MEDYA OLİGARŞİSİ VE YENİ DÜNYANIN DİKTATÖRLERİ

Dünyanın nereye gittiğini daha doğrusu nereye götürüldüğünü anlamak için nereden geldiği ve bugüne getiren dinamiklerin, itici güçlerin neler olduğu sorusuna cevap bulmanın veya anlamaya çalışmanın büyük fotoğrafı görmemize daha fazla yardımcı olacağını düşünüyorum.

Devletleri, ekonomileri, askeri yapıları inşa eden, ayakta tutan ve kullanan gücün arkasında hangi inanç ve yapılar olduğu konusunu iyi anlamak gerekir diye düşünüyorum.

Hukuk normlarını inşa eden yapıların neyi amaçladığını idrak etmek gerekir diye düşünüyorum. Olayı din ve inançlar üzerinden açıklamaya çalışmak yerine onları inşa eden tarihsel süreçlerin nerelere evrildiğini de idrak etmek gerekir diye düşünüyorum.

Museviliğin (Yahudilik ırk Musevilik inançtır) Hristiyanlığın, Müslümanlığın tarihsel gelişimini, kurumlarını, mezheplerini en önemlisi siyasetin malzemesi haline gelen bizim bilmediğimiz arka plandaki yapılarının uygulamaya koyduğu gerçek amacı idrak etmek gerekir diye düşünüyorum. Bütün bunların ilkçağlardan bu yana devamlı evrilen propaganda yöntemleri ile hayata geçirildiğini hatırlayalım istiyorum.

Propaganda yayıncılığı ilkçağlardan beri her ideolojik diktatörlüğün en güçlü silahlarından biriydi.  Hitler ve onun propaganda bakanı Goobels’i ve onun propagandalarının Alman halkına neler yaptığını hepimiz biliyoruz. Sovyet Rusya’sında kurulan ve amacı komünist rejimin propagandasını yapmak olan gazeteyi “Pravda”yı biliriz. Dönemin komünist rejiminde yaşayan insanların tüm gündemi buradan okuduklarını ve hayatlarının rejimin istekleri doğrultusunda yönlendirilmesine razı geldiklerini unutmayalım. İkinci Dünya Savaşı sonunda Naziler ve soğuk savaş sonunda Sovyetler yıkıldı. Ancak özgür dünya diye adlandırılan kapalı kapılar ardındaki güçler bu iki diktatörlüğü tamamen yıkmadı. Propaganda metotlarını yeni bir forma sokarak kendileri için yeni bir yapı inşa etti. Geçmiş diktatörlüklerin baskı ile uyguladığı propagandayı sözde liberal-özgür dünya; yerini çok daha zekice kurgulanmış bir kavrama, “eğlenceli propaganda”ya bıraktı. Filmlerden, dizilerden, müziklerden, dijital oyunlardan, kitaplardan, dergilerden ve gazetelerden oluşan bir “popüler kültür” oluşturularak bu propagandanın aracı oldu. Halk, kazandığı parasını propagandaya maruz kalmak için harcadığı ölçüde bu propagandayı sevmek konusunda eğitildi. Propaganda artık diktatörlüklerde bulunan zorlayıcı veya otoriter bir iletişim biçimi değil, eğlence ve zevkle eşanlamlı hale geldi. Bunu büyük oranda sağlayan ise, kitle iletişim araçlarının tekelleşmesi oldu. Hemen hemen hepimiz, Amerikan yapımı filmleri ve haber kanallarını logolarından tanıyoruz. ABD merkezli uluslararası medyayı domine eden ve adeta bir oligarşiye dönüşen 5 dev medya şirketini tanıtmaya çalışacağım. Uluslararası medyayı domine eden Amerikan merkezli medya şirketleri, 1980’lerde başlayan satın alma ve ortaklaşma sürecinin ardından, sadece 20 yılda 50’den 5’e düştü (Medyatik Oligarşi). İşte o 5 şirket ve sahip oldukları medya markaları:

1-Warner Media (Vörnır Medya): İçeriğin girişinde Warner Bros, CNN ve Popular Science (popilır sayns) HBO markalarının tek bir şirkete ait olduğunu söyleyebiliriz.

