Taşlar bile eridi ama

Dini anlatımlarda şöyle bir anekdot anlatılır: Adamın biri çok iyi ezan okumaktadır. Öyle ki bir taşın üzerine çıkıp okuduğunda etkisinden taş eriyordu. Bunu bir Allah dostuna söylediklerinde -şayet o gerçekten okusaydı önce kendi erirdi- cevabını veriyordu.

Biz de yıllarca bu ülkede bizi etkilemeye çalışanları çok gördük ve birçoğu halkı erittiler ama kendileri bir türlü erimediler, eriyemediler. Bazen bir din anlatıcısını gördük ekranlarda veya kürsülerde halka fakirliğin faziletlerini anlattılar ama kendileri lüks bir saltanat sürdüler. Hani asgari ücreti (ki açlık sınırının altındadır) bile şükretmeye layık gördüler. Hatta daha da ileri giderek aslında fazla bile olduğunu söylemekten hiç çekinmediler. Çünkü onların tuzları kuru idi.

Bazen  politikacılar gördük, dinledik. Muhalefette iken halktan taraf görünen ve bu halkı bir simit bir çay hesabıyla ikna eden politikacılar. Her biri iktidara geldiklerinde yine halkı erittiler, onların alım güçlerini zayıflattılar ama kendileri hep semirdiler. İliklerine kadar sömürdükleri halka sanki verecek bir şeyleri varmış gibi her sıkıştıklarında iban attılar. Hz. Ömer’in asgari ücret ne kadar olsun, sorusuna benim maaşım kadar olsun şeklinde anlattıkları anekdotları unuttular ya da unutmuş gibi yaptılar.

        Bazen de bilmem kaçıncı eşinden ayrılmış birinin (şarkıcı, oyuncu vs.) evlilik programı yaptığını ve ailenin önemi üzerine nutuk çektiğini de gördük. İşin daha ilginç tarafı ahlakı ayağa düşmüşlerin millete ahlak örneği olarak sunulduğunu da gördük. Hani eskiler böyle bir durumda kaldıklarında derlerdi ya: Ne günlere kaldık? Yazımızın bu bölümünü bir ayetle bitirelim:

 “Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.” (Bakara-74)

Hatırla!

Yine bir maaş zammı vakti idi. O zamanki prosedür gereği sendika temsilcisi ile bir görüşme yapılacaktı. Hükümetin başında rahmetli Erbakan vardı (54. Refahyol hükümeti). Görüşme öncesi sendika temsilcisi gazetecilere beyanat veriyordu doğal olarak. Sonuçta taleplerini izah ederken %30 zam istediklerini ve aşağısını asla kabul etmeyeceklerini kesin bir dille vurguluyordu. Yoksa meydanlara çıkıp dünyayı onlara dar ederiz, diyordu. Sonra malum görüşme başladı ve hükümet adına taleplerinin ne olduğu sorulunca taleplerini hükümete ilettiler ve Merhum Erbakan onlara mealen şu tarihi cevabı veriyordu: Ne kadar az istiyorsunuz, siz temsil ettiğiniz üyelerin hakkını böyle mi koruyorsunuz? Halbuki biz %50 zam öngörüyorduk. O dönemi hatırlayanlar varsa, hatırlayamayan veya bilmeyenlere bir anlatsın.  Sadece çalışanlara değil emeklilere ve tarımdaki taban fiyatlara yapılan kimsenin hayalinde bile olmayan zamlar bilinen bir gerçektir. Ayrıca o zamanki muhalefet ve bazı malum çevreler nereden bulacak bu parayı, diyorlardı. Ancak sonraki gelişmeler gösterdi ki hem para bulundu hem de hazine dolup taşmıştı. Bu arada bu halkçı hükümetin en etkili düşmanı da malum cemaatti. Hatırladınız mı? Buradan şu iki sonucu çıkarmamız mümkündür:

1-      Sendikaların çoğu aslında kendi şahsi çıkarları için çalışan veya yetkililerle danışıklı dövüş yapan sarı sendikacılardır.

2-      Halk aslında ilk hakkını arama işini sandıkta başlatmalıdır. Sahte yön göstericilere aldanmadan gereği yapılmalıdır yani.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.