YAŞLANDIK GALİBA

Görev yaptığımız illerden birinde, yaşlı bir teyzemiz vardı.

Sert bir mizaca sahipti.

Hemen herkesi tersler, yüzü de gülmezdi.

Biz de şakalı ve esprili konuşmayı seven biriyiz ya, bu özelliğimizden dolayı sevildiğimizi de bilirdik.

Bu yüzden midir bilmem, bize karşı gülümseyen bir yüzü vardı o yaşlı teyzemizin.

Samimiyetimiz ilerleyince ne kadar şakacı ve esprili biri olduğunu fark ettim.

Geldiği zamanlar yanıma oturur, biraz soluklanır ve çayını içtikten sonra vedalaşarak ayrılırdı yanımdan.

Bir keresinde ‘Yahu, dedim. Bir daha gelmeyecekmiş gibi vedalaşıyorsun!’

Şöyle bir cevap verdi:

‘Kim bilebilir ki? Sen benim gibi olacaksın ama ben senin gibi asla olamam, ya nasip!’

Anladım.. Yaşı 90’a yakındı..

Ben de onun gibi yaşlanacaktım ama O asla benim yaşlarıma dönemeyecekti.

Vefat ettiğini, emekli olduktan sonra oğlundan öğrendim.

Kabri nur dolsun…

Yaşımız ilerledi. İşlerimiz de epey yoğun.

Eskiye oranla daha fazla unutkanlık peydahlandı özelimizde.

Çalışma masamızdan ne için kalktığımızı unutuyor olduk artık.

Eskiden otomatiğe bağlamış gibi konuşan bu fakir yavaş yavaş ne söyleyeceğini unutur vaziyetlere düştü.

Hatta birkaç kere kısa süreliğine de olsa hafıza kaybı yaşadık.

Babamızda da böyle belirtiler vardı.

Çoluk çocuğun ısrarıyla Sakarya Araştırma Hastanesinde beyin filmi çektirdik.

Doktorumuz, uzun bir inceleme sonrası ne dese beğenirsiniz?

‘Ömer Bey, inanılır gibi değil. Süper bir beyin yapınız var!’

‘Hadi lenn!’ dedim içimden. ‘Madem öyle, arada bir dünya ile irtibatım neden kesiliyor?’

‘Yoksa ilim henüz bizim beynimizin kapasitesini ölçecek kadar ilerlemedi mi?’ Diye de Tİ’ye aldık kendimizi.

Dem ol demdir ki, biraz azaltmak gerek işleri.

Kendimize vakit ayırmak gerek.

Yoksa beyin bu kadar yükü çekmekte zorlanıyor, haberiniz olsun.

O yaşlı teyzemizin dediği gibi, bu yolun da geriye dönüşü yok.

Hafıza ile ilgili halatlar kopmadan, yazmam gereken 5- 6 kitabı daha yazmak durumundayım.

Bir şiirimde: Ölüm gelirse gelir, hoş gelir safa gelir… Azrail’in işi bu, nasıl insafa gelir.. Demiştim.

Zinhar öyledir.

Son 1 yıl içerisinde 6 tane yakınımızı kaybettik.

Son 1 hafta içerisinde de peş peşe Yasemin Emecan Suv yeğenimle, çok kıymetli annesi Müşerref Emecan yengemizi de ötelere uğurladık.

Kabirleri nur, mekânları cennet olsun.

‘Karınca zevali gelince kanatlanır!’ sözünü duymuşsunuzdur.

Bizim de kanatlarımız hazır galiba?

Bekliyoruz işte.

Gelecek olanın başımız üstünde yeri vardır…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.