Cehalet üzerine bir çalışma

Cehalet bilgisizlikten çok ahlaki olgunluk ve zarafetten yoksunluk olarak tanımlanabilir. Elbette cehaletin içinde bilgisizlik manası var ama bu doğru bilgiye ulaşmada gösterilen tembellik, önemsememe, işine gelmeme anlayışından kaynaklanan bir durumdur. Bir bakıma cahil kişi yan gelip yatmayı, çamura batmayı tercih ediyor çünkü bu durumun onu kısa vadede daha karlı bir yerlere götürmesini umuyor.. Zaten insanın her şeyi bilmesi mümkün değilken cehaleti kuru bilgisizliğe bağlamak olmaz. Bu anlamda gerekli-yeterli bilgiye sahip olmasına rağmen bunu olumlu bir davranışa çevirmemek cehalet olarak görülmelidir. Bir şeye olması gerekenden farklı inanıyor ve inancının içine birtakım hurafeler katıyor. Sonuçta da sağ gösterip sol vuruyor. Böylece göbek taşında keyif çatıyor, ona buna çalım satıyor.

Konu İslami bir yaklaşımla irdelendiğinde durum birden ciddileşir. Çünkü bu kavram artık basit bir bilgisizlik, kabalık ve ahlaki çöküşten ibaret sayılamaz. Bu bağlamda Müslüman basit ve net bir anlayışla duruma teşhisini koyar ve safını seçer ve safsatayı bırakır. Uydurulmuş veya geçici durumlar için ortaya koyulmuş hükümleri kale almaz. Özellikle kişilere atfedilen hüküm koyma yani onu rableştirme azgınlığına karşı her an tetiktedir. Şüphesiz insanlar da bir kısım kurallar koyabilirler (trafik kuralları gibi) ama bunlar hem eleştirilebilir hem de reddedilebilir. Özetle Müslüman hakkın ve haklının yanında yer alırken oluşturduğu Müslümanca inanma, yaşama ve düşünme biçimini her terk edişi bir cehalet olarak görür, bu duruma düşmeyi ateşe düşmekle eş değer görür.

Buna göre şimdi biz asıl cahil kimdir veya cehalet aslında nedir sorusuna cevap arayalım:

İslami ilimler konusunda okumuş (öyle böyle değil) profesör, kürsüde israfı anlatıyor ve konu önemli ve öyle bir an geliyor ki Hoca lafı patlatıyor: Şayet israf ederseniz asgari ücret yetmiyor diye şikâyet edersiniz. Sormak lazım, asgari ücretin israf edilecek bir yanı var mı? Kaldı ki fakirlik sınırının altında olduğu kesin, açlık sınırının altında olup olmadığı tartışılıyorken işte asıl cehalet budur.

Muhalefette iken iktidara sayıp döken siyasiler, iktidarda bir görev aldıklarında kızdıklarını (belki rol yapıyorlardır, bilmiyorum) kendileri yapanlar ve sanki geçmişte olanlar hiç olmamış gibi davrananlar, cehaletin ağababaları değil midir?

Bir şarkıcının şarkısında peygambere cahil demesine kızıp köpürenler Bakara makara diyenlere neden gerekli tepki veremediler hatta o şahsa makam bile verildi. Bu cehaletin temel özelliklerinden olan taassup göstergesidir. Aynı işi yapan kendilerinden olunca hoş görürken karşıt görüşten birine aynı toleransı göstermezler. Elbette sanatçı içinde bulunduğu toplumun değerlerine saygı duymalı ve hassasiyet göstermelidir. Bir şeyi yanlış görüyorsa da bunu bir sanatkâr inceliğinde kırmadan dökmeden yapmalıdır. Kaldı ki bir peygamberin cehaletinden bahsetmek asıl cehalettir çünkü onlar topluma iyi yönde önderlik eden kimselerdir.

Bu kötülüğü, yanlışı bize Allah yaptırıyor, diyenlere ne demeli? Bunların iktidara gelmek için Kur’an yapraklarını mızraklarına takarak savaşanlardan farkı var mı? Kürsülerden veya TV’den insanlara fakirliğin erdemlerini anlatanlar saraylarda yaşayanlara gerekli uyarıları yapmıyorsa işte bu cehaletin daniskasıdır. Gerçi çoğu zaman onların kusurlarını örtmek için yaparlar yapacaklarını. Ben de bunlardan medet umuyorum, yoksa ben de bir cahil miyim?

Uzun lafın kısası cehaletin kol gezdiği bir coğrafyada yaşıyoruz hatta bir dünyada yaşıyoruz, diyebiliriz. Musa (AS)’ın muhatabı olan Firavun sizin Rabbiniz ben değil miyim, diyordu. Yani yediğinizi, içtiğinizi, giydiğinizi ve diğer ihtiyaçlarınızı ben karşılıyorum o halde bana minnet duymalısınız, demek istiyordu. Günümüzde de hakkını isteyenlere yöneticilerin tavrının bahsi geçmiş zattan bir farkı var mı? Halinize şükredin yoksa…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sehsuvaroglu - Hocam siz medya dünyasında harcaniyorsunuz.. Gelin sizi İstanbulda ciragan sarayında halife yapalım ümmet istifade etsin sizden.. Bu millete bir şans bir fırsat verin ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Ocak 23:50


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?