BİR YEMİN ETTİM Kİ DÖNEMEM

Geçtiğimiz gün İlim Yayma Ödülleri Töreni'nde konuşan Erdoğan, faiz politikası üzerine açıklamalarda bulundu; dinlemişsinizdir. Erdoğan, “Neymiş efendim faizleri düşüyormuşuz, benden başka bir şey beklemeyin, bir Müslüman olarak ‘naslar’ neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim, hüküm bu” cümlelerini kullandı.

İşin ekonomik boyutunu, açıklamalarının piyasa dengelerini bozduğunu, ekonomik öngörülebilirliği kaybedişimizi anlatmayacağım. Her zamanki gibi bir hukuk devletinde olması gerekeni hatırlatacak, ülkedeki mutlak barış ve huzurun sağlanabilmesinin tek yolunun başta Anayasamız olmak üzere hukuk normlarına bağlı kalmak olduğunu vurgulayacağım.

Sayın Cumhurbaşkanı, ‘naslar’ bu yönde diyerek, İslam dininin bakış açısının faizi haram olarak işaret ettiğini, kendisinin de bu sebepten faiz kavramını “reddetmek” zorunda olduğunu, çünkü bir Müslüman olarak İslami normlara uymak zorunda hissettiğini açıkladı. Yani ülkenin ekonomisini yönetirken İslami normları ilke edindiğini sesli söyledi.

Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi gerekirse Hıristiyan olabilir ama benim ülkemin yönetimi ile ilgili karar alırken İncil’den hüküm okuyamaz. Cumhurbaşkanı, ineği kutsal sayan bir Hindu olabilir ama benim ahırımdaki ineğe müdahale edecek bir kanun koyamaz. Ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı ülkeyi ilgilendiren bir karar verirken ancak ve ancak Anayasa’dan madde okuyabilir ya da Atatürk ilke ve inkılaplarını referans gösterebilir.

Anayasa’da yeri olmayan “inanca dayalı bir sistem”le ülke yönetilemez. Dini referansla atılan adımlar neticesinde dolar 1 TL’ye kadar düşürülse de dünyanın en güçlü ekonomisi olsak da her şey yolunda desek bile bu yol yanlış bir yoldur. Bilim ışığında, ortak akıl ve evrensel iktisat değerleri doğrultusunda kararlar alınmalı, iş ekonomiyi bilenlere bırakılmalıdır.

Bir de Erdoğan’ın ilimi reddedip, bilimin dediğini umursamayıp, ‘nasları’ ilke edindiğini anlattığı bu konuşması İlim Yayma Cemiyeti’nde yapılıyor.  Sözde ilim yayacak adamlar da alkışlıyor. Ne denir ki bu ironiye!

Son olarak Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamasının göreve gelirken etmiş olduğu Anayasal yemine de açıkça aykırı olduğunu söyleyeyim. Anayasa m. 103’te emredildiği şekilde Cumhurbaşkanı görevine başlarken TBMM önünde ant içer. Andında şu cümleler geçer: “…Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma… namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

Bu cümlelerle ant içmiş bir devlet adamının, laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalmayarak, yeminini bozmuş olduğunu görüyoruz maalesef. Dilerim bir Müslüman’ın “vaadinde durması” ile alakalı nasların ne yönde olduğunu da en kısa zamanda açıklar.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Berna Sena Çatalbaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İbni Batuta - 2002 'ye kadar Türkiye Cumhuriyeti kamalizm dininin naslari ile yonetildi artık müslüman naslari ile yönetilecek

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Aralık 00:24


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?