililer dikkate alırlar. Yoksa yıllarca uğraşılacak maalesef”

‘Her ne kadar devlet, gerekeni yapacak olsa da sivil pozisyonda meseleye vakıf olanlarla da dirsek temasında olunmalı’ demek geldi içimden.

Şeffaflık ve doğru sonuçlar adına elbette..

 

NOT: 1- Şeyma GENÇ ve Aytekin CANYAKAR yeğenlerim 18 Haziran 2021 Cuma

NOT: 2- Zeynep ALTAY ve İlker ÇALIŞKAN yeğenlerim 19 Haziran 2021 Cumartesi

NOT: 3- Beyza YARAR ve Uğur Berber yeğenlerim 25 Haziran 2021 Cuma günü evleniyorlar. Kendileriyle birlikte ailelerini de tebrik eder ve derim ki: Sevgi ve saygının çözemeyeceği sorun, kazanamayacağı gönül yoktur. (Ö.E.)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.