Hüseyin’e mektup

Merhum şair Abdürrahim Karakoç bir şiirinde Hasan’a mektup yazarken şöyle diyor: “Mektup yazdım Hasan’a, ha Hasan’a ha sana”. Biz de bugün bir mektup yazalım, dedik ama bir değişiklik olsun diye mektubumuzu Hüseyin’e yazalım. Bakalım kimler anlayacak veya alınacak.

Sadece seçimlerden ibaret olmayan demokrasilerde eleştiri (olumlu ya da olumsuz), itiraz etme ve protesto temel haklardandır. Ayrıca bazı kurumlar işlerin meşru zeminde olup olmadığını denetlemeli ve gerekirse yaptırım uygulamalıdır. Ancak bu söylediklerim temel insan hakları ve özgürlüklerinin kısıtlanması manasında anlaşılmasın, kastım millet adına devlete ait olan şeylerin korunması ve kollanmasıdır.

Sizi desteklemeyen herkese bir yafta yapıştırıyorsunuz. İyiyi kötüyü sizden olup olmamaya göre değerlendiriyor ve sonunda haddi aşıyorsunuz. İçeriden düşman gördüklerinizi medyayı da kullanarak aşağılıyorsunuz.

Haksız olan bir gün haklarını alır mı? / Bu dünya da sana bana kalır mı?

Gelen gider de giden gelir mi? / Tarzınızı beğenmedim Hüseyin.

Önemli bir göreviniz var, biliyorsunuz. Bu da Allah’ın emirlerini yani farzlarını açıklamaktır. Kimseye yaranmak durumunda olmamalısınız. Asıl meseleleri ayet ve hadisler ışığında açıklamalısınız. Ancak bazen şunu görüyoruz: Birilerinin etkisiyle ve elinizdeki imkanları kaybetmemek adına bundan taviz veriyorsunuz. Halbuki toprağın üstü kadar altının olduğunu yani hesabı en iyi siz biliyorsunuz.

Herkes bir gün yaptığını görecek / Sanma kötülük hep böyle sürecek

Bak Melekler defterini dürecek / Farzınızı beğenmedim Hüseyin.

Elbiseleriniz örtmesi gerekenleri örtmüyor çünkü asıl elbise takva elbisesidir. Yani yaptıklarınızdır ölçünüz giydikleriniz değil. Bir bakıma şekli davranışlarınız asıl kusurlarınızı örtmez. Taktığınız bir kravatla veya sarıkla yaptığınız haksızlıkları, adaletsizlikleri gizleyemezsiniz. Mevlana’nın deyimiyle elbisesinin eteği uzun bir çıplağa dönmemek gerekir.

Görünüşe değil manaya bak sen / Söze lafa değil binaya bak sen

Haktan ve hukuktan yanaya bak sen/ Terzinizi beğenmedim Hüseyin.

Yanlışın tersinden doğruya gidilmez. Birilerine kızıp onun karşısındaki desteklemek sizi aklamaz. Sadece kişilerin sizi kurtaracağını zannetmeyin. Çünkü zamanı geldiğinde, güçlerini kaybettiklerinde onlar da kendilerini kurtaramayacaklar. Hani atalar diyor ya: “Ağaca dayanma çürür, insana dayanma ölür.”

 Onu günahsız diye sunuyorsun / Birkaç hareketine kanıyorsun

 Niçin boşu boşuna yanıyorsun? / Arzınızı beğenmedim Hüseyin.

Aşı meselesi

Bir türlü rayına oturmadı. Her kafadan bir ses çıkmaya devam ediyor. Mesela şöyle bir paylaşım gördüm. Aşı olmayanlar devleti zarara uğratıyormuş. Peki, sigara içenler ve satanlar devleti ne kadar zarara uğratıyor? Devlet işlerini doğru planlamayanlara ne dersiniz? Hatta soğukta dışarı çıkıp üşütenler de zarara uğratıyor mu? GDO’lu gıdaları üretenler, ithal edenler veya hazır gıdalara koyulan maddeler çok mu masum? Ben hala aynı görüşteyim aşı olmak tercih meselesidir ve tercihlere saygılı olmak gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Dağdelen Oğlu - Ee ne kaldı benim aklımda bu yazıdan geriye

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Temmuz 23:50