Kavramlar ve kavranamayanlar

Paranın iki yüzü: Ülkemiz siyasetinde yıllardır olagelen bir şey var, bunu dışarıdan yöneten ve yönlendirenler ile içeriden onların değirmenine su taşıyanlar yapıyorlar. Bu bir nevi danışıklı dövüş veya muvazaa olarak adlandırılabilir. Bir başka deyişle kayıkçı kavgası diyebiliriz buna. Peki, nedir bu derseniz basitçe -ortacılık- diyebiliriz. Bunlar siyasi yapılanmaların tam ortadan ikiye bölündüklerini ve insanımızın sağcı ve solcu olarak ayrıldığını ileri sürüyorlar ve buna göre ortanın hemen sağında ve solunda olanların ülke için iyi olduğunu diğerlerinin ise aşırı, fanatik ve uyumsuz olarak kötü oldukların empoze ediyorlar. Bir kısım medya organları da onların bu yaklaşımına çanak tutuyorlar. Bu iki grup aslında paranın iki yüzü gibi, kendilerine göre sağdaki aşırılıklara ortanın solundaki merkez bir sol partide toplanmanın bir zorunluluk olduğunu işliyorlar. Soldaki aşırılıklara karşı da merkez bir sağ partide toplanmanın mecburiyetini hiç durmadan lanse ediyorlar. Aslında merkez sağ veya sol birbirini ayakta tutan bir yapıya sahip, ne zaman sağdaki parti zayıflasa soldaki partinin bir gediklisi sağın öne çıkardığı değerlere saldırıyor ve karşı tarafta bir kenetlenmeye sebep oluyor. Diğer tarafta da durum bundan farklı değil, dinin veya milliyetçiliğin yobaz bir durumunu ortaya koyarak karşı tarafı birleştiriyor. Yani her iki taraf kendi gruplarının yanlışlarına sahip çıkıyorlar. Sonuç ülkemiz tüm zenginliklerine rağmen yıllardır iki ileri gitse bir geri geliyor maalesef.

İki tarafı keskin kılıç: Yaptığınız bir işin hem başkalarına hem de kendinize zarar verme durumu ama her zamanki gibi siz kendinizi temize çıkarıyorsunuz. Nasıl olsa sizi aklayan paklayan birileri var. Halbuki sizin bu günahlarınız kırk dereden su getirip, kırk hamamda kırk defa yıkansanız çıkmayacak cinsten. Hikâye şöyle, faize karşı olmak onu azaltmakla olmaz. Hem karşı olmak hem de faiz önermek ilginç bir açmaz. Şimdi döviz cinsi parası olanlara git bankada faizle paranı değerlendir şayet döviz bazında zarar edersen zararını ben karşılarım, diyorsunuz. Sonra birileri bunun helalliği konusunda fetva yarışına giriyor, acayip bir durum. Aslında birileri açısından ‘şapka düştü, kel göründü’ oldu ama onlar ‘hem kel hem fodul’ takılıyorlar. Öncelikle banka ile kişinin yaptığı anlaşma faizli bir işlem ve bunun hükmünü herkes biliyor. Tercihini böyle bir işlem için kullananlara diyecek bir sözümüz yok ama kimse yaptığı bu işleme dini meşruiyet aramasın. İşin ikinci kısmı ise daha bir problemli, zararın devletçe karşılanması ki bu tam kul hakkıdır ve kimin parasını kime veriyorsun, derler insana. Yani iki tarafı keskin kılıcımız, iki ucu kirli değneğe dönüşüyor böylece. Halk arasındaki deyişiyle, iki ucu b… değnek.

Kıssa ve hisse: Karganın biri her gün kilisenin çanına pislermiş.  Papaz ne yaptıysa yakalayamayınca çanın bulunduğu yere bir bardak şarap koymuş.  Karga şarabı içip sızınca yakalamış. Sonra papaz demiş ki: Müslüman olsan şarap içmezsin, Hristiyan olsan çana pislemezsin. Söyle bana sen nesin? İşte tam da bir şark açmazı, sözlerimizle davranışlarımızın yaman bir çelişkisi, imama kızıp camiye gitmeyenlerle camiye gitmeyenlere kızıp kendi taraftarı olduklarının söylediklerini ve yaptıklarını sorgusuz sualsiz kabul edenler. Aslında bu durumu anlatmak için daha ilginç fıkralar, kıssalar var. Şeytan diyor ki patlat bir *Namı Kemal fıkrası ama boş verin, ben şeytana uymayayım.

İki ucu kirli değnek: Şimdi bu değneğin hangi ucundan tutacaksın, tabii ki hiçbirisi demek istiyorsunuz ama başka bir alternatifinizin olmadığını inandırıldığınız için çaresizsiniz. Yani öğrenilmiş ve kabul edilmiş bir çaresizlik içindesiniz. Bu durumda bir zihin oyunu yapıp kendinizi kandırıyorsunuz. Herhangi bir sebeple birini tercih ediyorsunuz ve bundan sonra manevralara başlıyorsunuz. Taktik şöyle, karşı tarafı öyle bir karala ki sizin yanlışlarınızın esamesi bile okunmasın. Biz de şunu söyleyebiliriz bundan sonra ‘çevir kazı yanmasın.’

Not: O bel altı fıkralarda adı geçen kişi şair, yazar Namık Kemal değildir, sadece adı Kemal olan biri yani Namı Kemal’dir. İlgilisine duyurulur.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder

# yok, oldu

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Namık Kemal - Sayın yazar yazılarınız kabak tadı vermeye başladı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 02:31
01

Kadayıf - Böyük filozofsun vesselam kavramlar mavramlar harcaniyorsunuz bu gazetede

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 17:41


Anket Sizce 2022 yılı asgari ücreti ne kadar olmalı?