Müslümanın üç hali

Müslüman üç hal üzere bulunur. Bu üç hal Müslüman için olmazsa olmazlardandır ve az veya çok kendinde bulunmalıdır. Bu halleri edinebilmek ve koruyabilmek için sürekli bir çaba içinde olmalıdır. Bu belki de bir Müslüman için cihadın en zor şubelerinden biridir. Bu mücadelede şeytan ve avanesi kişiyi saptırmak adına her türlü yola başvuracaktır. Bundan kurtulmak isteyen Müslüman kendi nefsinin isteklerinin de saldırısına uğrayacaktır. İşte burada ona doğru nakil (Kur’an ve sahih sünnet), objektif bilim ve salim aklın çıkarımları bir mürşit olacaktır. Bu bağlamda Müslümanlara ancak bu kriterlere uygun kişi ve kurumlar yol gösterir. Kimse gökten vahiy alan bir kişi veya teşkilat beklemesin çünkü bu tür vahiy aldığı söylenenlerin kötü hatırası hala zihinlerimizden silinmemişken. Şimdi Müslümanda olması gereken hallere gelelim:
           1-Feraset, önünü ileriyi görebilmek, kendine sunulan seçeneğin gerçek gayesini anlayabilmektir. Bu nedenle size seçenek sunanlar, sizin düşünmenizi istemezler ve dikkatinizi başka yöne çekmek isterler işte buna at gözlüğü derler çünkü atlar gözlüksüz her yönü görürlermiş. İnsanlara takılan at gözlükleri muhtelif oyunlar ve diziler vb. ile takılır ve çoğumuz bunu fark etmeyiz bile. Ayrıca aldatıcılar da Müslümanları aldatırlar ve onlara sadece yüce Allah’ın tekelinde olan cenneti vaat ederler. Halbuki kendileri bu sayede kendileri için bu dünyayı cennete çevirirler.  Bu sebeple onların uçuk vaatlerine kanmamalı Müslüman.  Belki insan birincide aldanır ama iki defa aldanmamalıdır çünkü Peygamberimiz ' Mü'min bir delikten iki defa ısırılmaz' buyurmuştur.
           2-Dirayet, Müslümanın doğru amaçlar için doğru araçlar kullanarak gereğini yapabilmesidir. Ancak aldanan ve yanılan kişi bunlardan gerekli dersi almazsa gaflete düşer, gerçeği göremez ve direncini kaybeder. Yani ferasetiniz açık olmazsa dirayetiniz de kaybolur. Bu durumda ne yapacağınızı bilemez ve hatta sonrasın dönüp arkanıza baktığınızda bunu nasıl yaptım veya yapamadım demeniz muhtemeldir.
          3-Hidayet, kişinin istek ve gayreti, Allah'ın lütfuyla gerçekleşir. Bu kişinin istikamet ve doğru yolda olduğunu gösterir. Hidayet halinde kalabilmek için sırf Allah rızası için çalışılmalı, bir kısım düşük menfaatler için veya güya düşmanı aldatmak için Kur'an ve Sünnet çizgisi terk edilmemelidir. Burada temel kavram ihlastır ve ihlas ise bir şeyi Allah için yapmak ve Allah’ın istediği şeyi yapmaktır. Bu ise istikamet üzere olmayı gerektirir ve sahte istikamet göstericilere aldanmamak gerekir. Bazen Allah için yaptıklarını söyleyenler Allah’ın razı olmadığı şeyleri yaparak bir aldatma içine girerler. Burada insana yol gösteren yol işaretçilerin önemli görevi vardır ancak sahtelerine dikkat etmeliyiz. Peki, bu yol işaretçilerinin sahtesini nasıl ayrıt edeceğiz derseniz, burada onların yaptıklarına ve arkasında olanlara bakmalısınız. Yani her önü açık olanın doğru yolda olduğunu zannetmeyin ve bir de arkasında kim veya kimler olduğuna bakın. Bazen de kimlerle fotoğraf çektirdiklerine bakmalıyız.

Yazmazsak Ne Olacak?

Yazılarımıza yorum yapanlar şunu soruyorlar zımnen: Olumsuz eleştirileri yazmasanız olmaz mı? Peki, yazmayalım yazmazsak ne olacak? Enflasyon düşecek mi, hayat pahalılığı önlenecek mi, yoksa birilerinin yaptığı yanlışların bedelini ödemekle mi kalacak insanlar? Sosyal adalet ne olacak, yoksa adaletin sağlanmasını öbür tarafa mı bırakalım? Yoksa ülkenin kaynaklarının büyük ölçüde aktarıldığı statlarda atacağımız streslerle mi düzeleceğiz? Bize Osmanlı’dan dem vuranlar Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye öğütlerini ne çabuk unutuyorlar veya işlerine gelmediğinde baypas ediyorlar. İsterseniz bu öğütleri tekrar hatırlatalım. Tabii ki anlamak isteyenlere: Ey oğul, artık Bey'sin!
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoş görmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.