22 yıl önce bugün

            Aradan koca yirmi iki yıl geçmiş olsa da her 17 Ağustos günü bizim ve bizim gibi depremzede evlerinde bire bir 17 Ağustos 1999 günü yaşanır. Bu bugün de böyle, ömrü olan için 2041 yılında da aynen bu şekilde olacak.

            17 Ağustos 1999 günü sıradan bir gün olarak başlamıştı… Kimi uyumaya hazırlanıyor, kimi sabah ne yapacağını planlıyor, kimi ise yıldızların altında gelecekle ilgili hayaller kuruyordu…  Taa ki, ‘Asrın felaketi’ diye adlandıran 1999 depremi saat: 03:02 sularında kapımızı çalana kadar… O an her yerden ağlama sesleri gökyüzüne yükseliyor herkes depremin yıktığı betonların arasından kurtulmaya çalışıyordu… O betonların altında ne hayaller, umutlar, ne canlar kaldı… Gün ağarmaya başladığı zaman yüzlerdeki korku ve hüzün daha net okunuyordu…

            Deprem, bir çoğumuzun hayatını değiştirse de evinden barkından etse de sadece depremi yaşayanla deprem ve can kaybı, acısını yaşayanın arasındaki fark bana göre oldukça büyük… Örneğin, bir bardak kırdığımız zaman kırılan cam parçacıkları elimizi kesmez canımızı yakmazsa o anı bir dakika sonra unutup hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edebiliriz. Ancak cam parçacıkları elimizi keserse acımızdan o anı çabuk unutamayız… İşte depremde can kaybı olanla olmayanın arasındaki fark böyledir… Çünkü can kaybı olanlar hala ağlıyor her 17 Ağustos’ta o günü tekrar yaşıyorlar…

            Ben 17 Ağustos’u çocuk denilen yaşta yaşadım… Depremin, ‘d’sinden haberim yokken depremin yıktığı betonların altında kalmışım… O esnada içimden ‘Abimle yattığımız ranza kırıldı ama korkulacak bir şey yok babamlar ranzayı kaldırıp beni alacaklar ve bende uykuma devam edeceğim’ dedim… Ancak babamın ‘Ömer sus, Yusuf’u duyayım’ dediğinde kötü bir şeyler olduğunu, anladım… Anladım ama depremmiş enkazmış yine aklıma gelmiyor. Hatırladığım kadarıyla babam sabah ezanı vakti bana benden biraz sonra da kardeşim Yusuf’a ulaşmıştı. Gün doğduğu zaman beş kişilik çekirdek aile olarak hepimiz enkazdan çıkmıştık… Çıkmıştık ama kardeşim Yusuf’un kalbi artık atmıyordu… Ölümün soğukluğunu ilk o an hissetmiş acısını ise ilk o an tatmıştım…

            Depremden bu yana tam yirmi iki yıl geçti… Her birimiz, 17 Ağustos 1999’dan arda kalan izlerle yeni bir başlangıç yaptık… Acılar unutulmasa da kendimizi avutup hayata devam ediyoruz… Hatta o asrın felaketini gören bu millet, hayata çok normal bir şekilde devam ediyor. Kalpler tüm hızıyla kırılmaya devam ediyor mesela. Gençlik, camileri yavaş yavaş terk ediyor, genç kızlar ise tesettürü öksüz bırakmaya devam ediyor.

            Yirmi ikinci yıl dönümünde kardeşim Yusuf’u tarifi olmayan bir özlem, 1999 deprem şehitlerimizi rahmet ile anıyor, Allah’ı, neden sıkışınca hatırladığımızı merak ediyorum. Korona, sel, yangın gibi felaketler yetmedi de Allah’ı hatırlamak için deprem mi bekliyoruz? Dilerim felaketler yaşamadan Allah’ı anar Allah’ı buluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

ayhan sarıca - Aynı yerde aynı acıyı iki kere yaşamamak için, sesinizi çıkarın biraz.

Adapazarı YENİKENT' e (en azından devlet daireleri olarak ) taşınmalı. Gelecek olan gelecek ve tam 22 yıldır oyalanıyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Ağustos 14:03
03

Mehmet 1326 - Allah CC bulmak ve yolundan gitmek lazım kardeşim selametle

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Ağustos 05:46
02

Ümit - Gerçekten çok doğru noktalara değilmişsiniz hocam, kaleminize sağlık..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 23:21
01

Nurullah Erol - İnşaAllah buluruz kardeşim.

Twitter: Vicdanın Sesi @gscs2700

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ağustos 14:22