EN MODERN, EN CEZBEDEN KÖLELİK..!

                Teknoloji geliştikçe, ilerledikçe imkanlar da artıyor, kolaylıklar sağlanıyor hayatta ve haliyle dünya da küçüldükçe küçülüyor bu harika (!) teknoloji sayesinde...

Fakat, bu durumun farkında olmadığımız, olmak istemediğimiz büyük bir olumsuz yanı var bir de!..

Teknolojinin olumsuz yanı mı olur, ne kadar kolaylaştı hayat işte, diyenlerinizi duyar gibiyim. Ama gelin görün ki, kazın ayağı hiç de öyle değil!.. Akıllı telefonlarımızla, kredi kartlarımızla dijital bir kontrol altındayız. Şöyle bir düşünecek olursak; özelimizin, özel olmaktan çıktığını çok bariz şekilde görürüz.

Telefonlarımız bizden akıllı!.. Nereye gittiğimizden tutun da, neleri sevdiğimize,  nelere ilgi duyduğumuza, neleri yediğimize  içtiğimize, neleri giydiğimize kadar hepsini kayıt altına alıp, sonra da bize gönderiyor, tek tek, bir bir!.. Nasıl da hoşumuza gidiyor bizim de, değil mi?.. Aa bak nasıl da ilgili, ne kadar da önemseniyorum, diyoruz içimizden.

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdıkça özgürlüğümüz azalıyor, kısıtlanıyor. Çoğumuz bunun farkında bile değiliz. Aslında adım adım, anbean takip altındayız. Dijital sarmalın içindeyiz de farkında değiliz. Biz bunu hayatımızı kolaylaştıran müthiş bir güzellik olarak görüyoruz. Hatta, sevinç naraları atarak, gözünün içine sokarcasına paylaşıyoruz birçok sosyal medyanın sanal aleminde...

           Sanal demişken, sanalın anlamının;  “gerçekte yeri olmayan, gerçekte var olmayan, ancak zihinde tasarlanan” olduğunu da hatırlayalım yeri gelmişken.

             

                  TIPKI KURGU FİLM GİBİ..!

Bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz, bir sürü teknolojik ve dijital yenilikleri yaşayacağımız, yeni bir çağa doğru hızla ilerliyoruz. Bu çağda bireysel ürünler ve çözümler (!) hedefleniyor...

Öyle ya; üstün teknolojinin nimetlerinden faydalanıyor, yapay zeka çağına ayak uyduruyoruz. Yapay zeka çağı demişken, sizlere başka bir gerçekten bahsetmek istiyorum, Elon Musk’ın projesinden...

Elon Musk’ı tanımayanımız yoktur sanırım. Elon Musk, dünyanın en iyi, en ünlü sinir bilim uzmanlarını bir araya toplayarak, Neuralink Şirketini kurmuş. Ve bu şirket, 90 kişilik ekiple bu proje için üç sene çalışarak, insan beynine saç telinin onda biri kadar büyüklükteki kabloları diken bir robot geliştirmiş. Kabloların bir ucu insan beynine, diğer ucu da bir bilgisayara bağlanarak, kablolarla insan beynindeki düşünceler, bilgiler toplanarak çiplerle kablosuz şekilde cihazlara aktarılabilecek. Böylece insan ve makine zekasının ortak yaşam (Simbiyoz) oluşturması amaçlanıyor. Durun bitmedi, dahası da var..!

           Çok yakın bir gelecekte; yattığınız yerden her şeyi yapabilecek, her hazzı yaşayacak, her lezzeti tadacaksınız. Kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi?.. Sen yatacaksın yatağında, ama  dünyayı kurtaran bir kahraman da olacaksın aynı zamanda, sanal dünyanda. Hiçbir yere gitmeyeceksin aslında, ama beyninden neler geçiyorsa hepsini yaşıyormuş gibi göreceksin ve  tatmadığın haz kalmayacak sanal dünyanda.

         Yine hiç kımıldamadan yatıyorken yatağında ; aklından yemek - içmek istediğin neler geçiyorsa yiyip içiyor gibi tat alacaksın sanal dünyanda!.. Nasıl mı olacak tüm  bunlar..? Karma gerçeklik sistemi sayesinde. Peki nedir bu karma gerçeklik, göz atalım mı hemen ona da...

         Karma Gerçeklik: Kullanıcının bulunduğu doğal alanı, sanal ortama taşıyarak gerçekçi görünmesini sağlayan bir sistemdir. Yani karma gerçeklik sayesinde sanal nesneler kullanım alanlarımıza rahatlıkla entegre edilebiliyor..!   

          Bunları sizlere ;  elimizde olanların kıymetini bilelim, neleri kaybettiğimizi ya da kazandığımızı eksileriyle artılarıyla görebilelim ve vakit varken düşünelim, gerekenleri zamanında yapabilelim, körü körüne her şeye inanmayalım, soralım, sorgulayalım, araştıralım diye anlatıyorum...

         Beynimiz varken ve henüz bize aitken, düşünerek kullanmaya başlayalım beynimizi diye, anlatıyorum..!  Büyük bir yalanın ortasında, yalan yaşamlar - hayatlar olmasın diye, anlatıyorum. Olmayanı varmış, yaşanmamışı yaşanmış gibi hissetmeyelim diye  anlatıyorum... 

         İstemek yolun yarısıysa, ne dersiniz isteyerek çıkalım mı yola..?

         Sizler de bu konuyla ilgili duygu ve düşüncelerinizi, görüşlerinizi, fikirlerinizi, eleştirilerinizi, sorularınızı yazın lütfen. Soralım - soruşturalım, fikirlerimizi paylaşalım, konuşalım, sorgulayalım...

        Almanya‘ dan her birinize ayrı ayrı. Selamlar, sevgiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?