Cumhuriyete giden yolun taşlarını döşeyenler

Dört yıl amansızca devam eden 1. Dünya Savaşı’nı kaybetmiştik. Osmanlı Devleti’ni tamamen teslim alan Mondros Mütarekesini imzaladıktan sonra düşman kuvvetleri durmak bilmedi. Elimizde kalan son vatan topraklarını da işgal etmeye başladılar.

      Önce İstanbul’u işgal ettiler. Çukurova ve bölgesini Fransızlar, Antalya, Muğla ve bölgesini İtalyanlar, Musul- Kerkük bölgesini ve daha birçok önemli merkezi İngilizler, Doğu Anadolu’yu Ermeniler işgal ettiler. Tarihler 15 Mayıs’ı gösteriyordu ki Yunanlılar İngiltere korumasında İzmir’e asker çıkardılar.

       O gün İzmir’de çok kötü olaylar yaşandı. Şımarık davranışlar, kışlasına çekildiği halde kışlalarından çıkarılıp üniformaları yırtılan subaylar, “zito Venizolos” diye bağırmadığı için şehit edilen subaylar ve daha bir çok acı verici olayın yanı sıra, olanları izlemek için rıhtımın etrafına toplanan halk olayları korku ve şaşkınlık içinde izlerken Efsun Alayı adını verdikleri karaya ilk çıkan Yunan Alayının başında bir albay ve hemen arkasında Yunan bayraktarı atının sırtında, tam o sırada İzmir Metropolitanı Hırisistomas bir elinde haç, bir elinde İncil etekleri savrula savrula Yunan Efsun Alayı’nın yanına geldi. Önce albayın çizmelerini öptü. Sonra elindeki haçı ve İncil i havaya kaldırarak bir vaaz verdi. Vaazda özetle şöyle diyordu: “Ne kadar Türk kanı dökerseniz cennete o kadar yakınsınız.”

Tam o sırada üç el silah sesi duyuldu. Hasan Tahsin’di o. Bu kadar da olmaz, olamaz diye bağırarak, belinden çıkardığı Revolver marka tabancasıyla Yunan sancaktarına üç el ateş edip yere devirmişti. Yunanlılar şaşkındı, etrafa bakındılar, nereden geldi kim bunlar diye. Baktılar ki tek kişi. Sardılar etrafını, süngülediler Hasan Tahsin’i. Önce göğsünden, sonra neresine gelirse orasından. Hasan Tahsin şehit oldu.

İşgal yayıldı, Anadolu’nun içlerine kadar. Efeler, çeteler, kadınlar, çocuklar, Mustafa Kemal Paşa’ya inanan herkes, düşmanın karşısına dikiliyordu. Hasan Tahsin İzmir’de ilk kurşunu atarak işgale karşı koyuşu başlatmıştı. Hatay’da Mehmet Çavuş da Fransıza ilk kurşunu sıkarak o bölgede işgale karşı koyuşu başlattı.

    Anadolu’ya,  Ankara’ya silah sevkiyatları Karadeniz’den İnebolu’ya, oradan da kağnılarla Ankara’ya ulaştırılıyordu. Karlı ve soğuk bir gecede, 1921 yılının Şubat ayıydı. İnebolu’dan silah taşıyan Şerife Bacı’nın kara öküzü artık gücü kalmamış tükenmişti. Ayrılmadı kağnısının başından, bebeğini battaniyeye sardı üzerine kapaklandı. Bebeği hala yaşıyordu ama Şerife Bacı donarak ölmüştü onu bulduklarında.

    Efeler, Ege Aydın’da Söke’de ve bütün Ege’de göz açtırmıyordu Yunana. Halime Çavuş kadınım, beni cepheye kabul etmezler diye erkek kıyafetleriyle katılmıştı cepheye. Tayyar Rahmiye, Osmaniye’nin Alibeyli mahallesinde Fransız Bayrağı dalgalanan düşman karargahına yaptıkları saldırıda şehit oldu.

