Ağabey artık aldanmayın diyor

• Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz. (Buhari)

• Mümine zarar veren veya hile yapan melundur. (Tırmizi)

• Kolayca inanır, mümin safdildir

İnsan aldatan bizden değildir. (Necip Fazıl)

• “Aldanmak ahmaklık, aldatmak alçaklıktır.

Ne aldan ne de aldat.” 

 Ağabey olarak diyoruz ki, rahat bir nefes alabilmek için çırpınıp duruyoruz. Zira siyasilerin yüzünden, kardeşliğimizi bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Nitekim aramızda aşamadığımız siyasi uçurumlar var.

 Sosyal imkanlardan eşit bir şekilde istifade etmek istiyoruz. Ama siyasiler bizlere kota uyguluyor. Onun için ayrımcılık diz boyu. Bundan dolayı sosyal refahı bir türlü yakalayamıyoruz. Konan yasaklar sebebiyle yüzümüz gülmüyor, onun için de itişip duruyoruz. Bu sebeple de milli hasıladan payımızı tam alamıyoruz.

 Ayrıca adaletteki haksızlıklar nedeni ile kendimize de güvenemiyoruz. Zira ülkemizde adalet siyasallaşmış durumdadır. Bu hal herkesi ürkütüyor.

 Heyhat ki siyasiler bizi böldü, parçaladı. Onun için millet olarak ittifak edemiyoruz. Konuşmalarımızla birbirimizi adeta zehirliyoruz. Bundan dolayı da muhabbetimiz kalmadı.

 Siyasilerin yaptığı kanuni değişiklikler sonucunda aile müessesesi değerini kaybetmiş durumdadır. Sokaklar ar ve hayadan arınmış insanlarla dolup, taşıyor. Erkekler de gülünç kıyafetler içinde dolaşıp, duruyor. Onlara bazıları gülüp geçiyor ama bu erkek bozuntularının yüzü asla kızarmıyor.

 Ticaretimiz soygun mesleği haline geldi. İstediği gibi fiyat konuluyor. Hiç kimse de ne oluyor diye itiraz edemiyor. Çünkü mahalle baskısı öncelik taşıyor. Kimse de sesini çıkartamıyor.

 Ahlak ve iffet dibe vurmuş durumda, insanlar buna da sesini çıkartamıyor. Zira ‘taciz’ suçlamasından korkuyor, onun için de nemelazım deyip, köşesine çekiliyor.

 Yeni nesil yani ‘Z’ kuşağı da hedefsiz… Sokaklarda, kahvehanelerde, disko ve pavyonlarda dolaşıp duruyor. Onlara istikamet vermesi gereken merciler maalesef gaflet içinde siyaset yapmaya çalışıyor. Bu hal istikbalimizi tehlikeye düşürecek ama siyasilerimizin kılı kıpırdamıyor, sadece suçlamalar yapmakla yetiniyorlar.

 İçinde bulunduğumuz siyasi kaos sebebiyle ülkemizi parçalama çalışmaları hızlandı. Buna karşı ciddi siyasi çalışmalar yapılmadığını görüyor ve vahlanıyoruz. Çünkü uygulamalar yeterli değil. Düzeni sağlamakla mükellef olan siyasiler sadece çelik-çomak oynamakla yetiniyor.

 Diğer taraftan bazı siyasiler ‘Bremen mızıkacıları’ gibi beka meselesinden bahsedip duruyor. Oysa yöneten onlar, tedbir almayan onlar, bağıran da onlar.

 Allah aşkına söyleyin, siz bu memleketi, bu milleti, bu bayrağı, bu tarihi, bu ülkenin örfünü, geleneklerini, dini ve milli değerlerini sevmiyor musunuz? Biz de diyoruz ki “Allah’ım içimi dışımdan daha hayırlı kıl, dışımızı da yararlı kıl.”

 Unutmamak gerekir ki batı ve onlara göre modern toplumlarda, öteden beri gördüğümüz açık saçıklığın ve bugünde son haddine varan ahlaksızlığın ve ilişki serbestliğinin temeli ve hatta kökü, Greko-Latin mitolojisindeki erkek ve dişi tanrıların ilişki hikayelerinden nüksetmiş bulunmaktadır.

 Buna ayak uydurmaya çalışmanın, millilik ve maneviyatçılıkla bağdaşır tarafı var mıdır? Devletin bekasından dem vuranlar, milletin manevi ve milli dünyasını berheva ediyorlar, milletimiz bunu hâlâ görmüyor mu? Üç hilali göz ardı eden, dokuz ışık üzerine su içen, kurt gibi kükreyemeyen ama mikrofonlarda aslan kesilenlerden fayda beklemek nafiledir.

 Ayrıca 28 Şubat 1997 tarihinde, Milli Güvenlik Kurulunda, başta başörtüsü olmak üzere alınan kararları uygulayacağını söyleyip, şimdi de başına veya boynuna başörtüsü takıp, şehir şehir dolaşan ve milleti yeniden kandırıp, oy almaya çalışanlardan da bu millete hayır gelmez.

 Üstelik milletin etik, estetik değerlerini dikkate almadan kanuni düzenlemeler yapanlardan da fayda beklemek hayaldir.

 Diğer taraftan Kemalizm-Kemalizm diyerek dayatmalarda bulunanlar da ötekiler gibi sınıfta kalmış durumdadır. Diğer derme çatma partilerin ise irapta yeri yok. Durumlar böyle tespit edildikten sonra, yapılması gereken, yeni siyasi kapıları açmaya çalışmak ve böylece milleti soluklandırmaktır.

 Onun için ağabey olarak diyoruz ki; ya yola gelin ya da milleti aldatmaktan vazgeçin.

 Rahman ve Rahim, Kadir ve Muktedir, Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

 “Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”     

 Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 25.10.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?