Kelimeler ve bazı şeyler

Âkil olanlar ve ukalalar: Her ikisi de aynı kökten türemiş iki kelime, ikincisi birincisinin çoğulu.  Akıllı kimdir, sorusunun en kestirme ve çarpıcı cevabı başlangıçta işin sonunu görebilmektir, denir.

Birincileri aklını kullanarak işlerini iyi yönde yaparlar ve toplumda kendilerine pozitif bir yer edinmişlerdir. Akıllıdırlar ama çok bilmiş ve kibirli değildirler. Bunlar akli melekelerini kullanırken kendilerine maddi veya manevi çıkar gözetmezler. Kelimenin eş sesli manasını yaşamazlar yani yiyiciler takımının gedikli üyesi değildirler, her zamanda ve zeminde öne çıkıp işlerini yürütenler sınıfına girmezler. Çoğu zaman başlangıçta öne çıkarılsalar da sonrasında hep geri planda kalırlar. Zaten biz oradan anlarız onların âkil olduklarını yani uyanıklık yapıp bunu maddi çıkara çevirmezler.

İkincileri ise çok bilmişlik ve kibir hallerinden hemen tanınırlar. Ezkaza onları övecek bir şey söylesen kısaca -evet biliyorum- deyiverirler. Ne bir tevazu ne de bir utanır bir hal görürsünüz onlarda. Çok konuşurlar ve her konuda konuşurlar ki söylediklerinden biri doğru çıksa hasbelkader -ben demiştim- derler. Kimi Las Palmas’ta oturur ama Türkiye’deki her şeyi bilir. Hem din konusunda uzmandır hem politikada. Değme ilahiyatçılara ve politikacılara şapka çıkarttırırlar. Bazen hat trick bile yaparlar. Neme lazım, uzak durmak lazım.

Mükafat ve ceza: Dilimizde sıkça kullanılan bu iki kelime tam bir çeviri ile -karşılık- demektir. Ancak bizde mana biraz farklılaşarak kullanılıyor. İlki yapılan olumlu işlerin karşılığı olarak, ikincisi yapılan olumsuz işlerin veya yapılması gerekirken yapılmayan şeylerin karşılığı olarak. Halk arasında kullanılan “hiçbir iyilik cezasız kalmaz” sözü de bu yüzden gümbürtüye gitmiş gibi ve insanları iyilik yapmaktan soğutur cinsten. Aslında sözün başlangıçtaki manası, bütün iyilikler sonunda olumlu olarak karşılığını bulacaktır, şeklinde olmalıdır. Buna mukabil her kötülük karşılık bulmayabilir çünkü kul hakları konusunda hakkı yenen birey af yolunu seçebilir ve bu sayede yaratıcının da kendini affetmesini umabilir. Ya da Yüce Allah kulunu sonsuz merhametiyle affedebilir. O halde sözü şöyle bağlayabiliriz: Her kötü yapılan bir işin cezası olmayabilir ama her iyiliğin bir mükafatı vardır. O zaman iyiliğe devam yani iyilikten korkmayın!

Şehir ve insan: Bilerek veya ihmalkarlıkla şehirlerin (özellikle büyük şehirlerin) sahte, aldatıcı güvenliğine sürülüyor insanlar. Böylece tıkış tıkış binaların (bir nevi hapishane) içine atılıyorlar ve bir dakika bile düşünecek vakitleri olmadan yaşatılıyorlar. Yani yitik şehrin figüranları oluyorlar ve kendilerine biçilen, birkaç kelimeden oluşan (veya kelamsız) rollerini oynuyorlar. Kendi değerlerini yitirirlerken onlar sayesinde kendilerine değer katıyor bazıları. Omuzlarının üzerinde başları yok sanki bazılarının. Şairin dediği gibi:

 “Gir de bak bir ülkeme: / Başsız başsız adamlar...

Böylece topraksızlaştırılan insanlar şehrin hengamesinde kaybolup giderken, insansızlaştırılan topraklar ayaklarımızın altından kayıp gidiyor. Herhalde bu ayıp veya bu vebal yetkili ve etkili kişilere yeter de artar bile. Sonuçta evirilen ve devrilen insan kaybettiklerini de yanlış yerde aramaya devam ettikçe bir başka şaire mülhem oluyor:

"şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin
             kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin."

İşte tam da bu sırada özgürlüğün ve bilimselliğin öğretildiği (veya öğretilmesi gereken bir üniversitede) aşınız yok, çocuğunuz için bir dahaki gelişinizde içeri giremezsiniz, diye uyarıyorlar bizi. Biz de biz içeri giremezsek, o dışarı çıkar, diyor ve gülüp geçiyoruz.

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.