Bakmak ve görmek

  Öğretmen olarak ilk görevimi Mardin’de yapmıştım. Dört yıl yaşadığım Mezopotamya’nın bu kadim şehrini yakından tanıma fırsatı bulmuştum.  Mezopotamya’nın biriktirdiği kadim hafızanın bütün izlerini(farklı dinler,  topluluklar, mimari, kültür, sanat, kadim halklar vb.) görebileceğiniz şehirdir Mardin.  Aynı zamanda UNESCO dünya mirası listesine dahil edilmiştir. Bu kadim hafıza ve mirası anlamaya çalışmak isterseniz bakmak ve görmek arasında uçurumun farkında olmanız lazım. Bu kadim şehirde yaşadığım süreçte bakıpta göremediğim çok şey olduğunu sonradan fark etmiştim.

      Geçenlerde ‘’Kapı’’ adlı bir yerli film izlemiştim. Tamda bakmak ve görmek arasındaki farkı anlatıyor, bana da bakıp göremediğim şeyleri hatırlatıyordu. Sizinle paylaşmak istedim.

    Süryani Yakup (Kadir İnanır) ve ailesi, yıllar önce Mardin'den Berlin'e göç etmiştir. Bir gün, ailenin küçük bir kızının doğum gününü kutlarlarken Yakup'a bir telefon gelir. Gelen telefon, Yakup'un yıllar önce öldürülen oğlu içindir. Yakup ve Şemsa (Vahide Perçin), kimlik tespiti için Mardin'e çağrılırlar. Bunun üzerine Yakup, Şemsa ve Nardin (Aybüke Pusat) Mardin'e giderler. Yakup, eski evine gidince, oğlu ile beraber yaptıkları kapının yerinde olmadığını görür ve o kapıyı bulmak için Remzi (Timur Acar) ve Nardin ile beraber İstanbul'a kadar gitmek zorunda kalır. Tek isteği oğlunun yadigârı olan kapıyı bulup geri almaktır.

     Kapıların ardını hep merak etmişizdir. Açmadan arkasında ne olduğunu göremezsiniz. Yakup’un oğluyla birlikte el emeği,  göz nuru yaptığı ve evine taktığı bu kapı, arkasında bir hikaye ve nesilden nesile aktarılan kadim bir hafızayı barındırıyordu. Kapının yapılış şekli, üzerindeki desenleri ve bu desenlerin ne anlama geldiği,  hepsi sizi kadim bir yolculuğa çıkarıyordu. İlk anda kapıya bakmış,  bir şey hissetmemiş olabilirsiniz. Ama hikayesini ve kapıyı vücuda getiren kadim hafızayı öğrenirseniz  görmüş olacaksınız. Kapıya ne mi olmuş? Filmi izleyin görün.

    Göbeklitepeyi bilirsiniz. Orada yapılan bir röportajı izlemiştim. Röportaj: Göbeklitepe bölgesinde yaşayan halkın,  gelenek, görenek ve ritüellerini binlerce yıldır devam eden tarihsel bağlarını örnekleri ile dile getiriyordu.

    Ege ve Akdeniz bölgemizdeki antik şehirler ve bunların dünya mirasına hediye ettiği kültürel ve mimari öğeler halkımızın çoğu tarafından bilinmez. İlk paranın Anadolu da kullanılmış olması, İlk hastahanenin  Anadolu’ da açılması Hristiyanlığın en önemli şehirlerinin Anadolu da olması gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

     Yalnızca bakmayı değil görmeyi bilen için Anadolu’nun her yerinde dünya medeniyet hafızanın sosyal, kültürel, mimari ve etnografik öğelerine rastlayabilirsiniz. Çoğu zaman bakmış ve görememişizdir. Çünkü bu mirasın yaptığı yolculuk ve biriktirdikleri hafızadan bihaber yaşıyoruzdur. Taşıdığımız kültür ve medeniyet hafızamıza yabancı bırakıldığımız yadsınamaz bir gerçek olarak önümüzde duruyor zaten. Bu kültür ve medeniyet hafızası dünyanın her yerinde yeni medeniyetlerin çoğunun taşıdığı kültür, sanat, mimari ve bir çok zengin öğenin temelini oluşturuyor zaten. Biz farkında değiliz.

    Dört mevsimi yaşayan, bitki florası bakımından zengin, gıda bakımından kendi kendine yetebilecek bir ülke, su kaynakları zengin, dünyanın en zengin Kadim hafızasını barındıran bereketli topraklar, genç ve eğitimli nüfus… Sahip olduğumuz zenginlikler  ve kadim medeniyet hafızası bir araya getirildiğinde neden bu topraklarda müreffeh bir toplum, aydınlık bir gelecek  değil de makus talih konuşuluyor anlamış değilim…

   Nasıl bakıyoruz da göremiyoruz, müreffeh bir toplumu vücuda getiremiyoruz?  Bilen var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Türki̇yem - YAZINIZ TEKRAR TEKRAR OKUMAYA DEĞER HOCAM DÜNYA GÜZELİ ÜLKEMÜZ TÜRKİYE nin AZİM KENTİ MARDİN O FİLMİDE SEYRETMEK İSTERİM TABİ BAKMAK GÖRMEK YAŞAMAK VE YAŞATMAK BİZ İNSAN OĞLUNUN GÖREVİ OLMALI DÖRT MEVSİM DİYE YAZINIZIN SON KITASINDA Kİ BÜTÜN GÜZELLİKLERİ SAHİP ÇIKAMAZSAK YAZIKLAR OLSUN BİZ İNSAN OĞLUNA

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Haziran 22:51