Vaktin hakkını vermek

Her vaktin bir hakkı vardır ve bu insani, vicdani ve (Müslümanlar için ayrıca) İslami bir sorumluluktur. Vaktin hakkı bazen adalet, bazen merhamet ve bazen de karşı durmayı gerektirir. Tabii ki bu hakları bilmek ve uygulamak için doğru bilgiye, bilince, sağlam bir iradeye ihtiyaç vardır. Ayrıca maddi ve manevi güce de ihtiyaç vardır. Bunun için de öz(gür) bireyler yetiştirmeliyiz, birilerine bağımlı kula kul olan bireyler değil. Bu bağlamda Milli Eğitimimizin amacı şu olmalıdır:

1-Vatanına, milletine, ülkesine, değerlerine, geçmişine, annesine, babasına vs. bağlı olan ama hiçbir kişiye, kuruma bağımlı olmayan, gerektiğinde tavır koyabilen;

2-Toplumuna ve kendinin başarısına güvenen, gerektiğinde dağları delebileceğine inançlı ama her türlü batıl düşünce ve hurafelerden uzak duracak şekilde dirençli olabilen;

3-Kendi ayakları üzerinde durabilen özgüvenli olan ama herkese (veya kendi grubu dışındakilere) burun kıvıran ve kibirli olmayan;

4-Değişime, dönüşüme açık ileri görüşlü olan ama her türlü rüzgâra kapılmayacak kadar da tutarlı olan yani rüzgârın önünde bir yaprak olmayan; dört dörtlük bireyler yetiştirmek.

Şimdi bu açıdan bakıldığında her vaktin manasını kavrama ve ona göre davranmanın birkaç örneğini verelim:

Şayet bir kurumun veya kuruluşun başında isek (özellikle resmi olanlar) gerekli ve yeterli gayreti göstermek önemli bir görevdir-sorumluluktur. Çalışanları yönetmede, işe alımlarda, ihalelerde kılı kırk yaran bir adalet görevde bulunduğunuz vaktin bir hakkıdır. Bu görevi yerine getirecek bilgi ve donanıma veya güce (mesela hastalık veya yaşlılıktan dolayı) sahip değilsek görevi bırakmak da önemli bir erdemdir. Koltuğa yapışmamak lazım yani. Ayrıca işin ehli olan ve konunun uzmanı olanlara danışmak olmazsa olmaz şartlardandır.

Bir Müslüman için bazı vakitler özel görevler gerektirir. Namaz, oruç, zekât, hac, kurban gibi ibadetler şartların oluştuğu her vakitte Müslümana sorumluluklar yükler ve aynı zamanda kişiler yaptıkları bu ibadetlerin hakkını vermelidirler, üstünkörü (yalaş bulaş) yapılmamalıdır.

Vatanın, milletin, inancın korunması adına bir görev vakti geldiğinde o vaktin hakkını vermek de herkesin üzerine düşen ortak bir sorumluluktur. Vakti geldiğinde askerlik yapmak, vergi vermek veya herhangi bir görevde isek işimizi iyi yapmak çok önemlidir. Özellikle eğitimciler, din görevlileri, medya kuruluşları, muvazzaf askerler, polisler vs. Say sayabildiğin kadar. Ben kendi adıma askerliğini para karşılığı yapmayanların durumunun adalete sığmayacağını düşünüyorum. Buna müsaade eden (birkaç kuruş gelir için) yöneticilere de hakkımı helal etmiyorum.

Vaktin hakkını veremeyen veya bazı menfaatler karşılığı bilerek vermeyenler sonunda kendi haklarının yendiğini göreceklerdir. Belki bu dünyada işin içinden sıyrılabilirler ama ilahi adaletin hesabından kurtulamayacaklardır.

Bugünkü şartlarda en önemli vakit oy kullanmak üzere kabine girdiğimiz vakittir ve bu vaktin hakkını vermek çok önemlidir. Geçici durumlar için değil milletin geleceği adına en doğrusu seçilmelidir. Bilerek yanlış seçimlerin zincirleme etkisi vebalimizi artıracaktır. Ama ben bilmiyorum, diyorsanız o halde araştırın, soruşturun, en azından iki kere üst üste aynı hatayı yapmayın. Aksi halde sonucun ceremesini hep birlikte çekeriz, bazıları ise (hani senin uğruna yanlışa evet dediğin kişiler) her durumda kârlarını yaparlar yani onların keyifleri yerindedir.

Zam(an) oyunları

Sendikaların devlet ile yapacağı pazarlıklar başlıyor. İki yıl için yüzde kırk civarı bir istekleri var. Belli ki onarların mutfak enflasyonundan haberleri yok. Ülkenin önemli bir kısmının açlık ve fakirlik sınırını altında olduğunu da görmezden geliyorlar. Çünkü onların çoğunun amacı müntesiplerinin haklarını korumak değil, kendilerinin ve yakınlarının elde edeceği makamlardır. Ben zammın bu kadar bile olmayacağını düşünüyorum ancak bu dönemin içinde bir seçimin oluşu bazı manevraların olabileceğine yöneltiyor beni. O zaman seyreyleyin medyadaki gümbürtüyü. Ama ben sadece Ayçiçek yağındaki artışı göz önüne almanızı öneriyorum. Aman dikkat, oy-una gelmeyin.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.