2-Viacom Medya Ağı : Paramount Film şirketi Nickelodeon (Nikılodiın) Movies Viacom Medya Ağına aittir.

3- The Walt Disney Company: Walt Disney; aralarında ABC, Disney Channel, History Channel gibi dünyaca meşhur kanalların bulunduğu 20 markanın sahibi. Bununla birlikte şirket 8 büyük kitap evine, 17 dergi markasına, 30 radyo istasyonuna, 17 kablo TV kanalına, 13 uluslararası canlı yayın kanalına ve 7 yapım markasına sahip. 8 film stüdyosu Holywood’un direkt merkezinde bulunan Walt Disney aynı zamanda Holywood’un sembolik kalbi olarak görülüyor.

4- Comcast: 2004 yılında General Electric’e ait olan NBC ile Vivendi Universal birleşti. Birleşen şirketin adı NBC Universal oldu. Ardından bu şirket uluslararası dev bir kuruluş olan Comcast’ın yönetimine geçti.

5- Sony: Sony’i pek çoğumuz bir Japon markası olarak biliriz ancak bildiğimizin aksine Sony markasının operasyon merkezlerinden biri ABD’dir. Japonya’daki Japon Sony İşte bu 5 dev şirket; film, dizi, müzik, kitap ve dergi gibi her alanın, kısaca popüler kültürün sahiplerinden biri.

 Tekelleşmiş bu popüler kültür ise kontrol edilmesi kolay bir “eğlenceli propaganda” imkanı doğuruyor. Yukarıda saydığımız medya platformları dijital dönüşümlerini de başarı ile gerçekleştiriyor. Hepimizin evine giren ve televizyonların yerini almaya başlayan diğer dijital platformlarında (Neflix, Amazon Prime, Video Tencent, Video Disney, Apple TV, Youtube… vb.) bunların türevi olduğunu unutmayalım. Bunların hepsinin internet yoluyla istisnasız olarak bütün ülkelere ve evlere girdiklerini unutmayalım.

Bunları niye yazdım. Yediklerimizi, içtiklerimizi, giydiklerimizi, ekonomimizi ve harcadığımız paraları kontrol etmeye başlayan, yönlendiren, daha da önemlisi hayatımızı, ülkemizi, siyasi tercihlerimizi etkileyen ve büyük oranda başarılı olan medya diye adlandırılan internet sayesinde hepimizin evlerine giren modern propaganda araçlarını ve bu araçların kapalı kapılar ardında hangi misyonlara hizmet ettiklerini biliyor muyuz? Lütfen düşünün ve sorgulayın…

‘’Eğer dikkatli olmazsanız; gazeteler (Medya) size zalimleri sevdirerek, mazlumlardan nefret etmenizi sağlayabilir’’ Malcolm X

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder

# oldu

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ali Çetinkaya - Gösterebilir demiyelim, gösteriyor .Artık, iyiler kötü, kötüler iyi. Hak batıl, batıl hak. doğru yanlış, yanlış ise doğru. Güzel çirkin, çirkin ise güzel. Medya oligarşisi mi desek,medyanomenklatura desek daha doğru gibi. kalemine yüreğine sağlık.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Ekim 23:09
02

Şenol Kabaoğlu - @Ali Çetinkaya 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim kadim dostum.Uyanık olmak ve sorgulamak, bize dayatılanların farkına varmak, işgal edilen bilinçaltlarının bize çıkaracağı faturaları azaltmak için neden sonuç ilişkisi kurmalarını sağlamak için çevremizde farkındalığı çoğaltmak.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 14:05


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?