OKU (İKRA)

"Bu bilgileri, okuduklarını, kiminle konuşuyorsun" dedi bana?

Benden gençti. Ben de gençtim. Kimseyle dedim...

O gün anlayamamıştım. Ne kadar üzücü bir şey söylediğimi... Konuşacak kimse yok!

Bir şeyler öğrenmişsin ve o bilgiyi pekiştirecek, etüt  yapacak yada sağlanmasını yapacak kimse yok.

Edebiyat hocası bir ablamın sözü geldi aklıma. Kor ateşlerde yanar gibiydim. Meslektaşlarımla bile konuşamıyordum. Çünkü kendi branşlarından başka bir şeye ilgi duymuyorlardı.

Okur yalnızdır... Okumakta yalnız yapılan bir eylemdir zaten. Okudukça leveli  yükselen bir yalnızlık .

Olsun...!

Devam...!

Sonra tek tek bu yolda ki kimselere rastladım.

Meğer ne çok çokmuşuz. Bir türlü yollarımız kesişiyor okuyanlarla.

Bilgi paylaşmanın, hatta bedava bilgi almanın tadını öğrendim. Farklı çiçek kokuları gibi her kesin bilgisi ve ilgi alanı farklı. Fakat ortaya öyle güzel şeyler çıkıyor ki. Arının balı misali farklı çiçeklerden alınan bilginin tadı muhteşem.

Dinleyebilmekten geçiyor bu haz. Dinlemek zekadan gelir. Akıl işidir. Bir dinle bak.. Ne diyor...!

Öyle çok biliyoruz ki. Öyle sarsılmaz bilgimiz var ki... Ne gerek var değil mi karşıyı dinlemeye...?

Neyse...!

Dağıttım yine konuyu..

Bugün bende aynı soruyu sordum. "Öğrendiklerini, okuduklarını konuşacak arkadaşın var mı?" "Yok" dedi...!

Eşinin dükkanında oturuyordu... "Merhaba" dedim. Oturduğu yerin arkasındaki kitapları gördüm sonra. Bodoslama daldım kitaplara... Dikkatimi çeken "Zülkarneyn" oldu.

Hemen kurduk muhabbeti.

Açık öğretimde okuyormuş. Hem çocuk gelişimi hem de ilahiyat fakültesini. Müthişti. Bir başladı konuşmaya... Aman Allah'ım... Ne çok dolu bir genç kadın bu. Hem anne.

İşte sordum o soruyu. "Kiminle paylaşıyorsun bu bilgilerini". Kimseyle dedi...:) Oda üzgündü. Dejavu yaşamış gibi oldum.  Ve, ona yazımın taslağını gösterdim.

Bak dedim... Bugün yazdım bu yazıyı. Sana sorduğum soruyla başlıyor yazım. Devamını seninle tamamlamaya iznin var mı?

Böyle gençleri görmek beni çok mutlu ediyor. Hele ki, okuduğu ve öğrendiği bilgi ete kemiğe bürünmüş, şahsiyetine, oturmasına- kalkmasına, konuşmasına, tüm davranışına yansımış gençleri görünce gurur duyuyorum.

Okumak ve öğrenmek galiba aşk işi. Tutku işi. Nasip işi de...!

Öğrenmeyi terk eden kimse, ister yirmi yaşında olsun ister seksen yaşında ihtiyardır. Öğrenmeye devam eden bir kimse ise seksen yaşında da olsa genç kalır. Dünyada en güzel şey zihni genç tutmaktır.

İdeal sahibi olmak, insanlara faydalı olabilmektir.  İyi bir şeydir işte...!

Şimdiki gençler bi harika. Ve onların yetiştirdiği çocuklarda bir harika olacak. Umudum var.

Bizler kitap okurken, topluma ters, yanlış bir şeyler yapıyormuşuz gibiydi. Hatta bana sorarlardı "hala kitap okuyor musun" diye? Sanki bir gün bu yanlış davranışı bırakacağım sorusuydu bu..

Bırakmadım...! Bırakamazdım da. İyikim...!

Her kişi farklı davul sesine doğru gidiyor bu hayatta. Hayata tutunma yolları farklı- farklı...

Okumak, belki gül bahçesi vaad etmiyor size. Fakatttt...! Bir çok erdem eklemenize yardımcı oluyor. Kendine güven ve cesaret... Görebilme ve düşünebilmenin yanında empati yeteneği ve bir olaya her yönden bakabilme ve muhakeme yeteneği de kazandırır.

Hatta...!  Yanlış öğrenilen bilginin bile  zamanla doğru bilgiye götürdüğünü görürsünüz.

Okumak kuşlar gibi uzak diyarlara gitmektir. Kanatlarının götürdüğü yere  Dönünce de sevgiyle gülümsemektir.

Aslında yeniden öğrenmiyoruz. Hatırlıyoruz. Hatırlamak için oku (ikra).

Sen iste... Sen talebe (talep eden) olmak iste. Mürşit çıkar karşına. Merak ettiklerini önüne çıkarır hayat.

Kurân şunu der. "Merak ettiklerinizi önünüze çıkarırım". Çıkarır...! Çıkardı da...!

Neleri mi?

Neyi merak ettiysem onu...

Hep, bugünü dünde aramışımdır. Elimde el lambası, cılız ışıkta. Aslında görünen ama saklanan bir şeyi. Hani gözünün önündedir de...Bakarsın kör misali göremezsin.. Yada herkesin baktığı tarafa değil de farklı taraftan bakmayı nedense akıl edemezsin...

Korkarsın...!

Cesaret...

Gerçekten cesaret istiyor... Bilgiyi öğrenmekten ziyade, karşılaştığın, öğrendiğin  bilgiyi hazmetmek te bir erdem. Eski öğrenmişliklerinin yanlış olduğunu kabul etmek ve yılların bilgilerini çöpe atmak...

Büyük erdem...! Aydın olmak gerekli iste bu noktada. Çünkü "Aydın" kişi işi bu meziyet.

Hele dinleyebilmek... Yargılamadan, aşağılamadan dinleyebilmek...

Bedava bilgi derim ben bunlara. En sevdiğim. Ver bilgiyi ben alayım. Kendi dağarcığımda harmanlıyayım...

Offff...! Dağarcığımda ki kaç bilgi çöpe gitti böyle sohbetlerde bir bilseniz. Önce zorlandım tabiki de. Yıllarca birikmiş,  öğretilmiş, okuduğum bilgilerin öyle olmadığını bilmek acı verdi. Kızgınlık...! Kendime kızdım. Çokkk...! Nasıl görememişim dedim...?

Ben daha bilgi veren olamadım. Sinirleniyorum anlatırken. Hele ki bilgi yarışması misali soru soranlara... Git kendin öğren, araştır o kadar merak ediyorsan demek istiyorum.

Meraklıyım galiba.

Çocuk merakım hep taze kaldı. O yüzden okumayı ve dinlemeyi seviyorum... Kelimelerin altındaki anlamlara bakmayı seviyorum. Okuduklarımı yansıtmayı da... Kitapta sunulan fikirlerin hayatıma kalite katacak fikirler olduğunu biliyorum.

Yaaa ben okumayı seviyorum.

Kim ne derse desin...!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Merve Aydın - Ben de okumayı çok seviyorum. Öyle ki kendimi sık sık ne kadar yaşarsam yaşayayım herşeyi okuyamayacağım diye üzülürken buluyorum. Seni okumaya da dinlemeye de ayrıca bayılıyorum ??? var ol

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Ekim 11:47