Marketçi ne diyor?

Kıymetli okurlar.

Bu hafta ismini vermeyeceğimiz ve Sakarya’da faaliyet gösteren bir market zincirinin sahibi ile bir röportaj gerçekleştirdik. Malumunuz; bugünlerde market sektörüne yöneltilen bazı genel suçlamalar var fakat diğer tarafı da dinlemeden olan bitene karar vermek doğru olmayacağı için böyle bir röportaj ile işin aslını öğrenmeye çalıştık.

Bakalım Marketçi ne diyor?

Soru: Kaç yıldır sektördesiniz?

Cevap: Yaklaşık 6 senedir market sektöründe hizmet veriyoruz.

Soru: Müşterilerinizin tüketim alışkanlıkları pandemi öncesi ve pandemi süresince nasıl değişti?

Cevap: Pandemi surecinde müşterilerimizin alışkanlıkları daha fazla evde vakit geçirdikleri için ve  cafe, restoranların kapalı olması sebebi ile ev içindeki gıda tüketimleri artmış durumda. Gıda tüketiminin artmasından dolayı arz talep dengesi de bozularak buda etiketlere olumsuz yönde yansımakta.

Soru: Tüketicilerin fiyat artışlarına karşı satınalma alışkanlıkları nasıl değişti?

Cevap: Fiyatların tüketicinin kararlarını değiştirdiğini düşünmüyorum ama tepkiler olumlu yönde değil

Soru: Piyasa koşulları, öncesine göre bugün nasıl?

Cevap: Piyasa koşulları pandemi öncesindeki duruma göre stabil ilerlemiyor, sürekli tedirgin ticaret yapma durumundayız.  Bugün satın aldığımız ürünü 1 hafta sonra sattığımız paraya alamaz durumdayız. Yerel market olarak, devlet destekli ulusal marketler ile rekabet halindeyiz.

Soru:  Son 1 yılı özetlerseniz, gıdada fiyatlar genel olarak nasıl değişti ?

Cevap: Son 1 yılda gıda fiyatları Dolar kurunun etkisi ile % 50’nin üzerinde zam gördü. Şaka değil, gerçek bu.

Soru: Hane enflasyonu sizce yıllık % kaç ?

Cevap: Tüketici enflasyonu % 14,60 olarak açıklandı.  Bu verileri market sektöründe dogru ve güncel bulmuyorum. Bunun cevabını sokaklarda Vatandaşlardan dinlemek gerekir. Kendi şahsi fikrim % 45 – 50’lerde.

Soru:  Mal tedariği ve fiyatlamasında karşılaştığınız zorluklar neler ?

Cevap: Mal tefariğinde tedirgin gergin bir hava içerisindeyiz. Yarını düşünür olduk.  Hangi mal yoka düşecek, hangi mal zam görecek diye endişe içerisinde mal tefariği yapmaya çalışıyoruz.

Urun fiyatlandırmasını rekabet dahilinde gıda ürünlerini minimum seviyede tutmak istiyoruz.  Bebek mama ürünlerinde,  temel ihtiyaçlarda kazanmıyoruz desem yeridir.  Bu zor günlerimizde bizlerde vatandaşlarımızın yanında olmak istiyoruz.

Soru: Bugüne geldiğimizde ürün fiyatlarının sorumlusu sizce kim ve neden?

Cevap: Market sektörü pandemi döneminde en az sağlık personeli kadar risk altında hizmet veriyor. Orta dereceli 1 yerel market günde en az 1000 müşteri karşılamakta, bu da market personelinin asgari ücrete kendini riske ettiğini görüyoruz.  Taşın değil kayanın altına elini koymuş ve kaldırmamış durumdayız. Urun zamlarının başlıca sebebi üretime verilmeyen destek ve siyasi para politikalarını göz önünde bulundurursak devlettir.

Üretken bir devlet olmadığımız için dışa bağımlılık söz konusu, dolara gelen zam raf fiyatlarımıza yansıyor, devletin para politikaları olumsuz sonuçlar verdiğini göz önüne alırsak durum direkt raf fiyatlarına yansıyor.

Dolar politikası asgari ücrete verilen zam, elektriğe cezalara verilen zam, enflasyonun yükselmesi durumun ciddiyetini anlatmakta, fiyatlara yapılan zamların hükûmet tarafından marketçilerin halcilerin yaptığı lanse edilmekte. Doların ve asgari ücretin yükselmesi ile bu zamların geleceğinin sinyaliydi fakat hükûmet şuan bu politikayı market sektörüne ve hal sektörüne yıkmak üzere.  Emin olun ki marketler su an rekabet konumunda islerini devam ettirmenin, çarklarını döndürmenin gayesinde.

Röportajı burada sonlandırırken aldığımız cevapların üstüne herhangi bir yorum ve ilave yapmadan sizlerin takdirine bıraktığımızı da eklemem gerekiyor. Her iki tarafı da dinlemiş bireyler olarak bu durumun karne notunu elbette biz vereceğiz.

YORUM EKLE