RUSYA VE URAYNA  SAVAŞINI ANLAMAK

Olayların ve olguların iç yüzünü görene kadar her şeyi söyleyebilirsiniz. Ama iç yüzünü görünce söyleyemeyeceğiniz çok şey olacaktır. Bu savaşın olay ve olgularının iç yüzünü anlayabilmek için: Avrupa’nın tarihini, Rusya’nın tarihini, Hristiyanlığın mezheplerini temsil eden Katolik ve Ortodoks kiliselerinin Avrupa siyaset üzerindeki planları ve etkilerini, Birinci ve ikinci Dünya Savaşlarının neden ve sonuçlarını(Savaşan Devletlerin pozisyonları ile) ve ortaya çıkardığı fotoğrafları (Wersay Antlaşması ve Yalta Konferansı ) iki okuyabiliyor olmanız gerekir. Doğu Bloku’nun yıkılmasından sonra ABD’nin kurmaya çalıştığı kısmen başarılı olduğu yeni dünya düzeni (Afganistan ve Irak’ın yalanlarla işgal edilmesi , Ukrayna’da ‘’ Soros’un finanse ettiği Turuncu Devrim’’ ve  kendi arka bahçeleri yapmak için Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen'de uygulanan ‘’Arap Baharı’’) . Bunların neden ve sonuçlarını bilmiyorsanız, başkalarının doğrularının dayatmaları ile aldığınız pozisyonlar sizi doğru yere götürmeyecektir.

Devlet olgusu ile demokrasi olgusunun ayrı , ayrı ele alınması gerektiği kanaati taşıyorum.

Devletlerin yönetim şekillerini iç dinamiklerin ortaya çıkardığı  güç merkezleri ; Krallar,  Askeri ve ekonomik çevreler , güç odakları ve onların ele geçirdiği araçlar(Kanun yapıcı kurumlar,  siyasal partiler, medya vb) belirler ve buna da demokrasi kılıfını uydururlar. İmparatorluk geleneği taşıyan Rusya ; demokrasi olamamış Çarlık rejimi ve  Komünist sistem dahil her dönem diktatörlük ile yönetilmiş komünist sistemin  ardından devletin mallarına çöken komünist güç merkezleri ve onların ortaya çıkardığı para babası oligarklar bir demokrasi değil ; Putin(Yeni Rus Çarı olmak isteyen karakter) rejimi yani Oligarşi’sini  inşaa etmişlerdir. Rusya Diktatörlükte olsa kurdukları devlet organizasyonunun dünyanın en güçlü yapılarından biri olmayı başarmış olmasının atlanmaması, üzerinde düşünülmesi ve ders alınması gereken bir durumdur. Buna mukabil geçmişte yeterince ve uzun devlet organizasyonu deneyimi olmayan   Ukrayna:  Askeri ve  ekonomik çevreler ( oligarklar) ele geçirdiği araçlar(Kanun yapıcı odaklar,  siyasal partiler, medya vb) diğer devletler (ABD,R usya)  yönetimi farklı zamanlarda ele geçirmişler ama güç dengeleri tam oturmadığı içinde  Rus rejiminin vesayetçileri  ile ABD ve Batı rejimlerinin vesayetçileri  arasında sürekli gidip gelmiştir ve ders alınması gereken bir olgudur. Şimdi olan ise Batı ve ABD rejiminin gelecekte tehlike olarak gördüğü Putin rejimi ve Rusya’ya karşı bu günden önlem almak için Ukrayna üzerinden yürüttüğü vekalet savaşıdır. Ukrayna halkı ABD, İngiltere  NATO  üçlüsü ve  batı diye adlandırılan  ikiyüzlü paydaşları dahil olmak üzere kimsenin umurunda değildir. Olsaydı fırsat varken Ukrayna’ya kendini savunacak işgali önleyecek silahları verirlerdi. Bu grup: arkasındaki Hristiyan orijinli yapı ve perde arkasında bu sistemi yürüten, devletleri yöneten ekonomik çevrelerin (1944 yılında Bretton Woods Anlaşması ile Doları rezerv para yapan baronlar bakınızı Vikipedi) dünya ekonomisi üzerinde Dolar, IMF ve Dünya Bankası üzerinden kurdukları ekonomik ve finansal kontrolü kaybetmemek ve bu kurumlara karşı yeni bir yol arayan güçlü bir Rusya’yı  şimdiden bertaraf etmek  için verdikleri mücadeledir. Bu düzenin mağdurları ve karşısında da aynı iki yüzlülükle hareket ederek yeni düzenin patronu olmak isteyen gücü ele geçirdiklerinde ABD ve yandaşlarından farklı bir şey yapmayacak olan Çin ve Rusya’dır. Bunları farklı bir yere koymanın abestle iştigal olacağını unutmayalım.

