Şehirdeki bedeviler

Aslında şehirdeki köylüler diyecektim ancak gerçekten kendisi ve ülkesi için üretim yapan ve bunu zorlu şartlarda gerçekleştiren köylü kavramına olan saygımdan daha uzak bir kelime ile yazmak istedim. Umulur ki yazı hedefine ulaşır ve maksadını aşmaz. Elbette ben yeni yerlere taşınan ama hayatını hiç değiştirmeyenler veya tenha alanlarda yaptıkları göze batmayan ama kalabalıklarda da aynı yanlışları devam ettirenleri konu edeceğim. İyiler ve bunu devam ettirmeye niyeti olanlar için yer ve zaman farkı pek de fark etmez zaten.

Öncelikle trafikteki araç parkları konusundaki yanlışları dile getirmek istiyorum. Tabii şunu belirtmek lazım, belediyelerin bu konuda pek bir palanlarının olduğu söylenemez (en azından benim gördüğüm yerlerde) ancak belirli alanları tutup ücret alma konusunda pek mahirler. İnsanımız park etme konusunda çok ölçüsüz davranıyorlar, araçlarını olmadık yerlere park edip trafiği altüst ediyorlar. Öyle ki tek gidiş-gelişli yollar gidiş gelişi olmayan yollara dönüşüyor. Kendileri ile ilgili bir sorun olunca veryansın ediyorlar ama başkaları için aynı anlayışı gösteremiyorlar.

Diğer bir konu ise çevreye karşı duyarsızlıklarla ilgili, sigara izmariti dahil her şeyi rast gele yerlere atmaya bayılıyoruz. Uyarsanız ya umursamıyorlar ya ters cevap veriyorlar, en kötüsü de size sözlü veya fiili şiddete kalkışıyorlar. Yerlere tükürme konusunda ise pek cömertler, herhalde yerleri sulamak için yapıyorlar bunu, bir şey desek sanki -sen ne anlarsın- diyeceklerinden korkuyoruz.

Kendi çıkarları söz konusu olduğunda (işe girme-işini yaptırma gibi) hemen bütün değerlerini askıya alıyorlar, değme dansözlere taş çıkarır gibi kıvırıyorlar. Rüşvetin adını değiştiriyorlar, torpilin en alasını yapıyorlar-yaptırıyorlar. Lafları da hazır: Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı demek lazım.

Öyle binalar yapıyorlar ki bulundukları yerin hiçbir yaşanabilirliği kalmıyor çünkü takip ettikleri liderleri gibi rantların peşindeler. Geçimlerini yaptıkları güzel işlerden değil, ucuz ve bozuk işlerden sağlıyorlar. Bu nedenle onların en büyük korkusu bu kolay kazançların ellerinden gitmesi korkusudur. Yoksa nasıl binecekler 4x4 ciplere ellerinde kayda değer bir yetenekleri yokken? Ayrıca bu durumda herkes kazanırsa diğerlerinin de onlar gibi olmasından korkarlar. Bu durumda kime hava atacaklar?

Onlar okumazlar veya okuduklarını anlamazlar çünkü onlar için bilmemek en büyük mutluluktur. Yoksa sorumlu oldukları şeyleri öğrenirler de rahatları kaçar. Aslında okuduklarını zannedenler için de güzel bir şeyler söylemek zor. Çünkü onlar birilerine, bir yerlere kör kütük bağlıdırlar. Onları eleştirmeye kalksanız işler bildiğimiz gibi değil deyiverirler. Malum cemaat hakkındaki son ana kadar ne görüşte oldukları hafızalardan silinmedi. Biz onları yaptıklarına göre eleştirirken onlar bahsi geçenlerin batıni hedeflerini anlamadığımızdan dem vururlardı. Şimdilerde o gitti ama onlar bu boşluklarını hemen dolduruverdiler. Onlar için ‘ne kadar az düşünüyorsunuz’ mealindeki ayetler pek bir şey ifade etmez. Daha önce bu durumu görüp sosyal medyada paylaştığım bir yazıyı örnek olarak vermek istiyorum:

Bazı arkadaşlarla izole bir ortamda konuşuyoruz. Ülkenin ve milletimizin sorunlarını ortaya koyuyor, çözüm önerilerini tartışıyoruz. Neyin değerlerimize, inançlarımıza uyup-uymadığı konusunda genel olarak mutabık kalıyoruz. Ayet ve hadisleri, bilimsel verileri, makul-mantıklı şeyleri onaylıyoruz. Ancak iş güncel siyaset-politik görüşlere geldiğinde birden her şey değişiyor. Araya sempati, tarafgirlik, fanatiklik bazı kişi veya kurumlara olan bağlılık yani gözü kara aşk giriyor ve bütün anlamalar, anlayışlar iltifatlar ortadan kalkıyor çünkü aşkın gözü kördür. Bundan sonra ne ayet ne hadis ne de mantık bir işe yarıyor. Meğerse biz boşa konuşuyormuşuz, yazık!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Niyat Doğan - Sizin bedevileerle bir akrabaliginiz mi var sayın Tarrakçi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 01:31


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?