Nereye kadar?

Kasım ayının ikinci haftasında dolar 10 tl olunca hepimiz birden “Bu kadar da olmaz” diye feryat etmiştik. Bugün ( 20.12.2021 ) Dolar 17’yi, Euro 19’u, Sterlin 22’yi geçti. Gelinen bu tabloda herkesin bir fikri oluşmuştu. “Kötü bir ekonomi yönetimi, üzerine kötü kararlar ve Türkiye her adımda krizin biraz daha derinini kazmayı başarma” fikriydi.

Hazin olan Türkiye’nin ve Türk milletinin bugünkü durumu hiç hak etmemesi ve çok kolay hamlelerle kendini bu durumdan kurtarabilecek olmasıydı. Bu gelinen hazin tabloya Pandemiyi mazeret göstermek inandırıcı olmazdı, zaten Türkiye krize Pandemiden çok daha önce girmişti.

Ama içeride ve dışarıda zincirleme hatalar ve başarısız girişimler olmasaydı, hatada ısrar edilmeseydi, Ekonomimiz uçmasaydı, kaçmasaydı, hamasete mahkum edilmeden rutin mesaide idare edilseydi, Dolar bugün 5TL, üzerine bilinmezliklerin maliyet ve dış güçler eklense de en fazla 6 TL olacaktı. Çünkü kur, 15 senedir hep bu yolda seyrediyordu. Elimizde, neyin ne olacağına dair güçlü bir referans var yani.

Türkiye Dolar’a ve genel olarak dövize bağımlı bir ülkedir. Yani insanları Dolar’la maaş almasa da Dolar’la yaşayan bir ekonomik yapı içersindedir. Özel sektörün ve kamunun büyük bir dış borcu var, buda  Dolar’la.  Vatandaşlarının tasarruflarının yüzde 60’dan fazlası dövizle, Dolar’la. Vatandaş sisteme güvenmediğinden tasarrufunu döviz ve altın yaparak yastık altında tutuyor.  İhracatının yüzde 70’den fazlası ithalata bağımlı, o da Dövizle.

 Bütün köprü, otoyol, tünel, havaalanı, hastane vesaire projelerinin garanti ödeme taahhütü Dövizle. Bakkal market rafındaki ürünlerin bile ya tamamı ya da bir parçasının üretimi Dövizle. Milletin  dişten tırnaktan artırarak elde ettiği küçük sermayeler de Dövizde.

 Yani Türkiye Dolar’la kazanmıyor ama daha kötüsü, Dolar’la ödüyor. Kim, birkaç hafta önce “Dolar artarsa artsın. Biz ihracattan parayı vuracağız” hevesine kapıldıysa, bu küçük ayrıntıyı unutmuş olmalı. O ayrıntının sadece dış borçlara ilave maliyeti ise birkaç gün önce 2/ 2,5 trilyon TL’yi geçmişti. Kur artışı ayrıca, TL ile kazananların hayatına nasıl tesir edecek, zaten patlamış olan enflasyonu kim bilir nerelere taşıyacak.

 Çok değil, iki sene önce Dolar’ı 7 lirada tutabilmek için  Bu Milletin 128 milyar Dolarını  buharlaştıran kötü yönetim şimdi de eldeki son dövizleri bozduruyor. TL’nin başına gelecekleri bilerek göstere göstere faiz indirip sonra da TL’yi tutmak için piyasaya döviz vermenin mantığını anlamak mümkün değil. Peki, kur bu seviyedeyken kimsenin faize ve yatırıma bakmayacağı belliyken halka elde avuçta ne varsa faize yatırma çağrısı yapmanın bir manası varmıdır.?

Ve peki, sokaktaki vatandaştan sanayicisine kadar bu hükümetin ekonomi politikalarına güvenmediğini görmeden daha nereye kadar gidilecek.?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İbni Batuta - Son Atatürk Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin makus talihini değiştirmiştir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 00:27
01

Feto Savar - Biri kirazli digeri kestanepinarli...

siz bana

kaymakamla oglunun o meşhur sözünu hatirlatiyorsunuz

"Kaymakam olmussun ama ..... "

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 22 Aralık 08:57


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?