Ecele korkunun faydası olmaz...

ECELE KORKUNUN FAYDASI OLMAZ...

HAYATI, BİLGİ VE TEDBİR KURTARIR..!

Bu hafta deniz salyasına  (Müsilaja) karşı neler yapmalıyız, müsilajdan kurtulmanın yolları -  çözümleri nelerdir, onlardan bahsedecektim.

Ancak, geçen gün Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında meydana gelen deprem bu fikrimin değişmesine sebep oldu.

Yazın, sıcakların kendini yavaş yavaş göstermeye başladığı, Korona salgınınsa hâlâ bitmeyip devam ettiği şu günlerde Datça ilçesi açıklarında meydana gelen 3.9 büyüklüğündeki deprem çok korkuttu, yürekleri ağızlara getirdi yine..!

Depremin ne zaman ve nasıl olacağını ve de ne zaman geleceğini bilemeyiz ama depreme karşı neler yapmamız gerektiğini öğrenebiliriz...        

                   *

Her yıl depremi anma gününde; yine bir gün boyunca sadece depremi, deprem sigortasını, nasıl adımlar atılması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuşup konuşup, bir gün sonrasına da her şeyi unuturuz...

İşte; unutmamak -  unutmuş olmamak için:

* Bilinçli ve tedbirli olmalıyız. Depremi önleyemeyiz ama tıpkı Japonya gibi depremle baş edebiliriz.

* Sağlam temeller atmalıyız, bu depremi engelleyemez ama zararlarını engelleyebiliriz.

* Ve unutmayalım ki, önceden bilinçli ve hazırlıklı olmak hayat kurtarır.

                                    *Deprem öldürmez..!

Konut öldürür. Cahillik öldürür.  Hırsızlık öldürür. Tedbirsizlik öldürür. Vicdansızlık öldürür... Yani aslında, bizi yine biz insanlar öldürürüz..! Peki, nasıl konutlar öldürür ?

* Malzemesinden çalınan çırpılan,

* İlimsiz - bilimsiz, bilgisiz kişiler tarafından zemin kontrolü dahi yapılmadan yapılan konutlar öldürür..!

* Daha önceki depremlerden hasarlı binaların hasarlarının örtbas edilmesi öldürür.

Yapılaşmada teknik - bilim, yaptırımı olan yasalar - kurallar geçerli olmalıdır.

Elbette bunlara ilave bir de kalender gibi vicdan gerekir ki, çalıp çırpmasın..!

Deprem geldiğinde ; insanların başına çöken binaların kirişlerine sinmiş, temellerine uzanmış, duvarlarına kazınmış hırsızlıkları göstermesin yüce Mevlam bir daha bizlere..!

Sonra ; kime sorsan haktan - hukuktan, Müslümanlıktan, insanlıktan söz eder...

Herkes iyi, herkes hakka - hukuka riayet ediyorsa, herkes insansa (!), herkes Müslümansa, kim yapıyor tüm bu kötülükleri, bu öldüren konutları..?

Hani nerde denetlemeler, hala neden peşkeş çekiliyor birilerine bu ihaleler..?

Efendiler, ülkemin ileri gelenleri, efeleri, hanımları - beyleri, çıkarın artık şu at gözlüklerini. Yok olup giden, “ Canlar” , camlar değil..!

Yaptığınız işin hakkını verin..! Hakkını veremeyecekseniz, hiç o işe yeltenmeyin, boşu boşuna o mevkileri de meşgul etmeyin...! Hani, ahkam kesenler, söz verenler, nerelerdesiniz..!?

Yeni bir depremle, yine darmadağın olmadan,  taş taş  üstünde kalmadan, dur deyin artık bu gidişata... Üç kağıtçılık diz boyunu geçeli hayli zaman oldu... 1999 Marmara Depremi’nden gerekli dersi çıkaramadık millet olarak..!

Yine her işin kolayına, ucuzuna kaçtık. Yine görünüşte ev, gerçekte canlı mezarlar inşa edilmesine göz yumduk..!

Depremden zarar görmüş evlerin - binaların ört bas edilerek, çatlamış duvarların üzerine sıva çekilerek, kullanılmaya devam edilmesine de göz yumduk..!

JAPONYA’YI  ÖRNEK ALMAK VARKEN..!

Deprem hazırlığı, bina güvenliği ve kentsel dönüşüm konularında hala bir arpa boyu yol alamamış olmamız, üzücü olmaktan da öte..!

Deprem kuşağında olan bir ülkeyiz biz..! Tıpkı Japonya gibi... Ancak, bu benzerlik sadece deprem ülkesi  olmamızda..!

Hiç vakit kaybetmeden, deprem  konusunda ivedilikle Japonya örnek alınmalı ; Japonya’da yapılanlar, uygulananlar, alınan tedbirler ülkemizde de derhal hayata geçirilmelidir..!

          HAZIR MIYIZ..?

Ölüm dört koldan, bu kadar çok bizlere kendini hatırlatırken, bizler hâlâ kör ve sağır olmaya devam etmeyelim..!

Aynı acıları, aynı çaresizlikleri, aynı kaderi yeniden yaşamayalım, vakit kaybetmeden kolları sıvayıp tedbirlerimizi alalım...

Sonra, “EYVAH” desek de, yerine gelmez..!

Tedbir bizden, takdir Allah’dan...

Unutmayalım ki; yaşadıklarımızdan ders çıkarmaz, geçmişimizi geleceğimize ayna olarak tutamazsak, geleceğimizi sağlam zeminler üzerine inşaa edemeyiz. Ve daha çok üzülür, çoook ağlarız.

Henüz vakit varken, iş işten geçmeden, “ Depreme hazır mıyız” diye bir daha düşünelim...

Yeni acılar yaşamamak için, el ele vererek yol alalım... Kader gayrete aşıktır, gayret edelim DEPREMİ yenmeye ve de yenelim, güzel  günler görelim bundan böyle.

Ayrı ayrı her birinize selamlar, sevgiler. Umudunuz hep var olsun...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Dağdelen Oğlu - Sayın yazar

Ben sizin vermek istediğiniz mesajı anlamadım konuyu biraz açarmısınız?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 16:45