AĞABEY DİYOR Kİ BÜYÜK TEHLİKE KAPIMIZDA

 Suriye’nin ABD tarafından vurulmasından sonra, Suriye’den ülkemize çok büyük bir göç oldu. Resmi makamlarımız gelen mülteci sayısını tam olarak tespit edebilmiş değildir.

 Üstelik resmi tespitle, gayrı resmi gelenlerin sayısının farklı olduğunu, şehirlerimizdeki göçmen görüntüleri açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü yer-gök göçmen doldu. Bu durumdan milletimiz rahatsız olmaktadır. Ayrıca zaman zaman Türk-Suriyeli kavgalarına her vilayetimizde şahit olmaktayız.

 Bu durumlar önlenemezse, hâlâ ‘ensar’ anlayışıyla gelenlere müsamaha edilirse, yüreklerimiz yanacak, büyük olaylar vuku bulacaktır. Göç devam ederse, ülkemizin demografik yapısı mutlaka değişecektir.

 Nitekim bugün ülkemizde Türklerin doğum oranları % 1,7 iken, Suriyelilerde % 5,7’dir. Üstelik bizde hâlâ doğum kontrolü devam etmektedir. Suriyelilerde bu konuda tahdit yoktur. Ayrıca Suriyeli hanımların genç olması ve ziyade çocuk yapması, ülke olarak bizi düşündürmelidir.

 Maalesef bu olumsuzluklara Türkiye’nin Suriye’ye karşı uyguladığı dış politika neden olmuştur. Zira Suriye’den gelenlerin birçoğunun gelişlerinin sebebi, mecbur kaldıklarından değil, dış bir tezgâhlamadan kaynaklanmaktadır. Zira emperyalist güçler ve küresel sermaye çetelerinin demografik yapımızı bozmak için her türlü gayreti gösterdikleri bedihidir.

 Nitekim bu güçlerin bir taraftan, güney sınırımızın dibinde PYD gibi bir terör örgütüne yardım ederek, suni bir devlet kurdurmakta olduklarını, böylece milletimizin istikbalini tehlikeye düşürerek, her şeyi planlamaktan geri durmadıklarını biliyoruz. Bunu herkesin de akletmesi gerekmez mi?

 Malumdur ki demografik yapısı bozulan ülkelerde birlik sağlanamaz. Milli ve manevi değerleri bozulan bir ülkenin de ayakta kalması son derece zordur. Tarih buna şahittir.

 Bugün elde edilen resmi bilgilere göre, Hatay ili Reyhanlı ilçesinde oluşan demografik yapı son derece düşündürücüdür. Bu durum bütün vilayetlerimizde aşağı yukarı mevcuttur. Reyhanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan bilgiye göre; Reyhanlı’da 45.182 öğrenci okumakta, bunun 18004’ü Suriyelidir. Durumu kısmen okul okul netleştirecek olursak; Reyhanlı’da bulunan okullardan;

 1- 11 Mayıs İlkokulunda 434 Suriyeli-354 Türk,

 2- Cumhuriyet İlkokulunda 460 Suriyeli-565 Türk,

 3-Jandarma İlkokulunda 329 Suriyeli-184 Türk,

 4-B. Veli İlkokulunda 445 Suriyeli-475 Türk,

 5- 15 Temmuz Şehitler İmam-Hatip Ortaokulunda 917 Suriyeli-110 Türk,

 6- 8 Temmuz Ortaokulunda 406 Suriyeli-281 Türk,

 7- Oğuzhan Ortaokulunda 399 Suriyeli- 335 Türk,

 8- Yeşilova Ortaokulunda 388 Suriyeli-317 Türk,

 9- Toki Ortaokulunda 689 Suriyeli-890 Türk çocuğu eğitim görmektedir. 

 Bu tespit edilen rakamlar Türkiye için tehlike değil de nedir? Durum böyle devam ederse, milletimizin hasletleri, milli ve manevi yapısı bozulacak, böylece birlik ve beraberlikten habersiz bir millet oluşacaktır.

 Unutmamak gerekir ki, millet olmanın karakter ve vasıflarını kaybeden toplumlar, zaman içerisinde kaybolup, giderler. Tarih böyle söylemektedir. Türkiye büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunun farkında bile değildir. İnsanlarımız, özellikle de idarecilerimiz akıllarını çalıştırmalı ve Suriye ile anlaşarak, bu göçü durdurmalı, Suriyelilerinin ülkelerine geri dönmeleri sağlanmalıdır. Daha sonra da para karşılığı alınan pasaportlar iptal edilerek, Suriyeliler sınır dışı edilmelidir. Aksi hal, izmihlale sebebiyet verir. Bizden söylemesi… 

BİR YILDIZ DAHA KAYDI

 Gökyüzünden bir yıldız daha kaydı ama yeryüzünde tesiri büyük oldu. Kayan yıldız 22 Kasım 2011 günü, saat:15.00’de vedalaştığımız ilim adamı, son derece çelebi, nazik ve o derece de kibar Prof. Dr. Nihat Temel hocamızdı. İlahiyat Fakültesi Camiindeki ayrılışımız çok zor oldu. 16 yıldır devam eden İstanbul Platformumuzun müdavimi ve gayretkârı idi. Mazereti sebebiyle çok az denecek kadar toplantımıza iştirak etmemesi, ciddiyetinin göstergesi idi.

 Nihat hoca Platformumuzun bir nevi ışığı idi. İslami açıklamaları ile gönüllerimizi yelpazelerdi. İlmi açıklamaları ile de doyurucu olurdu. O konuşurken vakar içinde, son derece sevimli olurdu. Bilgi küpü idi, onun için de açıklamaları sadece gerçeklerdi.

 Onun laf-ı güzafla alakası yoktu. Her nefesi şifa, her sözü bal gibi tatlı idi. Hele toplantılarımızın sonunda okuduğu ‘Vel Asr Suresi’ ve sair aşr-ı şerifleri gönüllerimizi ihtizaza getirir, adeta içimize bir kurşun gibi saplanırdı. Böylece gözyaşı dökmemize vesile olurdu.

 Diğer taraftan verdiği konferansları da son derece doyurucu olurdu. Münakaşalı mevzulara girmez, emin olduğu konuları dillendirirdi. İlahiyat Fakültesi Camiinin avlusunu lebabeb arkadaşları doldurmuştu, büyük kısmının gözleri nemli, yüzleri solgundu. Diğer tarafta bizim suskunluğumuzu ve hüznümüzü azaltmak için kuşların ötüşleri de ruhumuzu şifa oluyordu.

 Minarelerden okunan sela ve ezan, Nihat Temel hocamızın vefatını cihana duyuruyordu. Selat-ü selamlar, okunan Fatihalar gönüllerimizin inşirahına vesile oluyordu. Nitecide hükmü İlahi yerine geldi ve Prof. Dr. Nihat Temel hocamız Hakk’a yürüdü. Bizler de meyus bir şekilde tabutu omuzlarımızda taşıyarak, onunla vedalaştık. Ruhu şad, mekânı Cennet olsun.

 Rahman ve Rahim,

 Kadir ve Muktedir,

 Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.

 “Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”       

 Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 22.11.2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Müftüoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.