Niyet ve Kasıt

Bir bilgeye zehirin ne olduğunu sormuşlar. Demiş ki; ihtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir. Fazla güç, fazla dinlenmek, fazla yiyecek, fazla ihtiras, fazla korku, fazla sakinlik, öfke, fazla neşe, nefret... Hatta iyi niyet...! Hatta...!

Şu niyete taktım bu aralar. Niyet var, niyetçik var... Veee, kalpte verilen kararlara niyet deniyor. Niyet, kalbin bir şeye yönelmesi, kasıt, maksat, gaye, hedef gibi manalar taşır. Niyet, günahları sevaba, sevapları günaha çevirir. Niyet samimiyettir,

Peki, kasıt nedir? Kasıt ve niyet eş anlamlı kullanılsa bile yüklenen anlamda ayrı düşüyorlar... Arapçadan, Ksd kökünden geliyor.  1.Tam hedefe yönelme. 2.Amaç, hedef. 3.Amaca giden doğru yol, amaca uygun... Kasıttan türeyen iki kelime var. Kıssas ve katil... Yani ikisi de pek masum değiller... İyi niyetin masumiyet taşıdığı kadar kasıtta da kötü niyet var...

Hukukta kast ve kasıt çok önemlidir. Niyet ve kasıt yapılan suçun derecesini belirler... Aynı bizim yaşamımızın derecesini belirlenmesi gibi. Niyetlerimizi yaşarken, kasıtlarımız da engelimizdir hayat yolunda.

Niyeti çocukken öğrendik.  "Niyet ettim Allah rızası için..." diye başlayarak. İlk oruca niyetle, sonra namaza... Oruca niyet ederken, öyle ince ayar çekerdim ki belki bozarsam diye not düşerdim sanki araya... Eee, altmış gün ceza var tabi... Hele ki; kasıtsız bozduğumuz oruca ceza gelmediğini öğrenmek ne çok mutlu etmiştir hepimizi. "Kasıt yok su içmesin de...!" Yani; bilerek bozmadı.

İşte hayatımızdaki niyet ve kasıt da aynen böyle işliyor... Aynı hukuk gibi... İyi niyet adı altında, kantarın topuzunu kaçırdığımız da olmuştur... Topuz kafamıza kafamıza vurduğunda ancak anladık, bol keseden verdiğimiz iyi niyetleri... Niyetimizi kontrol edemediğimiz kadar, niyetleri de anlayamadık çoğu kez.  Niyetimiz kadar bildik karşı niyetleri...

Niyeti iyi dedik... İyi niyetli dedik... Geçen gün şöyle bir konu geçti... "Ama iyi niyetliydiler". Belki...!

Takıldığım bir konu var. Hep dile getiririm bu konuyu... Sır değil... Sadece çok üzüntü duyarım bu konu konuşulunca. Kızarım da... Ah Enver, ahhh Telat ah, Cemal diyerek isyan ederim... Ders çıkarmakta isterim. Aynı hataları yapmamak için, tarihin tekerrürünü tekrar etmemesi için  pür dikkat olmalıyız galiba... Niyetleri ve kasıtları okumak gerek. Kim niyet etmiş, kim kasıt etmiş... Ama biliriz ki, cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Tarihimiz bunu kanıtlayacak olaylarla doludur.

Ahhh İttihatciler... Taktım bunlara... Kim ne derse desin affedemiyorum... Sadece Sarıkamış'taki askerleri düşünmek bile törpülüyor kızgınlığımı.. Birde, koca Osmanlı'yı 12 senede minik kuşa çevirdiler ya... Hani Selanik’ten gelip, Meşrutiyet diye, diye Padişahı tahttan indirdiler yaaaa...

İşte...! İyi niyetlilermiş... Yok yaaa...!

Kasıt yokmuş... Yok yaaaa...!

İnandık... Balkanlar bitti. Orta Doğu... Peygamber'imizin mezarına kadar verdik... Ya Sarıkamış, ya Çanakkale....

İyi niyetmiş... Kasıt yokmuş... Hadi oradan derler adama....

Bu konularda hanım hanımcık yazamıyorum. Hüda-verdi halim çıkıyor ortaya...

Evet vatanseverdiler kendilerince... Belki de, senden benden çok vatansever... Ama yetmedi, olmadı...

Bi şey eksikti... Çocukluğumuzda ki oruca niyet ederken çektiğimiz ince ayardı belki de eksik olan...

İyi niyete bile ince ayar gerek... İnce düşünce de... Hele ki böyle büyük olaylar da. 2,5 milyon kilometrekare olan Vatan toprağını, 780 kilometrekareye düşürenlere iyi niyetli,  yada Vatansever desinler diyebilenler... Ben diyemiyorum, affedemiyorum da hiçbirini.

Balkanlar'da zayii olan askerlerimiz geliyor aklıma... Hicaz'ı, Kudüs'ü , Filistin'i, Suriye’yi....vb. nasıl kaybettik... Ya Medine2yi...!

Ahh Fahrettin Paşa... Nasıl direndin, vermem diye  Peygamber'imizin mezarını... Ver emri geldi İstanbul’dan. Vermedin...! İstanbul'dan tutuklamaya geldiler seni... Sürülmüş müydün...? Kendi devletin tarafından cezalandırılmış mıydın...?  Mondros'u tanımadın diye...! Kendi başına direndin...

Ve, Topkapı'daki kutsal emanetler senin sayende var... Niyetin iyiydi be "Çöl Kaplanı". Sonu sürgün olsa da. Biz biliyoruz...

İyi niyet ganimetini, hiç bir alanda zayii etmemeye kararlıyım... Hele ki konu Vatansa... Çok bol keseden harcamışlığım vardır, niyet denen kalpten gelen samimiyeti ... Bonkörümdür.

Ama artık hopppp...! Yeter...!

Kasıtlı kötülüğü yapmasak da, iyi niyetin aptallığına da son vermek gerekiyor galiba. Her insanın bir salaklık evresi vardır şu hayatta. Aslında ders aldığı... İyi niyeti, değene değmeyene dağıttığı bir dönem...

Benim mi...? Neredeyse bir ömür. İyi niyet, faturasını ağır ödetir. Kişiye de ülkeye de.

Ödedik...

Aradaki farka bir bakın... Kaybettiğimiz toprak yüzölçümü farkını fark edin... Topraktan daha değerli şeyleri de kaybettik aslında... Manevi değerlerimizi...

Hep iyi niyetten... Hep altında kasıt aramamaktan.  Hepppp....!

Birileri hala kasıtlı amaçlarının hedefi için, amaca uygun davranıyor.

Ve, biz hala iyi niyetliyiz...!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kamer - Kendimize iyi niyet zamanı geldi.

Görmeliyiz inatla göstermediklerini.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 20:40
01

Yüzel Ertuğrul - Bir de şimdi kaybettiklerimize bak… Bugün kaybettiklerimizin faturasını da torunlarımız ve onların çocukları ödeyecek… Hangisi daha acı bilemedim… Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrikler…???

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Kasım 13:42


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?