HANGİ ARA GELDİK BURAYA..?

        Hafta sonu uzun zamandır görmediğim bir arkadaşıma rastladım. İkimizde ne çok özlemişiz birbirimizi.

          O kabus dolu, yasaklı, “Hayat eve sığar” dedirten Korona zamanlarında görüşememiştik.

          Bu Korona Salgını duracak mı, son bulacak mı, nerede ve ne zaman duracak, yeni dalgalar gelecek mi sorularına ne yazık ki cevap veremediğimiz, cevabını bilemediğimiz için, aynı anda ikimizin dudaklarından da aynı cümle döküldü : “ Vaktin varsa, biraz oturup sohbet edelim, hasret giderelim.”

            Vakit kaybetmeden yakınımızdaki bir cafede oturduk. Konuşacak,  anlatacak çok şeyimiz vardı, bir de uzun zamandır görüşemeyişimizin koca hasreti...

        Laf lafı açtı, sohbetimiz koyulaştı. Derken ; söz, neler yaptıklarımıza, bundan sonra neler yapacaklarımıza geldi.

         Ve arkadaşım söze başladı   : “ Korona çok şeyler aldı bizden, çok kayıplar verdik.  Yaşamın değerini Korona ile daha iyi anladım. O yüzden de, artık ıskalamak istemiyorum hayatı.

                Eşimle birlikte ; bir rezidanstan akıllı bir ev aldık. Daha rahat, daha korunaklı - korkusuz ve daha sağlıklı yaşamak için.” dedi. Kazandıklarını, canını kaybetmekten korkmanın, ölüm gerçeğini hatırlamanın verdiği duygularla...

       Öyle büyük kayıplar verdik ki, gel de korkma..!

       Kazandırdığı ve  kaybettirdiği şeylerle tarihte de derin izler bırakacak Korona...

      Ülkemizde residence / rezidans denilince aklımıza tek ve çok katlı büyük binalar gelmektedir.

       Arkadaşım tekrar söze girerek ; bu çok katlı büyük binalarda yaşamanın avantajlarını sıralamaya başladı heyecanla bana...

         — Her şey elektronik, konforlu ve akıllı bina sistemi var.

         — Elektrik, su kesintisi gibi sıkıntılar da yok, araba gürültüsü - tozu dumanı diye bir şey de yok. 

        — Gökyüzüne yakınız, bina temizliği ve hijyeni üst düzeyde. Böylece mikroplardan da , salgınlardan da uzak kalacağız.

         —  Teknolojinin gözünü seveyim, dedi...

         Bir an bilemedim ne diyeceğimi, üzüleyim mi sevineyim mi..?!

          Hiç aklınıza geldi mi, yeni bir dünya ve yeni dünya düzeni(!)... En çok da son iki yılda yaşananlar yıprattı bizleri..!

           Biz ne ara bu hale geldik..?

          Doğanın düzenini bozduk, altüst ettik her şeyi. Yaktık yıktık, küle çevirdik ormanları ve neredeyse tükettik yeşili - maviyi...

           İnsanı insan gibi, doğayı doğa gibi  yaşatmayan, korumayan bir  teknolojiye ihtiyacı yok insanlığın...

         Bir gün, hatta bu gidişatla çok yakın bir zamanda ; betonlaşmanın bize bir şey kazandırmadığını,katmadığını, bizi mutlu etmediğini farkedeceğiz..!

          Toprağın bağımsızlık olduğunu, betonların özgürlüğe çekilen setler olup, köleleştirdiğini de anlayacağız..!

           

                   *

          İdrak enfeksiyonu geçiriyor, akıl tutulması yaşıyor adeta dünya..!

         Oysa aynı gemideyiz ve büyük bir hızla yok oluşa doğru gidiyoruz dünyaca ...

         Hiç aklınıza geldi mi, her şeyin akıllı (!) olduğu, teknoloji harikası bir dünyada, neden mutsuz, umutsuz, sağlıksız insanlar..?

         Toprağın - tarımın betona yenildiği, bilimin - teknolojinin insanın yararına değil, insan fıtratının yok edilmesi, doğanın - yeşilin, mavinin katledilmesi için kullanıldığı, maddenin  karşısında, “CAN “ ın hiç bir öneminin olmadığı, paraya pula tercih edildiği bir dünyada yaşamaya çalışıyoruz..

        Niye..?

        Bunu düşündük mü, bir kere de at gözlüğümüzü çıkartarak..?       

        Ahhh bu doyumsuz, yüksek egolu, çıkarcı,  açgözlü insanoğlu..!

        Evrenin kurallarıyla oynadı ; çevre kirliliği, iklimlerin değişmesi,  küresel ısınma, salgınlar derken, mahvoldu doğa ve dünya...

         Artık;  akıllı(!) beton yığınlarında, yeşilden - doğadan uzakta aranır oldu hayat...

          İnsanlığımızı hatırlama, elimizi taşın altına koyma zamanı gelmedi mi hala..?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?