Babaaaa

 

40 Yıl kadar oldu.

Adamın biri, 25 yaşlarında olan oğlu için kahveciye tembih etmiş; Benim oğluma kâğıt ya da tavla verme.

Kahveci de;

-      Abi bi zahmet oğluna kendin söyleyiver. Ben müşterime öyle bir şey söyleyemem.

Adam da;

-      Ver de göreyim hadi! Diyerek çekmiş gitmiş.

Ertesi akşam bizim 25 yaşlarındaki delikanlı birkaç arkadaşıyla gelip kahveye oturmuş. İçlerinden biri de kâğıt istemiş ve başlamışlar oyuna.

Oğlunu oyun oynarken gören adam da baskın yaparcasına kahveye doğru koşmaya başlamış. Onu gören kahveci ise dışarı çıkarak adamı sakinleştirmek istemiş. Okkalı bir yumruk yiyince sırt üstü yere düşmüş.

Biz de birkaç arkadaşla tam da onların karşısında oturmuş çay içiyorduk.

Orası bir anda karıştı.

Oturduğum yerden fırladım.

Adamın arkasından iki kolunu da kilitleyip geri çekerken, bir çığlıkla dünyaların başıma yıkıldığını hissettim..

4- 5 yaşlarında bir kız çocuğuydu.

Babası söz vermiş; ‘Yarın akşama doğru kahveye gel, istediğin o oyuncak bebeği alacağım sana!’

Ne var ki oyuncak bebekten önce babasının bir yumrukta yere yıkıldığını görmek varmış kaderinde.

-      Babaaa, diye attığı çığlık belli ki ondandı.

İlk işi yerde toz toprak içinde yatan babasının üstüne atılıp ona sarılmak oldu.

-      Babammm..

Sonra birlikte kalkmaya başladılar.

Bir yandan babasının üzerindeki tozları silkeliyor, bir yandan da hıçkıra- hıçkıra ağlıyor ve soruyordu;

-      Babama kim vurdu?

Babası günlük yevmiye ile geçinen bir arkadaştı.

Öyle ahım şahım bir durumda da değildi.

Her nasılsa bir arkadaşının elinde gördüğü bir oyuncak bebekten istemişti minik kız..

Babası kolundan tutup içer aldı onu.

Ve bir masaya oturtup, ocak tarafından aldığı oyuncak bebeği de masasına koydu.

O bebeği kaç gece rüyasında gördü bilinmez.

Ama babası az önce yediği yumrukla sırt üstü yere düşmüştü.

O yüzden midir bilmem, o oyuncak bebek hiç de umurunda değildi.

Gözleri uzunca bir süre boşluğa doğru baktı durdu.

Sonra bizim kahveci önlüğünü çıkararak kızının elinden tutup eve doğru yürümeye başladılar.

Oyuncak bebeğini göğsüne bastırmış yürürken, kalabalık içindeki onlarca kişiye tek tek soruyordu;

-      Babama kim vurdu?

Ağlayan sadece o değildi.

Bir çocuğun gözyaşının bu dünyadaki bedeli nedir sizce?

Kızının gözünün önünde bir yumrukta yere serilmek nedir?

Nasıl bir duygudur, söyler misiniz?

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder

# oldu

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.