Asgari Hayat…

İnsan dönüşümünün, evriminin bir parçası olan sürekli gelişmek ve adapte olmasını, aynı şekilde bireylerin bulundukları ülke ekonomilerine de adapte olması çabasını eşdeğer görüyorum.

Ne demek istiyorum?

Satınalma gücü düştükçe buna göre bir satınalma stratejisi geliştirmek.

Yani?

Geçtiğimiz ay evimde tükettiğim Beyaz Peynir 1 kg iken onu bu ay 0,85 kilograma düşürmek.

Neden?

Satınalma gücüm ile peynir fiyatı aynı ölçüde artmadı...

Bu sebeple, almam gereken besin değeri, trend böyle devam ettikçe düşmeye devam edecek...

İyi beslenemeyen toplumlarda sağlık problemleri kaçınılmaz.

Bu sebeple yeni hastane projeleri tam gaz...

Helal olsun!

Güzel strateji...

Dün bir gönderi de karşılaştım, 10 yıl önce 24 TL’ye bir çeyrek altın alabiliyorken bugün 1 karpuz ancak alınabiliyor.

Evrime bakın!

Maliyetlerin artış yüzdesi ile gelirlerin artış yüzdesinin eşit olması noktası olsa hani. Eyvallah!

Fakat öyle olmadığını hepimiz bildiğimiz üzere her geçen gün satınalma gücümüz düşmekte.

Bana herhangi biriniz diyebilir mi ki, “Şu ürünü satınalma gücümüz arttı”?

Düşünüyorum...

1 kişi, hadi asgari ücretin bir tık üstünde maaşı olsun. 1 de çocuğu olsun. Evdeki nüfus 3 kişi. Asgari ücret net 2.825,90 TL. Bu kardeşimiz de 3.000 TL net maaş alıyor olsun.

Sakarya’da yaşıyor olsun...

Kiracı olarak 2+1 sobalı bir evde ikamet ediyor olsun...

Gelin hesap yapalım...

Sevgili kardeşim, 3.000 TL maaş alıyor, işten eve evden işe gidiş geliş dışında hiçbir aktivitede bulunmuyor.

Eşi ise evden dışarı adımını dahi atmıyor...

Çocuk ise sadece evden okula, okuldan eve...

Misafir? Ne misafiri? Sakın ha!

Özel harcamalar “0”…

Dışarıda çay çorba… Eş dost ziyareti...

Sinema ve sosyal aktivite mi? Tabi canım...

Hele ki ciddi bir sağlık problemi olursa... Allah muhafaza.

Evde tadilat gerektirecek bir durum, bozulan ev eşyası, yırtılan perde, yanmış tencere sapı…

Hepsi olduğu gibi duracak. Yenileme değiştirme tamirat yok.

“Çocuk büyüyor, giysileri olmuyor... “Yeni giyecek almak yok… Niye? Para yok.

Bu kardeşimiz 3000 TL maaş alırken 3200 TL gideri var.

E nasıl oluyor?

Borçlanarak tabi. İlk ay 200 TL sonraki ay 200 TL sonraki ay da 200 TL... Bu böyle uzayıp gidecek.

1 yıl sonra ise bu arkadaşımız 2400 TL borç + faizi ile yeni yıla merhaba diyecek...

10..9…8…7…6…5...4...3...2…1, mutlu seneler...

Bu yaşam biçimi, modern köleliğin daniskasıdır.

Fakat 18 yıllık hüküm sürmenin sonucunda vatandaşa reva görülen asgari şartlar açık ve net bir hesaplama ile bunlardır. Hesap açık ve net ortada dostlar!

Bu şekildeki bir yaşamı hakkettiğini düşünen varsa ben hiç tutmayayım. Yazının devamını okumadan bu gazete sayfasını, sobasını tutuşturmak için kullanabilir.

Fakat görünen o ki hala ve hala ekonominin uçuyor, kaçıyor, kaçırıyor (!) olduğunu iddia eden ve buna inanan insanlar…

Naçizane, buna kim inanır biliyor musunuz?

Ancak ve ancak, Kadir inanır!

Kıymetli dostum Kadir’i sevgiyle anıyorum...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emre Salihoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.