FETÖ ile mücadele ediliyor mu?

Geçtiğimiz günlerde, yıllardır tanıdığım, FETÖ karşıtlığından emin olduğum genç bir kadın hukukçunun sosyal medya hesabında şu paylaşımı okuyunca içim burkuldu;

 

“FETÖ ile ilgim olduğu gerekçesi ile ifade verdim bugün... Bunu buraya yazmak saçmalık belki ama böyle bir itham ile adımın yan yana geçmesi bile öyle ağır geldi ki bana, öyle çok kızgın ve kırgınım ki…  Ben üç kez derece ile kazandığım Adlı Yargı hâkim ve savcılık yazılı sınavının mülakatından; sonradan hepsi yargılanıp FETÖ'den mahkûm olan kişilerce dalga geçilerek elendim, alay edilerek elendim, üzerime gelinerek elendim, onlarla bağlantım olmadığı için...

Düşünebiliyor musunuz yıllarımı, emeğimi, hayallerimi çalan, beni hayata küstüren bu kişilerle benim ilgim varmış, hem de ellerinde hiçbir delil, gerekçe olmadan... Doğru ilgim var, ne zaman üzülsem, ne zaman yaşadığım şeyler canımı sıksa, ağır gelse, ne zaman canım acısa, içim yansa kulaklarını çınlatıp sık sık, hakkımı helal etmiyorum, verdiğim emeği, çalınan yıllarımı, elimden alınan hayallerimi helal etmiyorum...”

 

Bakıyorsunuz bu hukukçu kadın gibi FETÖ ile hiç alakası olmayan kişiler “FETÖ” taraftarlığı ile suçlanırken, Fetöcülüğü herkesçe malum bazı kişiler siyasetin, bürokrasinin, iş dünyasının zirvesinde arzı endam ediyorlar.

 

Etrafıma bakıyorum, FETÖ'nün itibarının olduğu zamanlarda; Zaman ve TARAF dışında gazete okumayanlar, Samanyolu'ndan başka televizyon izlemeyenler, Kurban Bayramlarında FETÖ'cü vakıflar adına kapı kapı kurban derisi toplayanlar, çocuklarını FETÖ'nün okullarına, dershanelerine gönderenler, FETÖ'cülerin işe girmesinde, unvan yükselmesinde aracılık edenler, namaz kılan Müslüman kardeşlerimiz diye bunları koruyup kollayanlar, çocuklarını "ağabeylerin", "ablaların" evlerine ders çalışmaya gönderenler, FETÖ vakıflarına yüklü yardımlar yapıp devletten büyük miktarda vergi iadesi alanlar... Her ramazanda, FETÖcü öğrencilerin evine paket paket erzak taşıyanlar, evlerinde bedava oturtanlar, onları ramazanda iftara çağıranlar... FETÖ aracılığıyla çocuklarını, polis, subay, kaymakam yapanlar, kamu kuruluşlarına uzman olarak yerleştirenler... Bakıyorsunuz bugün hepsi FETÖ karşıtı... Ve bunlar utanmadan bunların hiçbirini yapmamış, FETÖ ile en ufak teması olmamış insanları FETÖCÜ olmakla suçluyorlar...

 

Bazı gelişmeleri “FETÖ ile Mücadele” iddiası ile hiç bağdaştıramıyorum… Ve bazı sorulara hiç cevap bulamıyorum…

 

Mesela;

 

Geçmişte kimin FETÖ’nün değirmenine buğday taşıdığını, FETÖ’nün kimi ve nasıl desteklediğini veya kime neden karşı olduğunu, kumpas davası sırasında FETÖ’nün kalemlerinin neler yazdığını en iyi göreceğimiz FETÖ’nün Zaman, Samanyolu, Taraf, Bugün gibi yayın organlarının internet arşivlerinin kaldırılması FETÖ’ye mi, FETÖ ile mücadeleye güç katmıştır?

Nisan 2017'de Fethullahçı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisaki ve irtibatı olduğu gerekçesiyle bazı gazete ve dergilerin Milli Kütüphane'deki arşivlerine erişim süresiz olarak yasaklanması da öyle…

FETÖ’nün her türlü sınavda suiistimal yaptığı, hakkı olmayan pek çok kişinin üniversiteye, TSK’ya, devlet memurluğuna, akademisyenliğe haksız ve başkalarının hakkını ihlal ederek girdiği ortada iken, bunlar hakkında sağlıklı ve kapsamlı bir araştırma yapılmamış olması da ciddi bir soru işareti…

Birçok işadamı o tarihlerde “Kamuya Yararlı Dernek” statüsündeki FETÖ dernek ve vakıflarına yardım etmiş ve bu yardımları ödeyeceği vergilerden mahsup etmiştir. Ama darbe sonrası, neden hiç kimse FETÖ’cü STK’lara yapılan yardımlar nedeniyle vergiden düşülen miktarları ilgililerden tahsil etmeyi gündeme getirmedi?

FETÖ’nün gücünün temelinde, devletin öğrenci yurtlarının yetersizliği nedeni ile fakir Anadolu çocuklarının FETÖ yurtlarına mahkûm edilmesi yatar. FETÖ yurtlarında yoğurulan Anadolu çocukları birer FETÖ’cü militan olup çıkmışlardır. FETÖ’den yargılananlar arasında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlerinden hiçbirisinin bulunmamasını hiç anlamadım… Bu zaaf ortada iken hâlâ KYK’nın ihtiyacı karşılayacak ölçüde yurt yapmamasını, öğrencileri ileride Fetöleşmesi muhtemel olan başka tarikat ve cemaatlerin kucağına atılmasını da hiç anlamadım…

FETÖ ile mücadelede çok çelişkili manzaralar var;

 

Zaman okuru işten atılır, Zaman’ın İngilizcesinde yazanlar Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olur, Rektör olur... Sahibi de Kurul üyesi olur...

 

Bir bürokratın, eskiden yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı özelleşen bir kurumdan getirip unvan verdiklerinin hepsi FETÖ'cü diye işten atılır, o bürokratın tam yetkili olarak görev yaptığı kurum en fazla FETÖ'cü tasfiyesinin yapıldığı kurum olarak dikkat çeker, ama o bürokrata verilen ceza Merkez Valisi olarak atanmaktır...

 

FETÖ'nün güçlü olduğu tarihlerde yasal olan toplantılarına katılan kamu personeli FETÖ'cü diye işten atılırken, FETÖ'nün en büyük organizasyonunu olan "Abant Platformu"nun müdavimleri bürokrasinin zirvesinde yer alır...

 

Masasında örgüt liderinin kitabı bulunan kamu görevlisinin işine son verilir, ama bir çocuğuna Fethullah, diğer çocuğuna Gülen ismini veren Vali FETÖ'cü olmadığı için görevine devam eder...

 

Ve FETÖ ile mücadele bu minvalde sürer...

 

Ama bir soru düşünen zihinleri sürekli meşgul eder; FETÖ ile Mücadele ediliyor mu?

 

FETÖ elebaşı ABD'de villasında... Fetönün ileri gelenleri; Emre Uslu, Önder Aytaç, Adil Öksüz, Ekrem Dumanlı, Hakan Şükür, Osman Özsoy, Onlarca General Albay, Zekeriya Öz ile Celal Kara başta olmak üzere onlarca savcı hâkim yurt dışında... Yakalananlar orta ve alt kademe... Örgütün tepesi büyük ölçüde yurtdışına kaçtı... Bazıları kabuk değiştirdi... Yurtdışı örgütleri ayakta…

 

Son zamanlarda; mağduriyet edebiyatı yapılmaya başlandı. Yakalananlardan Bülent Arınç'ın, Kadir Topbaş'ın damatları ve Mehmet ALTAN beraat etti, Ahmet Altan tahliye oldu.. Bazı muhalefet ileri gelenleri de demokrasi (!) adına tutuklu veya kaçak bazı Fetöcü gazetecileri basın özgürlüğü adına savunuyor…

 

Fetö Borsası” iddiaları gündemden hiç düşmüyor… Bazı gazeteciler, FETÖ mensubu olduğu için işten atılanların göreve başlatılması için aracı olduklarını itiraf ediyorlar.

 

15 Temmuz şehitlerinden Erol Olçok'un eşi ve Abdullah Tayyip Olçok'un annesi olan Nihal Olçok yaşadığı hayal kırıklığı ile "Bu hızla benim hapse girişimi görürsünüz, çünkü ibrelerin yönü değiştirildi. Belli mi olur, burası Türkiye! Dua edelim de şehitlere tazminat davası açılan ilk ülke olarak tarihe geçmeyelim." Diyerek, FETÖ ile mücadelenin geldiği noktaya işaret eetti.

 

Sessizce de olsa şu soruya kendi kendinize cevap verin: Sizce FETÖ ile mücadele ediliyor mu?

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fazlı Köksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Yıldırım DAĞDAŞ - Fetö ile gereği gibi mücadele edilmediği gibi Fetö ile ilgisi olmayan garip gureba takımı mağdur ediliyor. Fetö'cüler tarafından soruların çalındığı yıllarda işe girenlerin çok büyük bölümüne bir şey olmadı. Medyadan öğrendiğimize göre Fetö borsası vasıtasıyla zengin olanlar çoğalmış. Verdiğiniz örnekler de işin vahim olduğunu gösteriyor. Yazınız konuyu net bir şekilde özetlemiş. Teşekkür ederim.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Haziran 06:41
03

Enver Ergüven - Bu soruyu gerek sessiz ve gerek sesli olarak kendimize sorduğumuzda alacağımız cevap; hayır, kısmen, yanlış, yanıltıcı, taraflı, kollayıcı vb. olur herhalde diye düşünüyorum. Yine çok önemli bir konuyu ele almış ve yazmışsınız, kaleminize sağlık.....

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 12:26
02

Mustafa Yalçın - Vahim olan esas husus, FETÖ cü olmadığı açık olanlara FETÖ cü muamelesi yapılmasıdır. Bu çok ince bir hiledir. Böylece, bir yandan fetö ile mücadele yapılıyormuş gibi görüntü verilir iken, gerçek fetö'cüler gizlenmekte ve fetöcü olmayanlar sindirilmektedir : "Bakın biz halâ etkin görevlerdeyiz ve sizlere zarar verebiliriz" denilmektedir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 11:12
01

Musa Can - Başkan kalemine sağlık güzel bir konuya parmak basmışsın ancak dediğin gibi gerçek fetöcü devlet kademelerinin yine en üst kademelerinde durmaya bürokrasinin içinde siyasette hatırları sayılır yerlerde devam etmektedir.yani anlayacağın olan yine garibanın çocuklarına olmuştur

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Haziran 10:55