VİCDANLARDAKİ DOKUNULMAZLIK

Siyasal gerilimi artırmak, halka korku pompalamak maksadıyla kurulan cümleler, halkımızın yüksek hoşgörüsü ve feraseti karşısında amacına ulaşamayacaktır.

Onlarca yıl sonra tarih kitaplarında bu dönemden bahsedilirken bir paragrafında, sisteme yıllarca dalkavukluk yapanların, iktidarın ömrünü tamamlamasını gördüklerinde bukalemun gibi değiştikleri, hangi limana sığınacakları telaşını yaşadıklarından bahsedecektir.

Herkesin hemfikir olduğu, alım gücünün bu kadar çok düştüğü, pahalılığın bu kadar arttığı, yolsuzluğun ve sahtekarlığın karakter olduğu böyle bir dönemin daha önce hiç yaşanmadığı

tespiti doğrudur.

Bunun yanı sıra, vatana ihanet içinde olanlarla Türk Milleti’nden ve bayrağından rahatsız olanların, emek harcamadan başkalarının sırtına basarak kurumları işgal edenlerin, hırsızların, ahlaksızların, münafıkların, cehaletin çoğaldığı ve yaşam şekli olduğu hatta kanıksanmadığı başka bir döneminde yaşanmadığını düşünüyorum.

Fotoğraf makinasının kadranındaki bu kadar net ve açık hafızanın, toplumdan arındırılması, sökülüp atılması çok kolay olacaktır.

81 milyonun bildiği bu parazitlerden ayıklandığımız, her sistemin yeni asalaklar yaratacağını unutmadığımız ve tam bağımsız denetleyen kurumları inşa ettiğimiz takdirde, Ülkemizin çok zenginleşeceği, halkımızın refah içinde sağlıklı mutlu bir şekilde yaşayacağı muhakkaktır.

Yeter ki aklımızdaki ve vicdanlarımızdaki tek dokunulmazlığın milletvekilliğinin değil, partiler üstü, vatan, bayrak ve bu uğurda ömürlerini feda eden Atatürk başta olmak üzere bütün şühedanın olması gerektiğine inanalım ve kabul edelim.

Niccolo Machiavelli'nin çok kıymetli ve her birimizin kulağına küpe olması gereken sözünü şiar edinelim; “Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."

Öyle ki Kurtuluş Savaşı’nda Zübeyde Hanım’ın Atatürk’e çektiği telgrafta “oğlum evde yiyecek bir şey kalmadı, paramızda bitti” demesi üzerine Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün “evdeki halıları satın” diyerek bu ülkenin nasıl kurulduğunu, bir ömürden Vatanın ve Türk Milleti’nin selameti için nasıl vazgeçildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir...

Son günlerde oldukça tartışılan Pandora Belgeleri’nde Türkiye’den 220’den fazla isimden bahsedilmektedir. Bu kişilerin Türkiye’de nasıl kazandıkları şaibeli olan milyonlarca doları vergi cenneti Britanya’nın Virjin Adaları’na transfer ettikleri, Türkiye’de kara para akladıkları söylenmektedir.

Bu konunun Cumhuriyet savcıları, mali polis ve müfettişler tarafından detaylı olarak araştırılması gerekmektedir. Aynı zamanda iktidarın imkanlarını kullanarak çevresiyle birlikte zenginleştikleri görülen menfaat çevrelerinin mal varlıklarına tedbir konulmalı, vergi cenneti denilen yerlere ülkenin zenginliklerini kaçırmalarına mani olunmalıdır.

Görüldüğü üzere ülkemizin asıl sorunu Başkanlık sistemi değil, ahlaksızlığın ve liyakatsizliğin siyasete ve kurumlara hakim olmasıdır.

Sağlık ve mutluluk dolu bir hafta dileklerimle...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cihan Kolip - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Ayhan Koçak - Sayın Uzm.Dr.Cihan Kolip makaleniz için teşekkür ediyorum. Günümüzün en fanatik savunucuları yarın dengeler değiştiğinde yani gemi batarken ilk terk edenlerden olacaklar. Tarihe not düşelim... bu köşedeki yorumlarda bile buna şahit olacağız! Saygılarımla...

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 12 Ekim 00:08
05

Bekir. - Tam 3 haftadır hikaye anlatiyosunuz.keske anlattıklarınıza sizde inansanız.

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 11 Ekim 22:30
08

Bekir. - @Bekir. 05 nolu yoruma cevabı: Syn kemal vatan sever doğru yolda olduğumu sizde çok iyi biliyorsunuz ki elinizden gelen bisey yok işte.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 12 Ekim 21:45
07

Kemal Vatansever - @Bekir. 05 nolu yoruma cevabı: Hikayeleri seviyorsunuz sanırim sizde burada olduğunuza göre insallah sizde doğru yolu bulursunuz

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 12 Ekim 09:31
04

Bilge - İyi haftalar. Bu makalenizin son paragrafında, ülkemizin asıl sorunu başkanlık sistemi değil, ahlaksızlık demişsiniz. Fakat ülkenin cumhuriyet savcısı, mali polis ve dahi müfettişlerini de atayanlar, göreve getirenler kendileri değiller mi? Kendi yaptıkları ahlaksızlıkları kendileri ortaya çıkaracak kadar yürekli midirler bilemiyorum...

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 15:48
03

Kemal Vatansever - Bir ülkeyi ancak ahlaksızlık bitirirdi o da oldu amaçları aile, toplum yapısını değiştirmek ve içeri sızmakdı..insallah herkes sorumluluğunu bilir bu ahlaksız düzende yok olmaz..bana tuik geldi işsizsiniz iş arıyorsunuz demiştiniz olursa haber veririz dedi dedim 54 yaşındayım daha genç dinamik insanlar var bana sıra gelmez, siz orasını bize bırakın dedi ve camiye yardım yapıyor musunuz diye bir soru vardı..ilginç bir yaklaşım mi değil!! Emekliyim is arıyorum geçinemiyorum ve bana camiye yardım yapıyor musunuz diye soruyor..evet her kuruma girmişler ve sahibi gibi davranıyorlar..ürkütücü bir tablo üzgünüm!!

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 13:10
02

Kadir - ülkemiz çok zor durumda içerden ve dışardan düşmanlar her yanımızı sarmış.üsrüne birde salgın hastalık nedeiyle dahada zor duruma düştü.böyle kötü bir tablodan ülkeyi kim kurtaracak.chp mi kemal kılıçdaroğlumu yoksa iyi partimi.pandora kutusundan iyi partiden bazı isimlerin olduğu konuşuluyor.eğer öyleyse bu ülkeyi ancak mustafa kemal atatürk ten başkası kurtaramaz.o da yüzyılda bir geliyor,daha 18 yıl var

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 11:52
01

Paşalı - İyi günler, Hocam her pazartesi bizlere beyin jimnastiği yaptırtırdığınız için çok teşekkür ederim, içinde bulunduğumuz atmosferde yazılarınızı toplumun her kesiminden insanların okuyup ona göre kendi içlerinde muhasebe yapmaları tek dileğimdir , Hiçbir iktidar sonsuz değildir,bu iktidar da zamanı geldiğinde siyasi misyonunu tamamlayacaktır mutlaka,ama yolsuzluklarıyla , ama çok övündükleri yollarıyla siyasi arşivlerde yerlerini alıp kendi vicdanlarıyla başbaşa kalacaktır, önemli olan bunlardan sonra iktidara gelecek olanların ve onların seçmenlerinin de aynı aynı duygularla hareket etmemeleri dileğiyle sağlıklı bir hafta diliyorum

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 11:19