Toparlanın Gitmiyoruz

“Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah “Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu.” (Bakara-30)

Böylece Allah kendine bir vekil olarak, yeryüzünde kendini temsil etmesi için insana bir şeref bahşetti ve bir bakıma onu kendi yerine koydu. Bu onun yani insanın bir yaratıcı olması anlamına gelmez ama yeryüzünü Allah’ın istediği şekilde imar etmesi gerektiğini ifade eder. Peki, insan bunu nasıl yapacak:

 “Sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş; sizi kulak, göz ve gönüllerle donatmıştır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” (Secde-9) Yani Allah insana anlayış, kavrayış, şuur, idrak ve benzeri duyuları verdi. Bunlarla insan Yüce Allah’ın ondan istediği şeyleri yine Allah’ın verdiği hazırlanmış dünya (ve evren) unsurlarını kullanarak yapabilecektir. İnsan evrendeki mucizevi işaretleri arayıp bulacak, olaylardaki işaretleri fark edecek, kendindeki gücü bilecek ve bütün bunları Kur’an rehberliğinde yapacaktır. Bu sürecin sonunda insanın gayesi kâmil bir insan olmaktır. Melek-insan-hayvan ekseninde insan yaptıklarıyla ve seçimleriyle ya meleklerden daha üstün veya hayvanlardan bile aşağı olabilecektir. Yani yaratılmışların en şereflisi veya en aşağısı olabilecektir. Bu onun hayatını en ölçülü geçirebilmesine bağlı bir başarı hikayesidir. Bir bakıma kendi hikayesini kendi yazacak, bu konuda Allah’ın planı budur. Tersine olarak da başkalarının yazdığı (şeytan ve avanesinin) planlara figüran olmayacaktır. Bu onun savaşıdır. Bu bağlamda Allah bizim şefkatli, merhametli, cömert, zayıfı koruyan, adil, doğru bilgiyi arayan, dürüst, hakkını arayan-savunan, diğerlerini seven ve huzur veren biri olmamızı istiyor. Bu arada bazı şeyleri birlikte yapsak da bu savaşında (cihat) insan tek başınadır. Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu üstlenmeyecek ve hiç kimse başkasının yerine hesap vermeyecektir. Ceza veya mükafat da almayacaktır. Allah’ın bizden istediği bu sıfatların ne kadar hakkını verebilirsek ahirette cennete gittiğimizde nimetlerden de o düzeyde yaralanabileceğiz. Halk tabiri ile söylersek herkes cennetten aynı şekilde yararlanamayacaktır, yok öyle üç kuruşa beş köfte.

İşte bu savaşımında insanın kazanabilmesi sanki yarın gidecekmiş gibi hazır olmayı gerektirir. Bu mücadelede insanın bir dakika ertelenecek bir vakti yoktur ve belki bu yaptığı iş (yazmak, okumak, değerlendirmek ve gereğini yapmak) son işi olabilir. O halde toparlanın gitmiyoruz.

Aşı sarmalı

Önce iki doz aşı olacaksınız, kurtulacaksınız, dediler. Sonra üçe çıktı, dörde çıktı ve şimdi her altı ayda bir olursanız kurtulacaksınız, diyorlar ama hem garanti vermiyorlar ve aşı olanlardan sorumlu olmadıklarına dair belge alıyorlar. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler buna. Bazen de şu aşıyı olanları aşı olanlardan saymayız, diyebiliyorlar. Güya aşı zorunlu değil ama patronlara aşı olmayan veya her hafta PCR testi yaptırmayanları işten tazminatsız atma hakkı veriyorlar. Sanki bu iş yani aşı meselesi bir ekonomi haline geldi. Karşıt görüşte olanlar medyada pek yer bulamıyor. Buna rağmen alternatif medyada karşıt görüşler yer bulunca insanlar ikilemde kalıyor. Sanki iki ucu kirli değnek gibi. Sonuç olarak konu sağlık olunca bazıları olmazsak olacaklardan korkuyor, bazıları olursak olabilecek yan etkilerinden korkuyor. Bazıları ise her ikisinden de korkuyor. Yani ayıkla pirincin taşını, ayıklayabilirsen.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Las palmas - Hoca Efendi o yazdığınız Ayeti kerime deki 'hz Allah'ın Halifesi" Hz Rasulullahs.a.v efendimiz ve onun halis vekilleri Evliyaullah hazeratı dır. Yani Avam'ın zannettiği gibi Hz Adem peygamber değildir.

Bir Hadis kutsi 'sinde Hz Sebebi mevcudat Rasulullah sav efendimiz "Adem su ile toprak arasında iken ben Peygamberdim" buyurmuştur..

Hz Allah c.c ilk insan Hz Adem peygambere secde etmesini emretmesinin sebebi onun sülbünden gelecek olan "Nur' i Muhammedi'ye secde etmesini istemesindendir..

Ve Hz Allah Ayeti kerimesinde" Habibim Hatırla o günü ki senden söz almıştık musa'dan ve Meryem oğlu İsa 'dan da... şeklinde mealen devam eden ayeti celilesinde de Hz Allah'ın dünyada da Kainatta da Ahirette de Vekili hz Rasulullahs.a.v efendimiz dir.

Ve yine bir Hadisi kutsi'sinde "Levlake levlak... Seni yaratmasaydım Mevcudatı yaratmazdım buyurarak hz Rasulullahs.a.v efendimizin Kainatın Mahlukatın mükevvenatın Ahiretin çekirdeği olduğu açığa çıkmıştır

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Eylül 19:25