AĞABEY DİYOR Kİ; SUSMAYIN

Takribi 40 yıldan beri siyasetin içindeyiz. Bu süre içerisinde söylenmesi gerekenleri dillendirip, durduk. Yalandan uzak durarak, gerçekleri dillendirdik. Ancak milletimize anlatamadık. Bunu ya biz beceremedik ya da milletimiz anlamak istemedi. Bunun için aldırmadı, başına taç mı kondu? Böylece dertlerinden mi kurtuldu?

 Merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi;

 Kırk yıldır söyledik de söylenecek ne varsa

 Bize seyretmek düştü, başkalarına parsa!...

Maalesef dediği gibi de oldu. Zahmeti çeken, aç biilaç olanlar koştu. Ağaçlara bayrak asmak için çıkanlar, slogan yazmak için yağmurda yollarda ıslananlar, çocuklarının nafakasını ‘dava, dava’ diyerek harcayanlar, iş selamete kavuştuktan sonra unutuldu. Haramzadeler ise işbaşı yaptı. İmkânlar, makamlar onlara tahsis edildi, kırmızı plakalı arabalara onlar bindi. Hizmet erbabı olanlara da bisiklet düştü. Ne yazık ki, buna da ‘Adil Düzen’ dediler.

 Şimdi millet olarak soruyoruz:

 Sen ki, bir sapık ırza geçse nefret kusarsın;

 Milletin ruh ırzına geçerler de susarsın (Necip Fazıl)

Bu ne biçim adamlıktır? Böyle bir hal karşısında milletin feryadı arş-ı âlâyı titretmeli ve bu haksızlıkları yapanların önü mutlaka kesilmelidir. Ama nerede o yiğit ses, nerede o imanlı şahlanış? Biliyoruz ki haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır. Onun için susmayın, ayağa kalkın ve gerçekleri bu yüzsüzlere karşı haykırın.

 Ama maalesef bunca haksızlıklara, hırsızlıklara rağmen, milletin adeta dili tutuldu. Bu hal ise geleceğimizi tehdit etmektedir. Çünkü zalimlere hâlâ iltifat edilmekte ve alkış tutulmaktadır. Gördüğümüz, maalesef aynı tas aynı hamam anlayışı berdevamdır. Onun için çalan çalmaya, soyan soymaya devam etmekte, bundan dolayı da haramzadelerin kervanı her gün biraz daha ziyadeleşmektedir. Her sokakta, hatta her çıkmaz sokakta bile milyoner haramzadeler yaşamaktadır. Bu han-ı yağma sorulmamakta, sadece köşe bucak dedikodu yapmakla yetinilmektedir.

 Yetimin hakkını yiyenler, kul hakkına tecavüz edenler, aslında takbih edileceği yerde, alkışlanır oldu. Bunların çoğu da maalesef hacı-hoca takımındandır. Çünkü sarhoş rakı parası bulamadığı için feryat ederken, imanı zaafa uğramış insanların sessizliği son derece acıdır.

 Bunca rezaletlere, bunca soygunlara karşı, balkonlarda ve sokaklarda tencere-kapak vurulacak yerde, herkes sessizliği tercih etmekte, bizim de ülkemizin geleceği ile ilgili düşünceler uykularımızı kaçırmaktadır. Yani her türlü yangın devam ederken, bir nevi Süleymaniye Camiini de sarmış durumda. Bu insanlar ise yangını söndürmekten ziyade, içerden bir halı kapmak için çırpınıp, durmaktadır.

 Bu ahlak yoksunluğu bir bütün olarak hepimizi yakacaktır diyoruz. Ama aldıran olmuyor. Hâlâ yanlış yola doğru koşuyor. Biz ne kadar anlatmaya çalışsak da olmuyor. Teşbihte hata olmaz diyerek;

Bak da ibret al şu dünyanın haline

Kervanlarda eşekler daima önde gider.” (R. Selçuk Bakiler)

Buna da aklıselim olanlar seyirci olur, ondan sonra da sızlanıp durur.         

 Rahman ve Rahim,

 Kadir ve Muktedir,

 Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

 “Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”       

 Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 15.11.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?