TEFEKKÜR VE AYDIN OLMAK

Aydın olmak için önce insan olmanın hasletlerini taşımak gerekir. Aydın insan bilmediğinin farkında olan kendi kafası ile düşünüp kendi gönlü ile hisseden uyanık bir şuur ve tetikte bir dikkat ile hakikatin bütününü kucaklamaya çalışarak öğrenme isteği duyandır. Bu ölçütlerle oluşan duygu ve mantığı harmanlayarak karar verip gerektiğinde yine bunu da sorgulayandır.

      İnsan eksiklerinin ve fazlalıklarının gerçek manada farkına vardığı zaman kendisi olma ve bilgelik yolunda emin adımlarla yürüyüşüne başlamış demektir. Başkalarının ne dediğini dinler ama seçimlerinin hesabını öğüt verenlerin değil kendisinin vereceğini bilir. Kendisi ile barışık ne istediğini veya istemediğini bilen, nereye yolculuk yaptığını net olarak kavramış olarak yoluna devam edendir. Bu nedenlerden dolayı onu kimse yolundan alıkoyamaz. İnsanın kötülüğe sapmış bir varlık olduğunu kavraması ve içinde suçlu bir yürek taşıması, dünyada tüm mahkemelerin verebilecekleri cezalardan daha şiddetli bir cezadır. Düşünmek kolaydır, davranmak zordur, düşündüğün gibi davranmak en zorudur. İyi insan olmanın hasletlerini taşımak için aynı zamanda aydın olmak gerekir. İyi ve aydın olan insanlar özgüveni yüksek, başkalarından üstün olmaya çalışmayan, değerlerini başkaları ile kıyaslayarak ölçmeye çalışmayan kişilerdir. Onlara mutluluk veren şey kendileri olmaktır, başkalarından üstün olmak değil.

   Nefsimizi hakikatin incitemeyeceği şekilde terbiye etmeliyiz. Düşünme yetkinleştiğinde şikayeti bırakır. Düşünme çözümlemeye giden yoldur. Doğru olanla iyi olanı yan yana getirmek bize her zaman avantaj sağlamaz. Kendimize has ve özgün bir kimliğe sahip olmak istiyorsak kullandığımız araçları doğru seçmeliyiz. Doğru olanlar bizi üşütür, İyi olanlar ise bizi ısıtır ama bazen karanlıkta (cehalet)bırakır. Doğru olanla zihinsel olarak aydınlanıyoruz fakat toplumsal ve sosyal yaşamda bizi yalnızlaştırıyor, dışarı itilmemizi sağlıyor, topluma uyum sağlamamızı engelliyor. Düşünceleri bastırırsanız doğruyu da bastırmış olursunuz. Sosyal ilişkileriniz düzelir, topluma uyum sağlarsınız ama bir sürü palavrayı da dinlemek zorunda kalırsınız. Toplumlar karanlıkta(cehalet) yaşayabilir ama soğukta (Aç, susuz, barınak olmadan) yaşayamazlar. İnsanın en temel amaçlarından birisi toplum olmayı istemesidir.

Toplum olmak için: elde edilmiş alışkanlık yani kurallara, yasalara, işbölümüne örf ve adet buna bağlı erdemlere ihtiyaç vardır. Bunun için toplum oluşmaya başladığında dinamikler hikayeler ortaya koyar.  Hikayeler toplumun toplum olmasını sağlayan temel dinamiklerin başlangıcı olsa da sonsuza kadar güncel kalamaz. Toplum geliştikçe, dönüştükçe hikayelerin sorgulanmaya başlaması ve hurafe olması kaçınılmazdır. Hakikat: toplumların kendilerini oluşturan masalların eleştirisi ile başlar. Eleştiri yani sorgulama bilimin temelini oluşturur.

Düşüncenin, eleştirinin, sorgulamanın ortaya çıkışı siyasal ve toplumsal olaylara zemin hazırlar ve rol oynar. İslam toplumu (Endülüs Emevileri) Arap olmayan toplumlarla karşılaştıktan sonra düşünmeye ve sorgulamaya başlamıştır. Doğu toplumlarında din ve siyasetin birbirinden ayrı olması düşünülemez. Bu geçmişten bugüne hep böyle olagelmiştir. Endülüs Emevileri, ‘’Tanrı buna ne derdi?’’ sorusunu hep kendilerine sormuşlardı.  Antik Yunan felsefesini keşfedince sorgulamaya ve kendi felsefi alt yapılarını kurmaya başladılar ve Avrupa coğrafyasında yeni bir düşünce akımının öncüsü olarak Hristiyan dünyanın Antik yunanı yeniden keşfetmesinin önünü açtılar.  Ama bu gerçek Ortadoğu’daki İslam toplumlarında aynı etkiyi göstermedi. Sorgulamayı, neden sonuç ilişkisi kurmayı yani tefekkürü reddeden selefi, eşari din anlayışını benimseyen bir mantıkla bugüne kadar geldiler. Maalesef Maturidi anlayışa daha yakın olmamıza rağmen ülkemizde bu anlayışı benimseyen çevrelerden nasibini almıştır.

Devletlerin imanı arttığında akılları azalır. Bir toplumun aydınlanması ancak vesayetten (dini, siyasi, ekonomik, sosyal, askeri) kurtulması ile olur. Ortadan kaldırdığınız vesayetlerin yerine bir başka vesayeti ikame ederseniz, aynı döngünün içerisinde dolanma sonucunu elde eder yine başladığınız yere dönersiniz.

Yüksek zekaları ortaya çıkarıp işlevsel hale getiren çelişkilerin derinliğidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma

# dikkat

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?