Siyaset üstü siyaset

Eskiden gündelik hayata, insanlara ve aşka dair yazan ben, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası, siyasete dair yazmak istedim ve siyasete dair yazmaya başladım. Ben bu tehlikeli yola girdiğim zaman, destek %1 iken, “Ömer, sen sakın siyasete girme” diyenler ise %99 idi. Ve ne yazık ki bu oranlar, bugün çok ta, farklı değil. Haa doğrusu, gerçekten de siyaset yazmamamdır. Çünkü bu yolun çok tehlikeli olduğunu, bu yolda yürüdükçe, ben de gördüm ve görüyorum. Sekiz on yıl boyunca, hayata ve aşka dair yazdım. Sekiz on yıl boyunca da, her gruptaki, her insandan sadece alkış aldım.

                O dönem, her şey çok güzel idi, etrafımda olan her insan da, bana sadece gül veriyor idi. 2015 7 Haziran seçimleri, iktidarsız kalan Türkiye, Temmuz sıcağında yaşanan Suruç katliamı ve 1 Kasım tekrar seçime gidiyor iken, kalemim ufak ufak siyasete kaymaya başlamıştı. Bunun ile birlikte alkış yavaş yavaş azalıyor ya da şekil değiştiriyor idi. Lakin hayata ve aşka dair yazdığım zaman, her kesimden sevilen ben, ne zaman ki 15 Temmuz sonrası farklı bir tarzda yazmaya başladım, sevenim de azaldı, aldığım alkış da…

                Bu durum, beni üzdü mü? E yani, “üzmedi” desem yalan olur. Lakin ben, amatör yıllarım dahil, on beş yıldır bir şeyler yazıyorum ve ister hayata, aşka dair, ister ülkeye, siyasete dair yazayım. Fakat on beş yıl boyunca, ne yazarsam yazayım, sevilmek ya da beğenilmek için tek bir cümle dahi yazmadım, yazmam da. Ben yazınca, ne oluyor? Hiç bir şey olmadı, olmuyor. Ne iktidar beni görüyor, nede muhalefet. Görmesin de dert değil. Ben sadece, bugün Türkiye’nin tarihi bir zaman yaşadığına inanıyorum ve bu tarihi zamana, imzası “Ömer Alikılıç” olan, cümleler düşürmek istiyorum.

                Kabul, 15 Temmuz sonrası farklı tarzda yazmaya başlamış olabilirim. Ancak 15 Temmuz sonrası da dahil, siyaset yazmadım, şimdiden sonra da yazmayı düşünmüyorum. FETÖ’ye dair, nefret kusan cümleler kurmak, asla siyaset değil. Yasin Börü’nün katili olan, Demirtaş’ı eleştirmek, eli kanlı adama, “terörist” demek, nasıl siyaset olabilir? Ayasofya’nın, seksen altı yıl sonra camii olmasına sevinmek, Türkiye’nin, doğu Akdeniz’deki kutlu mücadelesi için dua etmek neyin siyaseti, inanın çözemiyorum.

                Ne siyaset umurumda ne de siyasi kimlikler. Kendime yakın bulduğum isimler olsa da, nefret ettiğim tek bir siyasi yok ve olamaz. Hatta benim ‘’terörist’’ dediğim kişi, bu milletin helal oyları ile Cumhurbaşkanı olduğu an, o kişi benim de Cumhurbaşkanım ve başımın tacıdır. Ama bugün, Amerika Başkanı Biden, muhalefete destek verip, mevcut Cumhurbaşkanını devirmek istiyor ise, benim yerim, Biden’ın tam karşısıdır. Ve ben bu şekilde konum attığım için, kimse bana, ‘’siyaset yapıyorsun’’ ya da ‘’siyaset yapma’’ diyemez. Hatta sadece ben değil, ortam bu kadar gergin iken, her insan konum atıp, tarafını belli etmek zorunda.

                Bugün, siyaset bile, siyaset üstü. Bu süreç, elbette bitecek. Lakin bu sürecin sonunda, asla bir gri yok. Bu yol, ya siyaha çıkacak ya da beyaza…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?