SARDUNYA KADINLARI

Ben bir çiçek hırsızıyım. Bayılırım çiçek çalmaya. İtiraf ediyorum. Çok çaldım...! Günahı benim değil. Öyle öğrendim çocukluğumda.

Dediler ki;  çalma çiçek tutar. Gerçekten de doğru. Tutuyor...!

Öyle bildiğiniz hırsızlık değil bu.

Mesela dün yürüyüş yapıyorduk. Gördüm...! Pembeydi. Daha önce hiç bu tonda  pembe sardunya görmemiştim. Karşı ki evin kadınına seslendim.

-Kimin bu ev.

-Eltimin. Ama evde yok.

Bahçe kapısını açtım ve operasyonuma başladım.

-Ama ben eltimle görüşmüyorum... dedi.

Güldüm...!

Bir sürü pembe sardunya kırdım... Ve renkleri muhteşem. Artık benim oldular. Bu pembe kızlar emanetim...

Yine bir gün, birinci katın penceresine konmuş sardunyalar gördüm. Kıştı...! Hemen çalmaya pardon kurtarmaya geçtim. donacaklar, bir dal olsun kurtarmalıydım.

‐Birini mi aradınız...?

‐Hayır. Çiçek çalıyorum.

‐Tamam... Göz yumdu sağolsun...

Herkes sardunya sevmez.  Sardunya, cesur bir kadın, olgun bir hanımefendi, sabırlı bir yürektir bende. Hikayesi vardır sanki, buruk kokusunda saklanan... Tebessümle hatırlanan... O yüzden kurtarılmayı, çoğaltılmaya değer.  Her yer sardunya olsa... Kadınlar sardunya gibi dirençli olsa...

Eve gelince diğer sardunyalarımın yanına dikerim onları... Hepsi farklı yerlerden çalınmış... Emanetlerim. Uyum içinde büyüyorlar.  Renk, renk...! Daha çok renk var çalınacak...

Çiçekçiler duymasın.

Çocukluğumda duyduğum bu "çalma çiçek tutar" lafını hep sevmişimdir. Gözüm hep çiçeklerde yürürüm. Fakat, hiç bir zaman ana çiçeğe zarar vermem.

En çok da sardunya çalarım. Hele ki bu mevsimde. Bu dönemde sardunyalar kırılmalı ve tazelenmeli. Kırıldığı yerden tekrar hayat kazanır, tekrar canlanır.

Aynı biz gibi...!

Öyle bir tutunur ki yeni saksısına... Saksıya da can katar. Sahibine de!

Yol kenarlarında ki bakımsız kalmış sardunyaları hep arar gözlerim. Yeniden can vermek isterim çalarak onlara.  Nefes vermek... Çiçek açsınlar diye... O yüzden çok severim bu "Sardunya kadınları" yazısını.

Sizde seveceksiniz.

"Kadınlar sardunya gibidir.  Sardunyalar evin bir parçası olarak yaşarlar. Köyde beyaza boyanmış bir tenekede, şehirde bir saksıda. Eve bağlı bir çiçektir.  Sardunyalar susuz kalsa, ışıksız kalsa uzun süre direnir hayatta kalmak için. Kimsenin umuru olmaz.

Göz ucuyla bakılıp geçildiğinden, yaprakları parlaklığını yitirirken fark edilmez.  Ancak sarardığında şikayet edilir.  Sanki sarı yapraklar sardunyanın suçudur. Hatta dalını kırsanız O kırık dalda bile çiçek vermeye çalışır.  Çocuk yapıp evliliğini kurtarmaya çalışan kadınlar gibi...

Çiçekler arasında hiç ilk olmaz onlar, sessizce aşağılanırlar nedense...  Hızla ürerler, bol çiçek sunarlar makbule geçmez. Kimse bir ziyarete giderken kucak dolusu bir sardunya ile gitmez.  Gül daha uygundur.

Nankörlüğü yoktur. Bir avuç toprak sunduğunuzda her dalı çiçek verecektir.  Bu özelliği yüzünden "AR"sız tabir edilir nankörlerce...

Mis kokan yaprakları, hiç güzel kokular arasında sayılmaz.  O evin çiçeğidir, bir demirbaş!  Övmeye ne gerek var?  Hatta bahçede dikilmiş olanlar, ilk fırsatta sökülür atılır, yerine genç dallar dikilir...

Fakir çiçeğidir bazı tariflerde adı.  Para olsa orkide dikerdik değil mi abi?

Ne kadar su versek onunla yaşayan, kanaatkar çiçeğimizi yeterince sevmeyiz?  İncecik diktiğimiz dal, kısa zamanda tombul bir görüntüye dönüştüğü için mi acaba?

Belediyeler neden bir ayda solan çiçekler eker parklara...?  Bilmezler mi sardunyayı...?  Elbet bilirler.  Her yerdedir sardunyalar. Erik ağacı ile incir ağacını ayıramayanlar bile tanır sardunyayı...  Herkes bilir ama adam yerine koymaz.

Sardunyalar, kadına en benzeyen çiçektir bence.  Tüm aşağılama çabalarına karşın hep çiçek veren, direnen en uzun dayanan evlerimizin sessiz neşesi.  Sevgili sardunyalar, sizi seviyorum kendinizi sevin...  Çünkü çok güzel ve özelsiniz.  Bunu hiç kimsenin size söylemesine gerek yok.

Siz açmaya devam edin..."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kamer - Azim, güç ve cesaret...

Kadın ve sardunya tamamlamış bir birbirini.

Düşündürücü bir yazı yine...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Ekim 13:48