Demokrasi ve seçim toplum katmanları tarafından farklı algılanan kavramlardır. Anayasal bir düzenin ve seçilmişlerin olması orta ve alt düzey vatandaşlar tarafından demokrasi olarak algılanıyor olabilir. Öyle olsaydı Anayasal bir düzeni ve seçilmiş bir parlamentosu olan  Hitler Almanya’sıda bir demokrasi sayılırdı. Demokrasi diyebileceğimiz düzenin olmazsa olmazı  Kuvvetler Ayrılığı Prensibi (yasama , yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olması )dir. Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, basın yayın, denetim mekanizmalarının özgür olması ; üyelerin, paydaşların, yurttaşların, hemşerilerin  fiili ve sözlü olarak dolaylı ve doğrudan yönetime katılmaları demokrasidir . Bu kurumların her birinin özgür, bağımsız, özellikle ve en önemlisi siyasetin arka bahçesi olmaması demokrasidir. Neye benzer: Kendi mutfağınızı inşaa etmek,  istediğiniz yemeği yapıp masaya getirmek ve sofrayı istediğiniz şekilde süsleyip ve yediğiniz yemekten keyif almak olarak da düşünebilirsiniz.

Bunların olmadığı yerde güç odaklarının (Askeri Ekonomik ve oligarşik yapılar) inşaa ettiği ve kurallarını kendilerinin koydukları (yasama, yargı, yürütme)  seçim diye önünüze koydukları sandıklarda tasdik ettirdikleri ve size demokrasi diye dayattıkları bir vesayette varlığınızı sürdürmeye çalışırsınız. Neye benzer : Mutfağı kendileri inşaa eder, alışverişi kendileri yaparlar. Hangi yemeğin yapılacağına kendileri karar verir ve masaya getirirler. Yaptıkları birkaç yemekten birini seçmenize ve yiyebilmenize izin verip bunu da size seçme hakkınızı kullandığınız demokrasi diye yuttururlar.

Dünyanın hiçbir yerinde yönetimleri halk seçmez yani mutfak inşaa edip,yemeği yapmaz. Halk çoğunlukla güç odaklarının belirlediği ve önlerine koyulan sandıklarda oy verirler yani önlerine getirilen birkaç yemekten birini yiyebilirler. Dünyada millet olarak varlığınızı sürdürebilmenizin en etkili yolu güçlü, sağlıklı ve işleyen bir devlet organizasyonuna sahip olmaktır. Bunu inşaa edemediyseniz demokrasiniz Zelensky gibi figürlerin eline kalır. Sürdürülebilir gıda yeterliliğiniz, güvenliğiniz, enerji tedarik çeşitliliğiniz, sağlam alt yapınız, güçlü ve caydırıcı savunma gücünüz ve ordunuz olmazsa, olmazınızdır. Uluslararası ilişkilerde dost düşman yoktur, çıkarlar vardır. Hiçbir başkentin (Washington, Londra, Berlin, Paris, Pekin, Moskova) bakış güçlü bir devletin bakış açısı olamaz. Jeopolitiğinizin üzerinize yüklediği risk ve sorumlulukların farkında olup bunları bertaraf edecek güçlü bir devlet organizasyonuna sahip olduğunuzda ancak varlığınızı sürdürebilirsiniz.

Bu savaşın: ABD ve Batının veya Rusya’nın istediğini alana kadar devam ettireceği gibi görünüyor. Birinci ve ikinci dünya savaşının nasıl başladığı ve sonrasında nasıl kontrolden çıktığı ve insanlığa ödettiği fatura sonuçları unutulmamalıdır. İlgili ülkelerin tarihten ders almaları ve bu savaş kontrolden çıkmadan akıllarını başlarına toplamaları insanlığın yararına olacak tek ve gerçek temennimiz olmalıdır. Aksi takdirde insanlığı kötü günler beklemektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şenol Kabaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Dandanakan - Tmm bu yazdıklarını putin okumuş ve gerekli dersi almış

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 28 Nisan 16:21
01

İbni Batuta - Buralarda harcaniyorsunuz sizin dış işleri bakanı olmanız gerek

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 16 Nisan 20:34


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler