Dokunmayın, çekin ellerinizi!!!

Bugün ülkemizin gerçekten önemli bir sorunu var... Çocuk istismarı..!

Son 3 yılda 13 bin çocuk istismar mağduru... Ve bu madalyonun sadece bilinen yüzü. Ya bilmediklerimiz, haberdar olamadıklarımız, görmezden - bilmezden - duymazdan geldiklerimiz..!

Eşeğe, tavuğa, kediye, köpeğe tecavüz edenlerin, “ Kadın yoktu “ demesi, çocuklara tecavüz edenlerin , “

Şeytana uydum, nefsime yenildim “ demesi, “ Açık giyinen kadın tecavüzü hak eder” diyen imam... Daha yüzlerce, binlerce örnekleri olan kanayan yaralarımız ve çocuk istismarı...

Verilerle de çocuk istismarını gözönüne serecek olursak :

Son 10 yılda çocuk istismarları yüzde 700 arttı. Adliyelerdeki 4 istismar davalarından biri çocuklarla ilgili. Dünyada da durum farklı mı dersiniz, nerdeee..! Dünyada da son 4 yılda çocuklara yönelik taciz, şiddet uygulamaları yüzde 90 arttı. Tecavüzcülerin ancak yüzde beşi ortaya çıkarken, yüzde doksan beşi yine gizli kaldı.

Biz hangi ara bu kadar insanlıktan çıktık, hangi ara insanlığımızı tamamen unuttuk, yitirdik..?!

Gün geçmiyor ki, çocuklarla ilgili can alıcı haberler almayalım. Gün geçmiyor ki, içimiz yanmasın, yerle yeksan olmayalım...

                                  *

              BİR BİLENE SORALIM

Konuyla ilgili uzman bir görüşü, sizlerle paylaşmakta fayda görüyorum...

Prof. Dr. Selçuk CANDANSAYAR : “ Çocuklara yönelik cinsel eylem söz konusu olduğunda taciz mi, istismar mı, tecavüz mü tartışması yapmak ne bilimseldir ne de ahlaki. Bir çocuğa yönelik cinsel saldırı, saldırının niteliği ne olursa olsun tamamlanmış tecavüz olarak anlaşılmalıdır.
       Çocuklara yönelik cinsel saldırı yapanların tümünün pedofili hastaları olarak görülmesi bilinçli ya da bilinçsiz bir çarpıtmadır. Aynı şekilde erkek çocuklara cinsel saldırıda bulunan saldırganların da eşcinsel oldukları kabulü saptırmadır. Pedofili bir ruhsal hastalıktır ama çocuk tecavüzü faillerinin tümünü kapsamaz..!

Kaba gerçeğe bakıldığında çocuk tecavüzcülerinin sıradan, ortalama, erkekler olduğu açığa çıkar. Öğretmen, polis, manav, doktor, asker, imam, siyasetçi diye bütün meslekler sayılabilir. “ diyor...

*

İNSAN OLMAK

Farkındayım lafı çok uzattığımın. İlle de ; üstüne basa basa, altını çizerek, vurgulayarak demek istiyorum ki, “ Önce insan, önce insan, önce insan”...

Önce insan ol, sonra var ne olursan ol..!

Anlaşılıyor ki ; her şeyden önemli olan, asıl mesele, “ İNSAN “ olabilmek... İnsan olamadan hiç bir şeyin ne önemi ne de değeri var, olmamalı da..! İnsan olamadıktan sonra doktor, mühendis, polis, öğretmen, vali, öğretim üyesi, profesör, siyasetçi, imam, armatör vb. olmuşsun ne kıymeti, ne hükmü, ne önemi var..!

Zira ; daha geçtiğimiz yıl değil miydi, bir profesörün, bir video konferans sırasında kameraların açık olduğunu unutup "Kızların resimlerini de görüyoruz böylece, çaktırma" demesi..!

İnsan olmak şartı aranmalı ilk evvel, gelirse daha sonradan gelmeli ünvanlar, meslekler...

Hele hele, cinsiyetle gündeme hiç mi hiç gelinmemeli..! Çünkü cinsiyet de değil önemli... Cinsiyet evrendeki diğer canlılarda da var ; dişi köpek - erkek köpek,dişi kedi - erkek kedi, dişi eşek - erkek eşek, dişi maymun - erkek maymun gibi... Örnekleri çoğalttıkça çoğaltabiliriz...

Erkeklik - dişilik cinsiyettir, doğuştan var olan, asıl  “ İnsan” olmak meziyettir, kişilik kazandıran..!

Dünyaya insan kılığında gelip de, insan olarak var olamamak, insan olamamak en ağır ceza, en büyük utanç olsa gerek..!

Kısacası ; insan olamayan hiç kimse olmasın anne - baba, doktor - hemşire...

Hoca da olmasın koca da..!  Ve müsade edilmesin, insan olmadan önce başka bir şey (!) olmaya..! Nasıl ki ; araç kullanmak için ehliyetimizin olması gerekli ve ehliyet için de sınavdan geçmeliyiz. Yaşarken de “ İnsanlığımız  “  olmalı ve hele hele anne - baba olmak için mutlaka bir sınava tabi tutulmalı anne - baba adayları ... Önüne her gelen dünyaya çocuk getirmemeli. Belli şartları, belli ölçüleri olmalı...

                    *

ÇOCUKLARA “ SES, NEFES “ OLALIM..!

                Son olarak, sözü konunun uzmanına bırakıyorum : “ Önemle belirtmek gerekir ki, cinsel istismar eyleminde bulunmak failin hastalığı değil, suçudur. Bu eylemler failler tarafından iradi olarak işleniyor ve tüm sonuçları öngörülebiliyor. Failler, davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahipler ve onların bu suçu işlemesinin nedeni cinsel dürtüleri değil, şiddet eğilimleri ve kadına çocuğa yönelik bakış açıları.

Bu suçlarla mücadele ancak çocukları ve kadınları eşit hak sahibi bireyler olarak kabul edip, erkek egemen sistemin tüm toplumda ve devlette yarattığı ezberin bozulması ile mümkün olabilir. “

                      *

Bir çocuğun çıkaramadığı, “SES“ alacakları “ NEFES “olmalıyız... Seslerini, nefeslerini kesenler değil..!

Bizler eğer bugün susarsak, çareler aramazsak, önlemler almazsak yarın konuşacağımız bir ülkemiz, bir Türkiye kalmayacak..! Bugün istismara uğrayan çocuklardan, yarının geleceğini teşkil etmesini beklemek mümkün müdür ..?

Kimse kimseyi sevmek zorunda değil..! Ancak ; kimsenin kimseye zarar verme hakkı da yok, hele hele de çocuklara..!

Bulaşmayın, artık uzak durun, çekin o pis - kirli ellerinizi kendini savunamayan mazlum - masum çocuklardan...

Dokunmayın, dokundurtmayın da!

Sadece haksızlık ve zulüm etmediğinizde iyi ve adil olmuş olmuyorsunuz, yapılan zulme tepki verip tavrınızı belli etmediğiniz, susup görmezden - duymazdan -  bilmezden geldiğinizde de kötülerden hiç bir farkınız kalmıyor..!

Dünya bugün kötülerin yüzünden değil, sessiz kalan, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen, üç maymunu oynayan iyilerin(!) sayesinde bu halde... Tembel, korkak, vurdumduymaz iyiler(!) de, kötüler kadar suçlu unutmayın..!

Yeter, artık gerçekten yeter..!

Adı üstünde, çocuk onlar, çocuk.! Hep gülmeli bu melekler...   

ÇOCUKLAR

Dokunmayın artık bu çocuklara, bırakın da bundan böyle gülsünler.

Çiçek çiçek açsın umutları yüzünde, izin verin Cenneti yeryüzüne sersinler...        

Güzel olsun yarınları,  bahtları, çınar gibi büyüsün, gürleşsin boy versinler.

Kurtulsunlar topyekün gölgelerden, yüzlerini hep güneşe dönsünler. (B.Soytürk )

“ Bir toplumun asıl ruhunu en iyi gösteren şey, o toplumda çocuklara nasıl davranıldığıdır.”  Nelson Mandela,

Her birinize ayrı ayrı selamlar, sevgiler...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.