Yargı paketi ne getirdi?

Kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 14 maddeden oluşan birinci bölümü, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Güzel ülkemin her şeye vakıf olan (!) insanı elbette ki hukuka da vakıf olduğundan, bu hukuki gelişme hakkında da yorum yapan sayısı gereğinden fazla olmuş. Oysa yargı paketi ile alakalı yorumu bırakın halktan birinin yapmasını, hukukçu kimliği olmayan bir siyasetçinin yapması dahi isabetsizdir.

Çok konuşulan o meşhur kısım “Katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi, kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanmasına bağlı hale getirilecek.” şeklinde aktarılan 13. Madde.

Katalog suç ne demek? Somut delil ne demek? Tutukluluk ne demek?

Bu kavramları bilmeden yorum yapıyor olanları cehalet özgüvenlerinden ötürü tebrik (!) ederim zira ben bile doğru olmuş, yanlış olmuş diyemedim. Nedenini şöyle açıklayayım:

Katalog suçlar, CMK 100/3 düzenlemesinde sınırlı sayıda listelenmiştir.  Bu suçların en önemli özelliği, bu suçlardan birisinin işlenmiş olması halinde şüpheli veya sanık için tutuklama nedenlerinin var kabul edilmesidir. Yani eğer şüpheli veya sanık katalog suçlardan birisinden ötürü cezai sürece dahil olmuşsa hakim tutuklama nedenlerini araştırma yükümlülüğü bulunmadan tutuklama kararı verebilir.

Halkımız tutuklama kararını duymaya neden böylesine meraklı bilmiyorum ama tutuklama toplumda bilindiği gibi bir cezalandırma yöntemi değildir, hatta bu manaya gelecek bir hal kararın ne denli yanlış olduğunu ortaya koyacaktır. Çünkü tutuklu beraat edebilir, ya da tam tersi tutuksuz yargılanan için mahkumiyet kararı verilebilir. Oysa koruma tedbirlerinin tümü (yakalama/gözaltı/tutuklama vb.), bireyin temel hak ve hürriyetlerine müdahale teşkil eder. Somut kaçma şüphesi yokken ya da delilleri karartma olasılığı yokken şüpheli için “tutuklama” kararı verilmiş olmasının mantıklı bir yanı zaten yoktur.  Özetle, “tutuklama” son çare tedbiri olmalıdır. Son zamanlarda sıklaşan hukuk garabetlerini, temel hak ve hürriyetlere müdahale hallerini ekseriyetle eleştiren biri olarak, tutuklama kararı için somut delil bulunması gerektiğini öngören yeni yasal düzenleme hukuk çerçevesinden bakıldığında standart üstü bir yaklaşım getirdiğini düşünüyorum.

Artık ülkemiz adalet taneciğine dahi ihtiyacı olan bir ülke olduğundan ben, böylesine bir adımı bile desteklemeden edemedim. Tabii destekliyor olmamın tek şartı, değişikliğin bu hal ile sınırlı kalması!

Genelleme yapıyor olmaktan üzüldüğümü belirterek, “Bir kereden bir şey olmaz (Ensar Vakfı skandalı için), tecavüze uğrayan doğursun gerekirse devlet bakar, mağdure tecavüzcü ile evlendirilsin vb.” şeklindeki cümleleri kurabilecek zihniyete sahip isimleri barındıranlar yine bu zihniyete hizmet edecek kanuni düzenlemelerin önünü açmak adına, faili rahatlatacak bir adım atmış olduğu olasılığını düşünmek dahi istemiyorum.

Yargı paketi ile alakalı birçok soru aldığım için bir sonraki yazımda yine bu konudan bahsetmeye devam edeceğim. Tüm sorularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum. 

[email protected]

Berna Çatalbaş Saroğlu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder

# Devlet

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Dağdelen Oğlu - Ne getirdi?

İnci boncuk.

Kime kime?

Sana bana.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 14:50