İlişkiler

Kur’an-ı Kerim bize ilişkilerimiz konusunda yol gösteren bir kitaptır, insan-insan, insan- Allah, insan-evren (yani çevre) ilişkileri konusunda bize bazı perspektifler sunar ve yapıp etmelerimize göre bizim karşılık bulacağımızı belirtir. Bu konuda peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) bizim biricik örneğimizdir ancak onun yapıp etmelerini doğru okumak ve sahih kaynaklardan beslenmek gerekir. Bu arada şunu belirtmek gerekir: İlişkilerimizdeki tutum, tavır ve davranışlarımız hem bu dünyada hem de öte dünyada karşılık bulabilir. Nihai olarak bu konuda hüküm verecek olan ancak yüce Allah’tır çünkü tutum ve davranışlarımızın gerçek sebebini ancak O bilir. Bu konuda bizim kesin hükümlerden uzak durmamız emredilir. Belki bir kanaatimiz oluşacaktır ama bu bizi olumsuz tavır almaya yöneltmemelidir. İşi Allah’a havale edip doğrusunu Allah bilir, demek en iyisidir.

Bu konuda öncelikli mesele insanlar arası ilişkilerdir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve dolayısıyla birlikte yaşadığı veya yaşaması gereken toplumun bir parçasıdır. Böylelikle o kendini toplumdan soyutlayamaz ve içinde bulunduğu toplumla ilişkileri konusunda bir kısım ölçülere dikkat etmesi gerekir. Çünkü istisnalar hariç hiçbir insan sabır taşı değildir, sonunda patlayacak ve durumu içinden çıkılamaz bir sorun yumağı haline getirecektir. İnsan ilişkilerinin düzgün işlemesinin temel taşını güzel ahlak oluşturur. Güzel ahlakın en önemli unsuru ise adalettir. Gerçi adaletle birlikte merhamet de çok önemlidir ama adaleti birinci sıraya koymak lazım. Şunu da iyi bilmeliyiz ki bu ikisinin olmadığı yerde mutlaka zulüm vardır. Hatta bazen yersiz merhamet bile zulüm getirir. Ahlaki unsurların bulunulan konum, durum ve eldeki güce göre yapılması daha çok önem arz edebilir. Mesela; adaletin yöneticilerde olması, cömertliğin zenginlerde olması, sabrın zorda kalanlarda olması gibi. Bunula birlikte “adalet mülkün temelidir” sözünün de yanlış anlaşıldığı kanaatindeyim. Burada kastedilen mal-mülk ikilemesindeki mal sahibi ve benzerlerinin korunması değil, yönetimsel bazda adaletin korunması demektir. En başta da işçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin hak edişlerinin verilmesi gerekir. Elbette hukuki manada da adalet yani hak edenin hakkını alması çok önemlidir.

Bu konunun ikinci ayağını ise adab-ı muaşeret yani genel görgü kuralları oluşturur. Toplumdan topluma bir kısım değişiklikler gösterse de genel çizgisi aynıdır. Bu da aslında bir yönüyle ahlakın bir şubesidir ancak daha esnek bir yapısı vardır. Yani bir yönüyle oturmasını, kalkmasını, konuşmasını ve gerektiğinde susmasını bilmeli insan. Atalar boşa söylememiş “söz gümüşse sükût altındır” diye. Tabii bu arada “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” sözünü de unutmamak lazım. Özetle kişi bu konuda kendi konumunu belirlemeli, anne-baba, çocuk, akraba, arkadaş, öğretmen, öğrenci vs. her konumda ne yapması gerektiğini akli, ahlaki, insani ve kendi inançları doğrultusunda bilmeli ve ona göre davranmalıdır.

Diğer bir ilişki ise insanı çevreyle olan ilişkisidir. Bu da yaşadığımız mekanların yaratılış amacına uygun olarak korunması demektir. Bir bakıma Allah evreni insan için yaratmış ve onun bu evrende koyulan kurallara (uyarak veya uymayarak) karşı tavrını test etmek istemiştir. Sanki simülasyonlu bir ortamda-durumdayız ve sonucuna göre bize ehliyet verilecek veya verilmeyecekmiş gibi bir durum. Belki cennet veya cehennem de diyebiliriz buna. Aslında burada kritik eşik insanın evrenin bütününe hâkim değilken veya yeterli güce sahip değilken boyundan büyük işlere kalkışmasıdır. Bir başka handikap ise kontrolsüz üretim ve tüketim çılgınlığıdır. Bu şu demektir: Bir üretim yapılırken çevreye karşı azami duyarlılık gösterilmeli ve tüketim aşamasında da hassasiyetimiz bir o kadar olmalı yani reklamlara fazla kanmamak gerekir. Birçok ayet ve hadis varken Müslümanların da bu işin içinde olmaları benim çok hayret ettiğim bir konudur.

İnsan Allah ilişkisine gelince bir başka yazımın konusu olur inşallah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?