     Domaniçli Habibe, düşmana kanıp casusluk edince oğlu, öz oğlunun ihanetinin cezasını kendi eliyle veriyordu öz oğlu da olsa sıkarak kurşunu.

Kılavuz Hatice Fransız Taburunu kandırarak, pusuya düşürdü 8 Mayıs 1920’de.

    Asker Saime haber taşıyordu İstanbul’dan Ankara’ya. Ve daha nice adı duyulan duyulmayan kadınlarımız Kurtuluş Savaşında zafere giden yolda canlarıyla kanlarıyla mücadele ederek aslında cumhuriyete giden yolun da taşlarını döşüyorlardı.

     Adapazarı’nda  işgalden kurtulmak için, Halit Molla bir yandan, İpsiz Recep bir yandan düşman kuvvetlerini 21 Haziran 1921 sabahı kovalayarak  sonlandırdılar işgali. Kendileri de kayıplar vererek. Din adamları, Ankara’da  Müftü Börekçizade Rıfat Efendi, Amasya’da müftü Hacı Tevfik Efendi, Isparta’da Hafız İbrahim Efendi, İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi ve daha nice vatansever din adamı Milli Kuvvetleri örgütleyerek, halka işgale karşı koymanın vatan, namus borcu olduğunu anlatarak Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına ve dolayısıyla Cumhuriyete giden yolun taşlarını da bir bir döşüyorlardı.

      Aslan yürekli Ali Şamil, 110 cm boyuyla yerden sürüklenen tüfeği sırtında Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in yanında cepheden cepheye koşuyor, Milli Mücadelenin istihbaratçılarından İngiliz Kemal, kah İngilize kah Yunana esir düşe düşe, kurtula kurtula zafere giden yolun ve dolayısıyla Cumhuriyet’in taşlarını döşüyorlardı elbette.

     Albay Reşat bey Çiğiltepe’yi söz verdiği yarım saat içinde alamadığı için, verdiği sözü tutamamayı kendini ölümle cezalandırarak, efeler Yörük Ali Efe, Gökçen Efe, Mesutlulu Mestan Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe, Danişmendli İsmail Efe, Mursallı İsmail Efe,  Çete Emir Ayşe Efe, Malgaç Baskınında ve bütün Ege de adeta ettikleri efe yemininin gereğini yerine getirircesine “yağı düşmanın ensesinde kaynatıyorlardı.”

     Yüzbaşı Şerafettin, atının sırtında dokuz Elül’de yaralandığı halde İzmir’e  atının sırtında girip, bayrağımızı hükümet konağına çekerek, Kara Fatma da o simsiyah atının sırtında simsiyah tüfeğiyle düşmanı vura vura Karşıyaka’ya ilk giren komutan olarak kurtuluş savaşımızın kazanılmasında dolayısıyla cumhuriyete giden yolda taşları döşeyen kahramanlarımızdandı. Ve daha adını zikredemediğimiz 186 bin 326 kahraman vatan evladıdır Cumhuriyete giden yolun taşlarını döşeyenler.

      Bu kahramanlarımızın döşediği taşlar öylesine ağırdır ki, kimse heveslenmesin yerinden sökmeye. Ne güçleri yeter ne de yürekleri.

      Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşımızı kazanıp Cumhuriyeti kuran kahraman atalarımızı saygıyla, minnetle, şükranla anıyoruz. Ruhunuz şad olsun. Emanetiniz Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak. Cumhuriyeti korumak ve yaşatmak bizim namus ve şeref sözümüz, ölümüne görevimizdir. Yaşasın Cumhuriyet.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Çetinkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Reyhan Karagöz Çetin - Teşekkürler hocam. Cumhuriyetin ne kadar zor kurulduğunu, Türk ulusunun küllerinden doğduğunu unutmamalı bu halk. Siz bir eğitimci olarak sorumluluk duygusuyla, grnç cumhuriyetimize cansuyu vermeye devam ediyorsunuz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ekim 21:11


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?