Futbola dair

Arşimet'in "bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım" sözündeki dayanak hala bulunamadı ama şu meşin top bir bakıma dünyayı yerinden oynatıyor. Öyle ki her şeye ara verilebiliyor (namazdaki saflara, bayramlara, teravihlere, işlere, işleyişlere) ama futbola asla (kısa süreli aralar hariç) ara verilemiyor. Sanki bizim alanımız olan bir konu değil ama öyle veya böyle bize dokunuyor. Hani, futbolun yanında mısın, karşısında mısın, diye bir soru sorarsanız şöyle cevap verebilirim: Ne karşısındayım ne yanındayım ama bir şekilde içindeyim.

Futbol sadece futbol değildir

            Aslında benim üzerinde durmak istediğim işte futbolun bu yönüdür. Yani insanları yüz binlik beşiklerde uyutmak için kullanılan yönüdür. Ülkelerin kaynakları fütursuzca buralara aktarılmaktadır. Belki spor yatırımı şeklindeki açıklamalar bir nebze iyimserlik olarak algılansa bile pek inandırıcı değil. Çünkü statlar daha çok oynayacak olanlar için değil, seyirciler içindir. Böylece insanları asıl meselelerden uzaklaştırmak için kullanıldığı yadsınamaz bir gerçektir. Futbol bir oyun ve eğlencedir. Bu nedenle sadece bu boyutta kalmalıdır ve bu oyunun sportif faydaları ancak oyunun içine olduğunuzda bir işe yarar. Başkalarının oynadığı oyun size pek fiziksel ve ruhsal bakımdan fayda vermeyecektir. Elbette her kötüye kullanılan şeyin tersine olarak iyilik-güzellik için kullanılması mümkündür. Mesela; bazı futbolcuların bireysel olarak veya takım olarak yapılan kötülüklere dikkat çekmesi mümkündür, bir zararlı içeceğe dikkat çekmek veya Filistin meselesini gündeme getirmek gibi. Ancak bunlar devede kulak mesabesindedir. Yani irapta mahalli yoktur.

Futbol karın doyurmaz

            Tabii ki bu başlığa hemen itiraz edilecektir. Futboldan milyonlar kazanan futbolcular düşünüldüğünde sanki haklı bir itiraz gibi de görünüyor ama kazın ayağı öyle değil. İlginçtir ki futboldan olağanüstü paralar kazanan futbolcularla dolu olan ülkelerden biri Brezilya’dır ve ülkenin bütününde fakirlik kol gezmektedir. Neden? Çünkü futbol üretime katkı sağlayan bir şey değildir. Bir bakıma katma değer üretmez. Aksine olarak kumar sektörü ile kazanılmış paraları da emer. (Bkz. iddia, toto vs.) Şimdi bir de şöyle düşünelim: Şayet buradan kazanılan paralar çok işe yarasaydı yani karın doyursaydı bir mukavele ile milyonlar kazanan futbolcu ve antrenörlerin karnı doyardı. Şöyle etrafınıza bir bakın, göreceksiniz. Sözün özü futbol karın doyurmaz yani. Zaten futbol karın doyurmak için oynanan bir oyun değildir. Şayet ülkemizin futbol takımı dünya şampiyonu olsa ülkenin sorunlarını çözebilir mi yoksa her şey -aynı tas aynı hamam- devam eder mi?

Avrupa futbol şampiyonası ile ilgili bir değerlendirme

Neredeyse şampiyon olmak için umutlanmıştık. Bir TV firması da bunun üzerine iddia bile oynatmıştı, tam da bahsettiğimiz gibi. Elbette her teknik direktörün tutukluk yapması mümkündür ancak bu basit bir tutulmadan ibaret görülemez. Bildiğiniz üzere bu ülkede herkes (ben dahil) iki şeyi bilir: Biri futbol, diğeri siyaset. Acizane bir şeyler söylemek gerekirse futbol takım oyunudur ve isimler oynamaz. Hem kendini hem de rakibini bilmek gerekir. Her maçın hikayesi farklıdır ama senin de temel bir hikayen olmalıdır. Sırf lejyonerdir diye aynı tip oyuncular sahaya sürülmez herhalde. Savaşı komutanlar yönetir fakat zaferi kazanacak olan erlerdir. Bugün şunu söylemek mümkündür: Dağ fare doğurmuştur.

Galatasaray ve Fatih Terim

Yeri gelmişken Galatasaray’ın başına beşinci kez geçen Terim konusuna değinmek istiyorum. Galatasaray’ın onunla ilişkisi bir insanın acı biberle olan ilişkisine benziyor. Önce tatlı tatlı (yani iştahla) yiyorsunuz sonra ağzınız vs. uzuvlarınız yanıyor, pişman oluyorsunuz. Fakat acınız geçer geçmez tekrar istek duyuyorsunuz, böylece kısır bir döngüye giriyorsunuz. Bu arada Terim’in bu ülkenin en iyi teknik direktörlerinden biri olduğuna ben de katılıyorum ama acı işte…

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Dağdelen Oğlu - M. FETTOŞ GÜLEN futbolculara dua ediyordu siz de dua edin hocam

Lotto dan dan bahisten yolumuzu bulalım da vergimizi verelim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Haziran 14:35