BUNLAR ARTIK ALLAH’I ARAMAYA BAŞLADI

 Bilgi çağının yaşanması sebebiyle, teknolojik gelişmeler de süratle artmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda Allah’ın kullarını kontrol altına aldıkları gibi, yönetiyorlar. Sanal zekâ çalışmaları bundan dolayı biteviye devam etmektedir.

 Gerek teknolojik, gerekse biyokimya gelişmeleri ile artık insanların karakterleri, düşünceleri kolaylıkla tespit edilmektedir. Cep telefonlarındaki gelişmeler hızla devam ederken, daha da ileri safhalara ulaşılacak ve belki de aldığımız nefes bile bilinir hale gelecektir.

 Evrende hiçbir şeyin kaybolmadığı anlayışıyla bunlar bir taraftan Hz. Peygamberimizin sesini uzayda ararken, diğer taraftan da Allah’ı aramaya başlayacaklardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla Sidretü’l-Münteha’ya kadar yaklaştılar bile. Buna mukabil, bizdeki bazı âlimler hâlâ, Bizans’ın fethinden önce, kiliselerde melekler erkek mi dişi mi saçmalığı içinde yapılan yorumlara benzer, yorumlar yapmaktadır.

 Teknik bilgiden yoksun, astronomiden habersiz, tefekkür kabiliyeti olmayan, sadece emsile-bina okumayı yeterli bulan, ancak Kur’an-ı Kerim’den istifade ile bir icatta bulunamayan bu akıl fukaraları, doğru-yanlış kıyaslamalarla milleti avutmaya çalışmaktadırlar. Birileri her türlü ilmi çalışmalarda zirve yaparken, bizimkilerin birçoğu da hurafelerle milleti yönlendirmeye, ürkütmeye çalışmaktadır. Nitekim bunca ilahiyatçı, medrese eğitimli insanlarımız varken, teknolojik bir proje ile ilgilenen var mıdır? Üstelik geçmişte bunların temellerini bizim âlimlerimiz atmışken… İslam’ın anlatılması bakımından da maalesef aralarında birliktelik yoktur.

 Heyhat, bunlar sadece TV ekranlarında laklaka ile meşguldürler. Makamlarına bakınca profesör, doçent, doktor, uzman payesinde ama işlerine, konuşmalarına baktıkça sadra şifa bir önerileri yoktur. Daha da kötüsü, uzay çalışmaları yapanların önünü kesmek için verdikleri fetvalarla çabaladıkları cümlenin malumudur.

 Bunların hali güzel bir arabaya benzer. Ancak kullanabilecekleri benzinleri yok. Onun için arabanın da önemi yok. Eloğlu Allah’ı arayacak duruma gelmişken, biz ise acınacak bir durumdayız. Diğerlerinin çalışmaları nereye varır bilinmez ama gayretlerini takdir etmek gerekir. Zira bunlar her yıl, çalışmalarıyla gündemde oluyorlar. Açıklamalarıyla milletlerini bilgilendirmekte iken, ülkemiz profesörleri derin uykuda olduğu için, bilimsel gelişmelerden kopuk bir hayat sürmektedirler.

 Zira Ay’a iniş yapan onlar, mikro kimyada söz sahibi olan onlar, matematikte zirve yapan onlar, icat üstüne icatlarda bulunan onlar, insanı kontrol altına alan onlar, astronomi, fizik, biyoloji meselelerinde yeni keşiflerin peşinde koşan onlar, antropolojide, hava akımlarında, denizlerde yenilikleri arayan onlar.

 Bizler de sadece yerinde saymada rekor üstüne rekor kırıyoruz. Dedikoduda herkesin önünde olan bizler. Bu nasıl bir Müslümanlık ve insanlık?

 Bugün batının araştırma konusu olan birçok husus, mugayyebâttandır. Onun için Allah’ı bulma aşamaları imkânsızdır. Ama onlar uğraşıyor...

  Rahman ve Rahim,

 Kadir ve Muktedir,

 Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

 “Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”       

 Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 06.09.2021

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder

# yok, proje

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.