Değerleri yitirmek, sosyal medya ve kriz yönetimi

Günlerdir işi, gücü bıraktık gözümüz kulağımız medyada. Ülkemizin her yerinde devam eden yangınları acıya eşlik eden korku, üzüntü, şaşkınlık içinde izliyoruz. Kaybettiğimiz değeri yerine koymak için onlar hatta yüz gibi yıllara ihtiyacımız olduğunu kavradığımızda ise acımız ve üzüntümüz onlara yüzlere katlanıyor. Atadan, dededen kalmış ve içinde yüzlerce yılda biriktirdiğiniz değerler olan bir evde yaşadığınızı düşünün. Kullandığınız eşyalar, bir örneği daha olmayan duvarlardaki biriktirdiğiniz fotoğraflar, her odasına sinen kokular, ata yadigarı halılar, mobilyalar her köşesinde aile fertlerinin biriktirdiği anıların izleri ve yaşanmışlıkları olsun. Bir gün veya bir gece aniden çıkan bir yangında bütün bu varlık ve manevi değerleri kaybettiğinizi düşünün. Bir daha geri gelmeyecek olan eve mi üzülsek, her köşesinde biriktirdiğimiz anılara mı üzülsek, içindeki ata yadigarı eşyalara mı üzülsek, duvarlarındaki bir örneği olmayan resimlere mi üzülsek işte bu durumdayız…  Bence hiçbiri diğerinin önceliği olamaz çünkü hepsi kaybedilen ayrı bir değer olduğu için seçemez ve hepsine aynı derecede üzülürüz.

Günlerdir yalnızca ormanları değil ülkemizi yani evimizi biriktirdiğimiz tüm değerleri (doğal hayat, ülkemizin ve insanlarımızın maddi manevi varlıkları) neden kaybettik diye iç geçiriyoruz. Onları yeniden yerine koymak için paranın yetmeyeceğini onlarca yıllara ihtiyacımız olduğu gerçeğini düşündükçe içinden çıkılmaz bir durumla karşı karşıya olduğumuzu özümsüyoruz.

Her evin, her çevrenin, her ülkenin zaman zaman geçirdiği ve geçireceği krizler olmuştur. Ortak aklın egemen olduğu ve kriz yönetme becerisi ve hazırlığı olanların bu durumları en az zararla atlattığını çevrenizde yaşayan aileler ve diğer ülkelere baktığınızda yakından gözlemlemiş olursunuz.

Başımıza gelen her olay ve beladan ders çıkarıp gereken tedbirleri almamışsak bu gün ormanlarımıza olduğu gibi her alanda kaçınılmaz son bizi bekliyor olacaktır. Ülkemizin bu krizi gerektiği gibi yönetememiş olduğu ortadadır.

Sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve tarafların kendilerini konumlandırdığı eskide kalması gereken,  modası geçmiş siyasi, ideolojik referansları ve birtakım gelecek hesapları ile olaya bakarak bu çerçevede çözüm aramaları ortak aklın önündeki en büyük engel olarak karşımıza duvar örüyor.  Ormanlarımıza, içindeki canlı hayatlara ve maddi manevi varlıklarını yitiren insanlarımıza hiçbir faydası olmuyor, ateş düştüğü yeri yakıyor.

    Sosyal medyadan her türlü bilgiye ulaşıyor olmanız yeterli değildir. O bilgileri süzemiyor, analiz edemiyor sentez yapamıyorsanız, siz de kaosun değirmenine su taşıyor olabilirsiniz. Bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu dünyada asıl olan bilgiye ulaşmak değil onu süzecek düzey ve yeterliliğe sahip olmaktır. Türk halkı yüzlerce merkezden gelen kirli bilgi yığınını analiz edip sağlıklı bir karar veremeyecek duruma getirilmiş durumda.

  Herkesin aklına başına devşirmesi, vakit kaybetmemesi,  siyasi ideolojik referanslardan kurtulması bakış açılarını değiştirmesi, birtakım gelecek hesaplarını bir tarafa bırakması ortak aklı inşa etmesi ve bu çerçevede bir bütün haline gelmesi gerekeni yaparak bu beladan en az zararla kurtulması en büyük dileğimizdir.

   Bu gün aklını başına devşirmeyenleri tarih not edecek ve Türk halkının hakemliğine tevdi edecektir. Kaygımız ve kavgamız bu uğurda olmalı gelecek nesillere bırakacağımız ülkemiz adına olmalıdır. Türk halkının ortak aklına ve vicdanına hizmet etmeyen hiçbir bilgi, haber ve eylem milletimizin sağduyusu ve ferasetine fayda sağlamayacağı gibi sonuca da olumlu bir etkisi olmayacaktır. Altında başka mana aramak abestle iştigal ve ülkemiz ve gelecek nesillere yapılacak en büyük kötülüktür. Hesap günü geldiğinde kimin az kimin çok sorumluluğu olduğuna bakmadan herkese gereken faturayı Türk halkı zaten kesecektir, bu böyle biline.

   Sevgili Ayten ALPMAN’ın seslendirdiği ‘’Bir Başkadır Benim Memleketim ‘’şarkısını çok sever ve ülkemizin her yanındaki havayı, suyu, toprağı, dağları, çobanları hayal ederek dinler her mısrasında ayrı bir mutluluk hissederdim. Şimdilerde kendim dinlemekten imtina etsem de kulağıma çalındığında, ülkemizin ve insanlarımızın kaybettiği maddi ve manevi varlıklar gözümün önüne gelecek, hiçbir şey yapamadığımız binlerce canı düşünecek,  çok üzülerek dinleyeceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder

# olay, haber

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.